Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

ADANA'DA YAŞAMAK...

06 Ekim 2012 Cumartesi

Adana’yı bilenleriniz mutlaka vardır; ama ben sadece öyle bir seyahat için güzel yerleri görmek amacıyla gelinen Adana’yı bilmeyi sormuyorum. Adana’da yaşadınız mı? Adana yaşanarak görülecek şehirlerimizden biridir. Bugünkü yazımda sade vatandaşlık görevimle bazı aksaklıkların giderilmesi konusunda Adana’nın sıkıntılarını paylaşacağım.

Yıllarca Adana dışında yaşamış biri olarak Adana’da yaşamaya başladıktan sonra yaşadıklarımla artı gözlemlediklerimle bu yazımı hazırladım. Öncelikle Adana Kebabını hepiniz duymuşsunuzdur. Ya balkonda, mangalda kebap kültürünü duyanınız var mı? Adana’da İl ve İlçe Belediyelerinin hiçbirisinin dikkate almadığı Toplu Konut Yönergelerinde de yaptırıma tabi olacak maddesi olmaması nedeniyle apartmanlarda, balkonlarda birilerinin mangal keyiflerini çekmek zorunda kalan az bir zümre olarak müteahhit defalar bu konularda talepler dile getirildiği halde sonuç alınamaması ile Adana denildiğinde sadece et kokan sokaklar, duman tüten balkonlar hatırlanır olmuştur.

Adana’nın bir başka yüzüne gelince; hepimiz biliriz ki Adana’mızın Adliyesi meşhurdur. Gerçekten de öyle Adana “Allahına Kadar Adanalıyık” diyen toplumun şehridir. Bu nedenle de Adana dışında hayatı görmüş olanın Adana’nın o efevari, kavgacı karakterli halkıyla adaptasyon zorluğu çekmesi muhtemeldir.  

Diğer bir konu da Adana’da ki ulaşım eziyeti ve yaşam hakkını gözardı eden uygulamalardır. Bu konuda da müteahhit defalar Büyükşehir Otobüs İşletmelerine yazılı ya da sözlü talepler olmasına karşın özellikle Çukurova Üniversitesi güzergahı olan bölümde inanılmaz trafik rezaleti yaşanmaktadır. Eski ve Yeni Adana olarak ayrılan bölgelerden hergün Çukurova Üniversite’sine ki; Çukurova Üniversitesinin öğrenci sayısı 50.000 üzeri, öğretim kadrosu 2000 üzeri, memur kadrosu da 2000 üstü. Bu sayıya hastaneye gelen hasta, ziyaretçi veya “öylesine hele bir üniversiteyi görelim” diyen şahısları da bu sayılara eklersek yaklaşık 250.000 civarında bir nüfus yapıyor. Bu büyük bir şehir demektir. Bu nüfusa karşılık her nedense otobüsler yeterli sayıda olmayıp üçüncü sınıf ülkelerindeki acayip görüntüler eşliğinde ulaşımda bu güzergah kullanılmaktadır. Peki bu güzergah ne kadar güvenlidir. Bu yol; hergünYüreğir’den Seyhan’a, Sarıçam’dan Çukurova ilçesine, Adana’ya gelen en kestirme yol olarak kullanılan tek bir yol olan ve daracık baraj set üstünün kullanılmasıyla varılan üniversite yolu olduğundan fazlasıyla işlektir. İller Bankası’ndan Balcalı’ya giden yol, yukarıda bahsettiğim baraj setinin üzerinden geçiyor. Burası yıllar önce yol amacıyla kullanılmak için yapılmadığı halde hatta çoğu zaman trafik kazalarına şahit olduğu halde inatla dolu dolu otobüslerle gidiş geliş-geliş gidiş olarak kullanılmaktadır. Bu yolun yapılma amacı aslında DSİ’nin iki yakası arasında bağlantı yolu olarak kullanmaktır. Set üstü dedik ya size biraz o alanı anlatayım. Kenarlarında incecik muhafaza denilen teller ile çevrili olan baraj set üstünün bir tarafı göl tarafı ki suyun en derin olduğu yerdir, setin diğer tarafı ise kara tarafı ki orası da derin bir uçurumdur. Otobüslerin arttırılmadığı üçüncü dünya ülkeleri zihniyetiyle toplu taşıma yapıldığı bir ortamda otobüsün her iki yana uçması durumunda çıkabilecek sonuçlarda kimin vebali olacaktır. Ya da şöyle sorayım. Bu yolcuların hiçbirinin sigortası yok, kimlik tesbiti ile yolcu alımı da uygulanmadığı için hangi zihniyetle bu şekilde toplu taşıma yapılmaktadır. Yaşanan sonuçlardan sorumlular kim olacaktır. Kampüs içinde dolan otobüs birilerinin görev yapıyoruz emir veriyoruz bana riayet etmelisin zihniyetiyle “aç kapıları yolcuları alacaksın” zihniyetinin oluşmasına hazırlanan zeminler bu kişilere verilen bu hastalıklı yetkiler ne zaman son bulacaktır. İnsan hayatı bu kadar ucuz mudur?

Adana’da mevsim malumdur. Sıcaklarda otobüslerde klima çalışmaz sorarsın arızalı derler sözleşmiş gibi, Bir telefon vermişler şikayetlerinizi yapabilirsiniz diye ararsınız sizinle diğer uctaki ses “a öylemi hemen ilgilenecegiz” der kardeşim siz bununla ilgilenmelisiniz der iç sesiniz ama sorumluluğa karşı olan o zihniyetten zaten beklenen cevabı verildiği için daha fazla uzatmazsınız konuyu.

Çukurova Üniversitesi açıldıktan sonra burası ana yol yapan zihniyetin bu kadar olmusuzluğu görmemesi ya da görüyorsa da boşvermesi sanırım vicdanları ve kulakları rahatsız edecektir. Adana’da gözlemlediğim başka bir konuda; sıcak memleket ya hepimiz hızlıyız. İşte bu nedenlerle de hızlı gitme ve hatalı sollama arzusu vardır ki trafik kazalarının çoğu bu nedendendir. Geçme hırsımız o daracık set üstünde de yapılır. İşte bu insanlar, yolun ortasında 30 km. olan hız tahdidine uymaz, sollar. Ben önde olacağım takıntısı fazlasıyla mevcuttur.

Nacizane paylaştığım bu konular Adana’nın ivedilikle halledilmeyi bekleyen sorunlarıdır. Zira kaç otobüs uçtuktan sonra el atılacak bu sorunlara, kaç kişi otobüste o kalabalıkta canını teslim ettikten sonra çözüm bulunacak. Mangalda kebap pişirme takıntılarından dumandan kaç kişiye zarar verdiğini düşünmeden üçüncü sınıf ülkelerinin yaşamına uymak zorunda bırakılacak diğer zümre.

  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 9692 defa okunmuştur
adanayla ilgili yazınız
hasan kara
selam inci hanım öncelikle adanamızla alakalı göstermiş oldugunuz ilgiden dolayı sizi kutluyorum ayrıca özenle seçilmiş be belli başlı gerçek sorunları yerimde tesbitiniz gurur verici bir hadisedir umarım yetkililer bu yazınızı okur ve çozüm için gerek yerel yönetimler gerekse siyasiler bir çözüm bulurlar saygılarımı sunuyorum duyarlılığınızdan dolayı
08 Ekim 2012 Pazartesi 14:13
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri