Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hüseyin DERVİŞOĞLU

UMUDUNU KAYBETME

14.02.2016 23:15

Son iki hafta keyifle seyredebileceğimiz “işte bu” diyebileceğimiz kalitede film vizyona girmedi. Sakın bana “Kötü kedi Şerafettin” demeyin. Seyretme imkânım olmadı onun için yorum yapamıyorum. 14 Şubat haftası vizyona sokulan ve yıllardır alışkanlık haline getirilen sevgili filmleri de doğrusu baydı artık. Bu hafta siz değerli okuyucularıma, gerçek bir hayat hikâyesine sahip bir filmden bahsetmek istiyorum. Genellikle yazının sonunda söylediğim cümlemi de başa alarak hem de. Seyretmediyseniz mutlaka izleyin, seyrettiyseniz de aile efradı ile bir kere daha seyredin derim.

İyi bir baba olan Chris Gardner, işinde sorunlar yaşamaktadır. Doğal olarak maddi açıdan sarsıntıdadır. Aslında iyi bir eştir aynı zamanda. Ancak ne yazık ki eşi sıkıntılara daha fazla katlanamayacağına karar vererek onu terk eder. Christopher adındaki oğulları da babasının yanında kalır. Karısının terk edişi de yetmezmiş gibi bir de ev sahibi dışarı atar baba-oğulu. Sokaklarda kalıp, tuvaletlerde, düşkünler evinde çalışarak ayakta durmaya çalışır. Oğlunun sevgisi bu mücadeleci baba için her şeydir. Ve sevgiye eklenen bir var olma savaşı hiç şüphesiz, vakti geldiğinde en mükemmel kapıları açacaktır.

Kadir İnanır ile yapılan bir röportajda okumuştum. “Çektiğim dizi ve filmlerdeki hapishane sahnelerinin çekim sürelerini toplasam hayatımın bir yılı hapishanede geçmiştir zannederim.” Buna benzer bir sözü de bu filmi niçin çektiği sorulan Will Smith söylemiş: “Oyunculuk mesleğini ne kadar seviyor olsam da film çekimleri nedeniyle karımdan ve çocuklarımdan uzun süre ayrı kalmaktan nefret ediyorum. Çocuklarımı film setine nasıl getiririm diye düşünürken bu film de oğlum ile oynamak bir şans oldu benim için.” Filmi izledikten sonra Smith’in gerçek duygularını yansıttığını hemen anlıyoruz. Will Smith’in, aile ortamını film setine taşımasının son derece olumlu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Hayatın keşmekeşi ve tüm zorluğu karşısında Umudunu Kaybetme, başımıza gelen her türlü şanssızlığa rağmen hayallerimizden vazgeçmememiz gerektiğini öğütleyen bir başarıyı gözlerimizin önüne sermekte. Bu tarz filmlere -gerçek hayat hikâyelerini anlatan filmleri kast ediyorum- günümüzde sık sık rastlıyoruz. İşin asıl önemli kısmı ise, harika çekilmiş olanları, bizlere azim gücü aşılamakta ve üzerimizde garip bir anti-depresan etkisi oluşturmaktadır.

Genellikle olacakları önceden tahmin edilerek çekilen bu öyküler, keyifle izlenen sinema filmleri olmaktan çıkabiliyorlar. İzleyenlere yeterince çok çalışıp, uslu durursak bir gün mutluluğu yakalayabileceğimiz fikrini aşılayan basit propagandaya dönüşebiliyorlar.

Umudunu Kaybetme, başkarakteri Chris Gardner’ın ve çocuğunun olağanüstü performansı ile, trajediyi, elimize mendil almadan anlatma başarısına sahip. Filmde, isterseniz siz de yapabilirsiniz mesajı oldukça dengeli bir dille verilmiş. Bu duygu, kolaylıkla başka alanlara kayma tehlikesi taşımasına rağmen, yönetmen ne zaman nerede duracağını iyi bildiğinden izleyicilerde olumlu etki yapmış.

Aslına bakarsanız Smith’in bu başarılı performansı, Will Smith ve Jaden Smith arasındaki uyuma, doğallığa ve kendinden oluvermişliğe dayanan muhteşem bir dayanışma ile gerçekleşmiş. Baba-oğul film boyunca birbirlerini o kadar güzel tamamlamışlar ki, ortaya sadece bir kişiye mal edilebilecek başarılı bir performans değil, iki kişi tarafından imza atılan ortak bir oyunculuk başarısı çıkmış.

Chris’in oğluna locadan bir maç seyrettirmek için, yaptıkları, yıllar önce Türkiye’de yapılan ilk Formula-1 yarışmasını izlemek isteyen oğlum için yaptığım mücadeleyi anımsattı bana. Biletlerin tamamı tükenmiş, karaborsaya düşmüş, nereye, kime müracaat edersem edeyim kapıların yüzüme kapandığı olayı hatırlattı bana. Ben de başarmıştım bilet bulmasını. Kendim dışarıda kalsam da onun izlemesini sağlamıştım. Bu anlamda her babanın kendisinden bir parça bulabileceği sahneler az değil.

Ayrıca, yapılan fedakârlığın baba tarafını göstermek, evin direği olan ama dayanacakları bir direk bulunmayan babalar adına da hoş bir yaklaşım olmuş. Mutlaka izleyin.

umudunu-kaybetme-film-afisi.jpg

Künye

Orijinal Adı: The Pursuit of Happyness

Senaryo: Steven Conrad

Tür: Dramatik komedi, Biyografik

Ülke: ABD

Süre: 118 dak.

Kostüm Tasarımcısı: Sharen Davis

Set Dekoratörü: J. Michael Riva, Lauri Gaffin

Yapım: Columbia Pictures, Overbrook Entertainment, Escape Artists, Relativity Media

Yapımcı: Todd Black, Jason Blumenthal, James Lassiter, Will Smith

Uluslararası Dağıtımcı/Satış: Sony Pictures Entertainment, Columbia Pictures

Basın Sorumlusu: Anne Lara, Nicolas Weiss

Bütçe Sorumlusu: Louis D’Esposito  

Besteci: Andrea Guerra

Besteci (Tema Müziği): Seal

Söz Yazarı: Seal

Görüntü Yönetmeni: Phedon Papamichael

Kurgu: Hughes Winborne

Sanat Yönetmeni: David F. Klassen

Cast Direktörü: Denise Chamian

Oyuncular: Will Smith (Christopher Gardner), Thandie Newton (Linda), Jaden Smith (Christopher), Dan Castellaneta (Alan Frakesh), Brian Howe (Jay Twistle), James Karen (Martin Frohm), Kurt Fuller (Walter Ribbon)

Yönetmen: Gabriele Muccino

   

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1688 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri