Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İbrahim DANACILAR

İnsanlığına Bir Mektup!

31 Ekim 2011 Pazartesi

Değerli dostlarım, sevgili kardeşlerim ölmek bir bitiş değildir bir son değildir. Bilakis ebedi hayata merhaba demektir. Ölmek bir felaket değildir esas felaket öldükten sonra başına gelecekleri bilmemektir. Öldükten sonra sizlerde bir felaketle karşılaşmamanız için nefsinize hoş gelen her şeyi saadet zannetmemelisiniz. Ve nefsinize güç ve acı gelen tüm unsurlarında felaket görmemeliyiz. Gençlik zamanında dinin emirlerine uymak dünya ve ahiret nimetlerinin en üstündedir. Bu şekilde ömrünüzü sonlandırmanız ise sizlere Allahtan gelen ne güzel bir nimettir. Size mübah olan birçok nimeti lütfen ama lütfen gelişi güzel kullanmayın. Eğer kullanırsanız şüpheli şeyler yapmaya başlarsınız,  şüpheli şeyler yaptığınızda da mutlaka harama yakınlaşır ve onu yaparsınız. Bu şekilde yaşamak ise sizlere Allah’tan ne büyük bir azaptır.

Ahir zamanda İslami yaşamak Allah’a and olsunki ne zor işmiş. Bu zoru başarmak ise ne büyük bir keyifmiş.

Bu zamanda gönüller çok dağınık hale gelmektedir. Bu gönül dağınıklığının ilacı ise kendini Allah’a vermiş insanlar ile sohbettir.

Bu hayatta yaşarken istikamette olmamızı sağlayacak tek önemli şey Allah’a ve dostlarının iplerine sarılmaktır. Allahın resulü ne güzel buyurmuştur; Benim ümmetimin evliyaları ben-i  israil’in peygamberi  gibidir. Maalesef ki günümüzde bu insanlara itibar pek azdır. Sizler bu azınlıkların içerisinde olmayı kendinize hedef kabul ediniz.

Taş taşlıktan vaz geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz yüzük olmayı dileyen taş ezilmeyi ve yontulmayı göze almaz ise kıymeti olmaz…

Bizler tarik’il mustekim yolunda yontulmayı göze almalıyız. Hakkın batıl karşışında galip gelmesi hak’tır ve gelecektir. Yeterki bizler düzgün yaşayalım. Üstat N. Fazıl derki; Fazla abartmayın hayatı çünkü yerlere göklere sığdıramadığınız hayat planlarınız ve dünyevi  arzularınız bir gün sadece bir gün bir hoşçakal’a sığacaktır…

Allah-u Teala maide süresinin 82. Ayetinde buyuruyorki ; İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kuşkusuz Yahudiler ile müşrikler olduğunu görürsünüz. Bu ayetten anlaşılıyor ki dünya hayatınızda asla ve asla Yahudileri ve onların  yalak sempatizanlarını dost edinmemeliyiz. Ve onlara karşı  hiçbir şey yapamıyor isek mutlaka buğuz etmeliyiz. Öyle ki bu insanlar ülkemizin ve İslam ülkelerinin stratejik mekanizmalarını maalesef şimdilik ele geçirmiştir. Tahmin ediyorum ki sultanlıkları fazla sürmeyecek Allah’ın vaad’i mutlaka yerine gelecektir. Bizlerin naciz vücutları uhuvveti islamiyenin bekası noktasında teferruattan ibarettir.

Şuurlu ve bilinçli Müslüman olmalıyız. Siyasi oyunlara gelmemeliyiz. Vaktin sahibinin zuhuru yakındır. Ona yakışan bir nefer olmak istiyor isek tembellikten kaçmalıyız. Allah yolunun yolcusuna şeytan’dan gelen en büyük vesvese tembelliktir…

Ey yeryüzünde yürürken ayağını emin ve zalim bir şekilde yere basanlar sizlere sesleniyorum; Bastığınız topraklar bir gün sizi içine alacaktır. Yaptığınız zalimlikler sizin her birininizden tek tek sorulucaktır. Siz ki imanı olan hiçbir kimseyi hüsrana uğratmayacak basiretsiz kifayetsiz birde asalak beyinlersiniz…  Dünya hayatında yapmaya çalıştığınız sanal sultanlık kısa sürecek müthiş ve ebedi bir azap ile karşılaşacaksınız…

Ey bu gafilleri kendilerine dost edinenler dünyevi çıkarlarınız doğrultusunda bu yapılanlara sessiz kalan münafıklar; Cehennemin en alt katında azapla karşılaşacağınızı Allah’ın resulü hz. Muhammed s.a.v. Size bildirmedi mi?  Getirdiği kitapta bir çok şeyi Allah sizlere açık açık beyan etmedimi ,peki ya sizler bizi Allah katında lanetli olan bu kullara karşı niye mazlum ettiniz…

And olsun ki kıyamet gününde güneş bir mızrak boyu yere indiğinde insanların boğazlarına kadar terin içerisinde kaldığı günde,  mizanda yüce yaratıcımızın huzurunda bizler sizden davacı alacağız…

Ey ellerinde siyasi, para, bürokrasi gücü olup da kafirlere hizmet eden basiretsiz vede yaşamlarında artık bir manevi anlam kalmayan Müslüman topluluğu;  Allah (c.c ) sizlere vermiş olduğu bu güçleri niye Müslümanların lehine kullanmadınız diye sorduğunda sizler ne cevap vereceksiniz?  Dünyada iken güçlerine hürmet edip sığındığınız gafillermi yoksa sizi kurtaracak?

Böyle yaşamaya devam ederseniz tövbe edip ellerinizdeki gücü İslam ve Müslümanların leyhinde kullanmadığınız müddetçe sizlerde azaba düçar olacaksınız. Müslümanları garip ve yetim bırakan güçlüler ahiret gününde yetim ve garip kalmaya müstehaktır…

Ey kendilerini bilmez çıkarları doğrultusunda yaşayan Müslüman topluluğu; Filistin’de ve dünyanın her yerindeki akan Müslüman kardeşinizin kanından sorumlusunuz. Bu kan’ki sizlerin şaibeli yollar ile elde ettiğiniz dünya nimetlerinizin içerisinde boğulmanıza yeterli olucaktır…

Ey Müslümanlara hizmet ettiğini söyleyen siyasetçiler;  Attığınız her imzada her adımda filistin’li ve dünyada mazlum edilmiş bir kişi dahi olsa Müslüman kardeşinizin hesabı sizlere sorulucaktır… Milyon dolarlık imzalarınızda küçük bir Müslüman bir bebeğin kanınıda sattığınızı unutmayın.! Onların kanları sizin için ne kadar kutsal olmasa da anneleri , babaları ve birileri için çok aziz müstesnadır.

Zalim israil’in yanan bebek cesetleri üzerinden ülkemizde halen siyaset yapıp, müslümanlara hizmet ettiğini ifade eden basiretsiz siyaset anlayışının sonu gelmiştir. İnanlar için Ortadoğu’yu kana bulayan düşünce yapısının esareti altında kalmak ne büyük acıdır…

Ey dünyevi arzular noktasında kendini bu basiretsiz zihniyete memur eden siyasetçiler;  Allah’dan korkun ona dönün ve tövbe edin. Muhakkak ki Allah tövbeleri kabul eden kullarına merhamet edendir. Sizler ki çok şerefli bir peygamberin ümmetisiniz.

Allah (c.c ) onu tevrat’ta, zebur’da, incil’de müjdeledi ve alemleri onun hürmetine yarattığını ifade etti, ve buyurdu ki; Sizin içinizden size öyle bir peygamber seçip gönderdim ki, sizin bir sıkıntınız ona çok ağır gelir. O size karşı çok merhametlidir. Onu üzmeyin ve ona laik ümmet olun, eğer ki, günümüz dünyasında Müslümanlara hizmet etmeniz engelleniyor ise onlara bari zarar vermeyin…

Ey gafiller, onların esiri olmuş sempastizanlar;  Bu söylediklerim içinde ki, fırtınaların yansıması ve ifşatıdır…

Sevgili dostlarım, kardeşlerim pek muhterem büyüklerim;  Hayatımın bir çok safası bu zalimlerle kendi gücüm nisbetinde Abdülhamit han şuuru ile mücadele etmek ile geçti…

Belki bir çok şeyi çözemedim ama İbrahim as.ateşini söndürmeye çalışan karınca misalide olsa mücadele edip safımızı sık tutmaya çalıştım. Sizlere en büyük tavsiyem şudur ki;  

Yukarıda bahsettiğim şuur ile yaşayıp Salih amel işleyip Müslüman kardeşlerimizin dertleri ile dertlenmeniz zalimlere ve münafıklara karşı kurnaz olmanızdır. Kendinizi dini mübini kendine rant edip istismarcılara  karşı korumanızdır.  Günümüzde bunların sayısı çok ve itibar edenleride boldur…

İslam dini maalesef ki birileri yüzünden yetim öksüz ve mazlum kalmıştır… Hakkı ile hizmet edenlerin sayısıda azdır.  Allah (c.c ) beytil mektis-i olan mesçid-i aksa iki üç saf müslümandan ibaret kalmıştır. Geçtiğimiz günlerde kudüs’e yapmış olduğum ziyarette bunu tesbit etmenin ve mescid-i aksa imamı ile sohbetimin derin üzüntüsünü taşıyorum.

Mescid-i aksa’ya  Müslümanları sokmayan zihniyetin esareti altına giren hiçbir ideolojiyi benimsemeyin şakşaklamayın… Ayrıca arkasından gitmeyin…  

Ayasofya adeta yalnızlığa terk edilmiştir. Üstat N.Fazıl’ın dediği gibi Ayasofya ibadete açılmadan Türkiye’de İslam zafer kazanmış değildir. Bunun manasını iyi anlamalıyız…. 

Ah.. Ayasofya, Ah… Kudüs,  Ah… Dünyanın çeşitli bölgelerinde mazlum edilmiş müslümanlar deyip kendimize bu meseleleri dert etmedikçe gerçek iman etmiş olmayız…

Ancak sadece Ah… Demenin yetmeyeceğini de  unutmamalıyız…

Alemlerin efendisi Hz. Muhammed s.a.v. buyuruyor ki; ‘’Dünyanın öbür ucunda dahi olsa bir Müslüman kardeşinizin dertleri ile dertlenmeyen gerçek iman etmiş olamaz…

Bu güzel hadisi şerif  ile makaleme son veriyorum …  

Ves... Selam.

İbrahim DANACILAR  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4990 defa okunmuştur
Allahın bizleri doğru insanlarla karşılaştırsın.
Alaattin Keskineğe
Değerli İbrahim Bey, gerçekleri açıkca ifade etmişsiniz yüreğinize sağlık tebrik ediyorum Günümüzde maneviyatın unutulup maddiyata aşırı değer verildiği bir düzeni yaşıyoruz alçak gönüllü, mütevazi ve yardımsever insanları bulmak ne yazık ki pek kolay değildir menfaate dayalı ,sahte dostluklar , kardeşlikler çaresiz kalıp bir ihtiyacın olduğunda dahi bin türlü bahaneler uydurulup Allah yardımcın olsun diyerek arkasını dönen sözde inançlı yardımsever insanlarımız olduğu sürece geleceğe ne kadar umutla bakabiliriz bilemiyorum? Cenab –ı Allah ım bizleri kendine emanet edilen rızıklardan muhtaç ve çaresiz insanlara infak etmenin kıymet ve değerini bilen insanlarla karşılaştırmasını diliyorum Selamlar Üsküdar.
04 Kasım 2011 Cuma 07:45
Beğendim (2)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
ALLAHIN vaad'i mutlaka yerine gelecektir
büşra aktas
değerli yazarımız ıbrahım bey.ıstıkametımızdekı tehlıkelrı görmemezi isteyip sarılacak ipin adresını ne sağlam vermiş ..ilacın tarıfını ne güzel belirmiş yazar, dunya üzerinde ,tek bır aşk vardır .muhammedi aşkla yaratılmıştır dağlar denızler ovalar görüp görmediğimiz her yer her madde her ınsan .yazarımızın bıldırdıği tüm tehlıkeler ve yanlışlılar ancak ve ancak o aştan nasıbını alamayn zavallıların kendilerince uydurdukları yalanlara ınanıp yaşamalarından ibarettir.
03 Kasım 2011 Perşembe 12:07
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
ALLAHU EKBER!
ACİZ BİRİ
BU GÜZEL MAKALEYE NE DİYECEĞİMİ BİLEMİYORUM TÜYLERİM DİKEN DİKEN OLDU SADECE ALLAHU EKBER DİYORUM!
01 Kasım 2011 Salı 17:04
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
İÇİM TİTREDİ...
İSMAİL ALSATIR
İbrahim bey; bu makaleyi okudum. Bidaha okudum. Bidaha okudum. İçim titriyor, gözlerim doluyor... Günümüz sancısı sizin haykırışınız ve ifşatınız. En derin hürmetlerimle...
31 Ekim 2011 Pazartesi 16:35
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
İŞTE İFŞAT BU
Muhammed BAKIR
Sevgili ve pek muhterem İbrahim abeğcim bu nasıl ifşattır ki adeta tüylerim ülperdi ve benliğimden utandım. Söyleyeceğim tek şey bu ifşatı kalben yazan elleri öpüyorum...
31 Ekim 2011 Pazartesi 15:21
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri