Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İbrahim DANACILAR

Cehennemin en Kestirme Yolu ''TEFRİKA'' Yapmak!

25 Aralık 2010 Cumartesi

Günümüz inananlarının bir bölümünün vazgeçilmez tutkusu haline gelen bir hastalık tefrika yapmak.!

Maalesef ''TEFRİKA'' yapmak İslam’ın taa... kalbine bıçak sokmaktır.! Peki ya tefrika nedir.? Fikir başkalığı, Fikir ayrılımı, ihtilaf-ı efkardır. Yani insanın menfaat ve nefsine dokunan şeyi haklı çıkarmak için bilinmez şahid arama çabasıdır. Serbest bırakılan nefisle hakikate karşı gelip ''SETTAR'' olana bir nevi isyandır. Buda inanan bir insan için çok tehlikeli bir durumdur. Günümüz Müslümanları ve cemaatleri içerisinde çok yaygın olan bu durum aslında Siyonizm’in yapamadığı bir işlevi Müslümanların kolayca arasında yapmasıdır. Siyonizm için ise nerdeyse bu olay biçilmiş bir kaftandır.

Allah c.c. Kuran’da kardeşliğin ümmet olmanın nasıl olması gerektiğini şu şekilde ifade ediyor aslında;

 "Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O kalplerinizin arasını uzlaştırıp, ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz tam ateş çukurunun kıyısındayken oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye. Allah size ayetlerini böyle açıklar." (Al-i İmran 103)

Şimdi İslam kardeşliği ile ilgili hadislere bakalım ve kardeşlik hukuku nasıl icra edilmelidir hep birlikte görelim;

''Allah’ın kulları arasında bir grup var ki, onlar ne peygamberlerdir ne şehitlerdir. Üstelik Kıyamet günü Allah indindeki makamlarının yüceliği sebebiyle peygamberler de, şehitler de onlara gıpta ederler.''

Orada bulunanlar sordu; ''Ey Allah’ın Resulü! Onlar kim, bize haber ver?''

''Onlar aralarında ne kan bağı, ne de birbirlerine bağışladıkları mal olmadığı halde, Allah’ın Ruhu Kuran adına birbirlerini sevenlerdir. Allah’a yemin ederim, onların yüzleri mutlaka nurdur. Onlar bir nur üzeredirler. Halk korkarken, onlar korkmazlar. İnsanlar üzülürken onlar üzülmezler.'' ''Müminin mümine bağlılığı, taşları birbirine kenetli duvar gibidir.'' buyuran Resûl-i Ekrem efendimiz,  bu kenetlenmeyi göstermek için iki elinin parmaklarını birbirine geçirdi.

Bu ayetler ve hadisler nazarında bizler, ümmet olmak konusunda zihnimizde, kalbimizde, fikrimizde var olan bütün olumsuzlukları bir kenara bırakıp kardeş olmanın ümmet olmanın onurlu duruşunu göstermeliyiz. Hem de hemen..!

Kesinlikle hiç bir konuda ayrım yapmadan ümmetin bütün renklerini sahiplenmeli. Ümmetin bütün fertlerinin derdi ile dertlenmeli, varsa bir ihtiyaçları karşılanmalı ve hiçbir fark gözetmeden ümmetin hepsine dua etmeli, kardeşliğini pekiştirmeliyiz.

Şikâyetçi olmak ve ertelemek bir hastalıktır. Bu hastalıktan hemen kurtulmamız gerekir. Şikâyet etmek yerine şikayet unsuru olan konuda çözüm üretip durumu düzeltmek gerekir. Erteleme hastalığından kurtulmak içinde olması gereken ne varsa hemen onu icra etmeliyiz...

Günümüzde birçok tarikat ve cemaatler vardır. ''Tarik'' Arapçada yol demektir. Bundan türetilen “tarikat” ise “yol, yöntem, usul, tarz” manalarına gelir. Tarikatlar Allah’a gitmek için bir yoldur. Hepsi Allah c.c. rızasına daha kolay ve tasavvufi bir şuurla ulaşmanın bir aracıdır. Ancak iyi kullanılırsa tabi... Maalesef günümüzdeki bir çok  simsarında geçim kaynağı, zengin olma ve hükmetme gücünün şahsi rantlara uyarlandığı, ülkemiz içerisinde görmemezlikten gelinmeyecek bir gerçektir. Zira gücünün, zenginliğinin azalmaması adına bu simsar zihniyetin tek yaptığı şey Müslümanlara içerisinde ayrımcılık yapmak ve tefrika yapmaktır. Bunların başka yapacak bir şeylerinde yoktur. Bu olay Müslümanları paramparça etmek için yeterlidir. Siyonistler içinde bu biçilmez bir kaftandır. İslam bize birleşmeyi emrederken bölmek kimin haddine...! Yok, Nakşibendi, nurcu, kadiri, falanca filanca ve bu tür cemaatler arasında benim cemaat seninkinden daha iyi tartışması. Nereye gidiyoruz? Müslümanlar nereye..?

Yukarıda ki ayetler ve hadisler açık değil mi bize... Daha gözlerimizi açmak için ne arıyoruz...?

Bu tarikatlar ve cemaatler haktır. Tüm Müslümanlar bunlardan istifade eder ancak senin benden kötüdür çatışmasının kimseye bir menfaati yoktur. Ülkemizde doğru ve güvenilir tarikat ve cemaatler mevcuttur. Halen Müslümanları bölmeye çalışanlarla ve kendi rantlarının esiri olmuşları ile hareket etmek hem kendimize hem de İslama zülümdür. Kendimize gelelim...!

Araştıralım kurnaz olalım oyuna gelmeyelim. Tüm cemaatlerimizin en belirgin ortak noktası kelime-i tehvittir. Ayrıca en önemli akidesi ise ilahi ente maksudi ve rızake matlubi şuurudur. Yani gaye ve maksat sadece Allah c.c. rızasıdır.

Günümüz maalesef kendi rantına göre sohbet verip, dergi kitap satmak için ve zenginlerden bir şekilde bağış toplamak suretiyle sonunda da lüks yaşam süren, rant kapısı haline getirdikleri İslami akideleri  yerlere indiren zavallılarla doludur.

Allah c.c. bizleri kıyamet alameti olan bu şerlilerden muhafaza etsin. Gözümüzü iyi açıp bunları önce beynimizde asimile etmeliyiz ki sonra çevremizden de kolayca asimile edelim. Böylece muttaki ve doğru alim, ulema, evliya ve müştehitlere gönlümüzde yer kalsın.

Tasavvuf, takva ehli insanların hayat tarzı olarak beğenilmiş, baş tacı olmuş, asırlar boyu yaşamıştır. Her devirde dindar insan vardır, her devirde halis muhlis insan vardır. Her devirde dünyayı gözü görmeyen, menfaate aldırmayan, faziletlere sarılmış, faziletli kâmil insanlar vardır. Onları bulmalıyız ve istifade etmeliyiz. Aslında Gerçek dostların tarifini bir önceki makalem olan ''YOK OLMAYAN HAZİNELER'' adlı makalem de sizlerle paylaşmıştım. Dikkate alabilirisiniz. İsterseniz...

Son olarak şunu unutmayalım, Siyonizm in isteği olan Müslüman kardeşliğimizin bölünmesine izin vermeyelim...

Cemaatlerin içerisine gizlice çöreklenmiş olan rantçı kendini aslında bir nevi Siyonizm e adayanları hemen asimile edip bizleri şahsi çıkarlarına alet etmelerine izin vermeyelim...  

Cehenneme girmenin kestirme yolu olan tefrika'dan uzak duralım yapanlarıda kesinlikle dikkate almayalım. Onların tefrika'larını asimile etmeye çalışalım...

Muttaki, şuurlu ve ferasetli bir mümin olalım. Basiretsiz asalakların oyununa gelmeyelim...!

 

Ves... Selam...

İbrahim DANACILAR

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 6108 defa okunmuştur

Etiket(ler): , ,

YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri