Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İbrahim DANACILAR

Günümüz Gençliğinin Unuttukları!

20 Kasım 2010 Cumartesi

Yüce Allah'ın en değerli nimetlerinden biri olan gençlik, bir kişinin Allah'ın rızasını kazanmak ve Kur'an ahlakına hizmet etmek için çaba göstermeye başlayabileceği en verimli dönemlerden biridir. Kur'an ayetleri ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleri incelendiğinde, Kur'an ahlakının yayılmasında gençlerin öneminin büyük olduğu görülmektedir.

Yüce Allah'ın kullarına gönderdiği son peygamber olan Hz. Muhammed (sav), tüm insanları İslam ahlakını yaşamaya davet etmiştir. Nitekim ilk Müslümanlar incelendiğinde, içlerinde toplumun her kesiminden insanların yer aldığı görülmektedir.

Ancak, bu insanlar arasında gençler çoğunluktadır. Mekke'nin önde gelen ailelerine mensup gençler, İslam ahlakına yoğun ilgi göstermişlerdir.

İslam ahlakını yayma konusunda Hz. Peygamber (sav)'e asıl destek ve yardımcı olanlar bu imanlı gençlerdir. Peygamberimiz (sav)'e ilk dönemlerde inanmış Müslümanlardan birkaç kişi, elli yaş civarında, bazıları otuz beş yaşın üzerinde, diğerleri ise otuz yaşın altında bulunuyordu. Tüm mü'minler için hikmetli birer örnek olan bu gençlerin faaliyetlerine birçok örnek vermek mümkündür.

Tarihi kaynaklara göre; Peygamberimiz (sav)'in etrafındaki bu gençlerden,

Hz. Ali, çok küçük yaşta Resulullah'a tabi olmuş, kazandığı zaferlerin büyük çoğunluğunu da 20 ile 30 yaşları arasında gerçekleştirmiştir. yaşlarında iken Habeşistan'a hicret eden Câfer b. Ebî Tâlib'in, İslam'ı savunmak üzere Habeşistan hükümdarının, Hıristiyan din adamlarının ve saray erkanının huzurunda yaptığı hikmetli konuşma tarihe geçmiştir.

Mus'ab b. Umeyr 25 yaşında iken, I. Akabe biatından sonra Hz. Muhammed (sav) tarafından Medine'ye öğretmen olarak gönderilmiştir. Onun faaliyetleri sonucunda pek çok Medineli Müslüman olmuştur.

Hz. Muhammed (sav) tarafından komşu hükümdarlara ve Arap kabilelerine gönderilen mektupların çoğunu Zeyd b. Sâbit adlı genç sahabe yazmıştır. Aynı zamanda komşu ülkelerden gelen mektupları tercüme etmek ve bunlara cevap yazmak için Hz. Muhammed (sav)'in emriyle İbranice ve Süryanice öğrenmiştir. Vahiy katipleri arasında yer almıştır. Hz. Muhammed vefat ettiğinde ise Zeyd b. Sâbit henüz 21 yaşındadır.

Ayrıca Peygamberimiz (sav)'in etrafındaki bu gençlerin, ilk yıllarda Arap yarımadasının dışında da İslam ahlakının tanınmasında önemli katkıları olmuştur.

Hz. Muhammed (sav) gençlere çok büyük önem vermiş, vahiy katiplerini genellikle gençler arasından seçmiştir. Gençlerden öğretmenler tayin etmiştir. Gençleri, çoğu yaşlı sahabelerden oluşan ordulara komutan tayin etmiştir. Ve yine çoğu savaşlarda sancağı bizzat kendisi gençlere vermiştir.

Hz. Musa ve Ashab-ı Kehf

Firavun ve putperest kavmiyle örnek bir mücadele sergileyen Hz. Musa, içinde bulunduğu kavmi din ahlakına çağırmıştır. Bu çağrılar sonucu iman eden ve Hz. Musa'nın yardımcıları olan kişilerin de gençlerden oluştuğu Kur'an'da şöyle bildirilmektedir:

Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden (gençlerinden) başka -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- iman eden olmadı... (Yunus Sûresi, 83)

Hani Musa genç yardımcısına demişti: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim." (Kehf Sûresi, 60)

Ashab-ı Kehf ise Kur'an'da Kehf Sûresi'nde bildirilen, iman eden bir grup gençtir. Kehf Sûresi, Peygamberimiz (sav)'in ve pek çok İslam aliminin çeşitli yönleriyle dikkat çektiği bir sûredir. Kehf ve Rakim Ehli'nden kıssaların aktarıldığı Kehf Sûresi'nde, ahir zamana (hadislerde haber verilen, kıyametten önce yaşanacak olan dönem) işaret eden birçok ifade bulunmaktadır.

Bu ayetlerden bazıları şöyledir:

Sen, yoksa Kehf ve Rakim Ehlini Bizim şaşılacak ayetlerimizden mi sandın? O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: "Rabbimiz, Katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl)." (Kehf Sûresi, 9-10)

Bu ayetlerde, ahir zamanda gençlerin büyük sorumluluklar yükleneceklerine, sapkın felsefelerle fikri bir mücadele yürütülmesinde, din ahlakının anlatılmasında ve insanlara yönelik zulmün kaldırılmasında gençlerin önemli görevler üstleneceklerine işaret ediliyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), hadislerinde, ahir zamanda mü'minlerin başına geçecek mübarek bir şahıs olan Hz. Mehdi'nin müjdesini vermiştir. Ahir zamanda Allah'ın, zulüm ve kargaşayla dolu olan dünyayı adaletle doldurmak ve İslam ahlakını yeryüzünde hakim kılmak için görevlendirdiği Hz. Mehdi'nin yardımcılarının da genç oldukları bir rivayette haber verilmiştir:

Hükeym bin Sa'd şöyle der: İmam Emirülmüminin Ali (r.a.)'nın şöyle buyurduğunu duydum:

"Mehdi aleyhisselam'ın ashabı gençtir ve içlerinde yaşlı yoktur; ancak gözdeki sürme veya azıktaki tuz kadardırlar. Ve azıktaki en az şey, tuzdur."

Gençler yeryüzünde güzel ahlakın yayılması, savaşların, zulmün, gözyaşının dindirilmesi, Müslümanların yeryüzünde eziyet görmelerinin son bulması konularında kendilerini sorumlu hissetmeli ve iyiliği emredip kötülükten sakındırma görevini üstlenmelidirler.

Tüm bunların temelini oluşturan sapkın felsefelerle fikri anlamda mücadele etmeli, kendilerinden önceki salih mü'minlerin yaşamını örnek almalıdırlar. Böylece dünyanın, çok yakın olan, aydınlık günlerine yaklaşılmasına mü'min gençler bu çabalarıyla vesile olacaklardır.

Bizler önde gelen gençlik içerisinde yer almak istiyorsak geride destanlar yazan alemlerin Rabbinin ayetlerine mazhar olan alemlerin efendisi Hz. Muhammed (s.a.v.) sohbetine konu olan bu müthiş gençliğin hayatlarını, mücadelelerini, başarılarını örnek almalıyız. Yoksa sağda solda çeşitli platformlarda icraatsız konuşmanın ne faydası olabilir.. Ayrıca kendi nefsimizi tedavi edememişken başkalarına nasıl faydalı olunur ki?

Değerli kardeşlerim aklımızı başımıza toplayalım kendimize bir çeki düzen verelim biz irşad olalımki irşad edebilelim. İşte bu unsurlara dikkat edebilirsek, Bu müthiş geçliğin yaşamaını örnek alabilip yaşam mantelitemiz haline getirebilirsek, evet biz inaçlı ve hizmet edebilen bir geçlik olmuşuz demektir..

Vaktimiz oldukça az ne kadarmı ? yarın için garintimiz olmadığı kadar.. bu güzel düşünceler içerisinde sizleri rabbimize emanat ediyorum..

Ves.. Selam

İbrahim DANACILAR

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4922 defa okunmuştur
İŞTE GENÇLİK BU!
Yeşim doğan
İbrahim bey yazılarınızı keyifle takip ediyorum. bahsettiğiniz gençlik gerçekten takdire şayan bir gençlik anlatığınız büyük insanlardaki yaşam anektotları günümüz gençliği içerisinde baz alınabilirse tüm sorunlar çözülecektir. Ben bu zamanın geldiğini düşünüyorum sizin gibi genç düşünürlerin sayısını gördükçe...
20 Kasım 2010 Cumartesi 15:03
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri