Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İbrahim KARAGÜL

'Ekonomik Dünya Savaşı' ve kontrolü kaybedenler

19 Eylül 2008 Cuma

Dört yıldır ABD öncülüğünde kurulmaya çalışılan dünya düzeninin insanlığı ne tür felaketlere sürüklediğini, sürükleyeceğini tartışıyoruz. Dört yıl önce çok büyük küresel ekonomik kriz yaşanabileceğine ilişkin tartışmaları yansıtırken bazılarının benimle alay ettiğini hatırlıyorum. Bu kadar ekonomi üstadı varken söz bize mi düşerdi!

Ama yanılıyorlar. Bu krizi tahmin etmek, sürekli izlemek, sonuçlarını öngörmeye çalışmak ekonomi bilmekle sınırlı bir şey değil. Çünkü bu kriz, temelinde “sadece” ekonomik bir kriz değil. Sebepleri sadece ekonomik olmadığı gibi sonuçları da sadece ekonomik olmayacak. Biz, bu yüzden yıllardır sürece dikkat çekiyoruz. Çünkü dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorun sadece askeri/güvenlik ve siyasi değil, bu uzun sürecin ekonomik ayağı da var. “Topyekün savaş” diyerek kendilerince bir dünya kurmaya çalışanlar, dünyanın altını üstüne getirdi. “Sınırsız savaş” diyenler, bu savaşın kendilerini de nasıl vurduğunu ancak şimdi görüyorlar.

Ne demiştik?

Mart 2008 itibariyle Lehman Borethers, JP(Pierpont) Morgan Case, Morgan Stanley hatta Citigoup'un batma ihtimali var demiştik. Bilenler biliyordu. Lehman iflas etti, Merill Linch devletin üzerine kaldı. Dün, Morgan Stanley başka bir banka ile birleşme kararı aldı. Citiy Bank “batmayacağız” diye açıklama yapıyor. Neden? Batacak bankalara ilişkin tartışmaların merkezinde yer almasına rağmen neden böyle bir açıklama yapıyor.

Nereye geldik?

Emlak krizinin sarstığı bankaları kurtarmak için ABD, AB ülkeleri ve G-7 ülkeleri yüz milyarlarca doları bu bankalara aktardılar. Yetmedi, iflaslar önlenemedi. Şimdi batmak üzere olanlara el koyuyorlar. Yine yüz milyarlarca dolarlık yük devletlerin üzerine yükleniyor. Daha doğrusu vergi mükelleflerinin. Yetecek mi? Hayır!

Şimdi?

ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, İngiltere, Japonya merkez bankaları bir çare bulmaya çalışıyor. Buldukları tek şey, sıkıntıda olan bankalara yeniden para pompalamak.

Sonuç? Yine hayal kırıklığı olacak!

1929'daki büyük krizin daha büyüğü yaşanacak. Medya, bu yüzden o krizin fotoğraflarını yayınlamaya başladı. Bazılarına göre 80 yılın, bazılarına göre 100 yılın en büyük krizi.

İkinci Dünya Savaşı'na neden olan ekonomik sıkıntıdan daha büyük bu. Dolayısıyla siyasi, toplumsal ve askeri sonuçları olacak. Birilerinin her banka batışından ya da o bankaya el konulmasından sonra “tamam kriz bitti” demesi tam anlamıyla bir körlüğün göstergesi.

Israrla söyleyelim: Bu sadece ekonomik kriz değil. Bu, 21. yüzyılın nasıl olacağına ilişkin belirsizliklerin yol açtığı müthiş bir sancı. Tahmin edilenden çok daha kalıcı izler bırakacak.

Açık söyleyelim: “Ekonomik Dünya Savaşı” başladı. Aynı krizi çare bulmaya çalışan merkezler bir taraftan da birbirlerinin kuyusunu kazıyor. Ekonomik Dünya Savaşı, kaynakların bol olduğu bölgelerde çok kanlı savaşlara yol açacak. Yani banka iflaslarıyla sınırlı kalmayacak. Uluslararası hukuku, adalet anlayışını, kurumların misyonunu önemli ölçüde değiştirecek. Yeni Dünya Düzeni, öyle ortaya atılan birkaç projeyi gerçekleştirmeye benzemez.

İmparatorluk stratejileri raflardan çoktan indi. Her merkez, her ülke tarihe dönüp kendine yeniden bakıyor şimdi. Türkiye bile… Kazanmak isteyenlerin yapabileceği tek şey de bu. Çünkü şimdi kaybedenler bu yüzyıl boyunca kaybetmiş olacak.

ABD Hazine Başkanı Ben Bernake; “Kontrolü kaybettik” diyor. “Doları dengede tutamıyoruz, fiyatları kontrol edemiyoruz” diyor. Kötü olan; ekonominin akıl hocalarının elinde hiçbir çözüm önerisinin bulunmaması.

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek “Dünyada büyük bir kriz var. Biz şu an bundan az etkilendik. Çünkü bizim rezervlerimiz iyi, cari açığı başka türlü finanse ediyoruz, kamu maliyemiz çok iyi. Avroyu para birimi olarak kullanmak için çok iyi bir düzeyde olmanız lazım. Biz evimizi hakikaten düzene koyduk” diyor. Hem krizin mahiyetini kavrıyor hem de Türkiye için olumlu şeyler söylüyor.

Ama ısrarla söylüyoruz. Bu “sadece ekonomik” bir kriz değil. Çözümü de “sadece ekonomik” yöntemlerle sınırlı değil. Bu siyasi, askeri, ekonomik, dünyayı etkisine alan bir sistem krizi. Ekonominin temellerini sarsacağı gibi siyaseti ve güç merkezlerini de derinden sarsacak.

Bu bir Dünya Krizi. Dünya Ekonomik Savaşı başladı. İflaslar sadece iflas değil aynı zamanda yolsuzluk, hortumlama. Krizi çözmek için bir araya gelenler aynı zamandan birbirlerini de bitirmeye çalışıyor.

2004'te bu köşeye aldığımız öngörüyü tekrar edelim: “Amerika'nın topyekün ekonomik çöküşten kurtulma şansı sadece onda bir. Bu çöküşten sonra kendini vuracak ekonomik gerilemeden kurtulma şansı onda üç. Ardından (üçüncü aşama) gelecek karmaşadan sonra nihai anlamda ekonomik kıyametten (Armageddon) kurtulma şansı ise onda altı.”

Tek kutuplu dünya düzeni mi dediniz? Hangi dünyada yaşıyorsunuz siz!

Bu yazı toplam 2728 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri