Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

ADANA_KARAİSALI TURİZM SEKTÖRÜNE GİRDİ

14 Eylül 2013 Cumartesi

Anlata anlata bitirlemeyecek bir gezimi bugün köşemden resimlerimle paylaşmak niyetindeyim. Sizleri de bu güzellikler içinde gezintiye çıkarmaktır ve sizleri de davettir bu güzel doğa harikası yerlere amacım.
Tarihinden ve o güzelliklerden bahsederek başlamak istiyorum ki geleceğiniz zaman nereye geleceğinizi bilmeniz için.
Adana’nın Karaisalı ilçesine bağlı bulunan Kızıldağ yaylası Karaisalı’nın kuzeyinde Toros dağları üzerinde bir yayladır. Güzel bir havaya ve bol miktarda kaynak suya sahip olması sebebiyle çok eski tarihlerden günümüze Adana’nın en çok rağbet gören yaylalarından biri olmuştur. Günümüzde daha çok Karaisalılar tarafından tercih edilen yayla da kışın ikamet edilmemektedir. Yazın nüfusu 30 000’e ulaşmakta ve saatte bir Adana’dan ve Yayladan karşılıklı otobüsler hareket etmektedir. Yaylanın etrafı yüksek dağlar ve yeşil ormanlarla çevrilidir. Bundan dolayı da çevresinde pek
çok güzelliği barındırmaktadır. Yayla ismini toprağının renginin kızıl olmasından almıştır. Daha önceden Ramazan oğulları Beylerinin yoğun ilgi gösterdiği bir yayla olmasından dolayı da Ramazanoğlu Yaylası da denmiştir. Nitekim Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Ramazanoğlu Yaylası olarak bahsetmektedir.
KIZILDAĞ YAYLASININ TARİHÇESİ
Kızıldağ yaylasının geçmişi çok eski tarihlere dayanmaktadır. Kızıldağ’da tarih içerisinde pek çok toplum yaşamıştır: Etiler, Romalılar, Türkler başlıcalarıdır. Yayla çevresinde bulunan üç kale buranın Türklerden önce de rağbet gören bir yerleşim yeri olduğunu bize göstermektedir.
Ramazanoğulları Beyliği Dönemi
Süleyman Şah Fırat’ı geçerken Caberde boğulunca Oğuz Boyları dağılır. Oğuz Boylarından olan Üçoklar Yüreğir Beyin idaresinde Çukurova’ya yerleşir. Tarsus tarafına yerleşen Kuşdemir (Kuştemur) Beyliğinden bir kol 1352 tarihinde Çevlik Köyüne gelir. Sonrada Beydemir beyliği buralara yerleşir. Kuşdemir ve Beydemir beylikleri hayvancılıkla uğraştıkları için Çukurova’ya yerleşen diğer Ramazanoğulları Beylerinden farklı olarak hayvanlarını otlatabilecekleri
dağlık bölgeyi tercih etmişler, yazlık olarak ta Kızıldağ Yaylasını keşfetmişlerdir. Burada sadece hayvancılıkla yetinmemişler buradaki madenleri de işletmişlerdir. Sonraki yıllarda Adana’ya yerleşen diğer Ramazanoğulları Beyleri de yaylaya çıkmaya başlamıştır. Ramazan oğullarının yaylayı keşfetmeleri ile ilgili bazı söylentiler halkın dilinde dolaşmaktadır. Bir söylentiye göre Ramazanoğlu Beyi Adana’ya yerleştikten sonra buradaki sıcak iklimi görünce buranın bir yazlığı olmalı diyerek ikişer atlıdan oluşan keşifçileri çeşitli yerlere serin yaylalık aramaya göndermiş. Karaisalı tarafına gönderilen keşifçiler Kızıldağ’dan önceki düzlük alana geldiklerinde burada serin hava olduğunu fark etmişler ve – (Burada ümit var ) demişler. Bu meydanın ismi o günden bu yana Umut Alan olmuştur. Bir müddet daha ilerleyince de Kızıldağ’ı keşfetmişler. Ramazanoğlu Bey’ine haber vermişler. Bey Çağşak adı verilen yoldan Kızıldağa gelince yaylalık olarak çok beğenmiş. Peygamber Efendimizin Medine’ye hicretinden sonraki uygulamasını izleyerek Maya ismindeki devesini serbest bırakmış deve nereye çökerse oraya cami yaptıracağım demiş. Devenin çöktüğü yere bugünkü Kızıldağ Camini yaptırmıştır.
Ramazanoğulları özellikle Piri Paşa, Yaylada camii, medrese, imaret, han, hamam, yaptırarak yaylayı imar etmişlerdir. Kızıldağ bu dönemde Adana’nın önemli yerleşim birimlerinden biri haline gelmiştir.Bu sebepledir ki Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Adana’dan bahsederken Kızıldağ Yaylasından da bahsetmiştir:
“Şehrin temmuzda havası gayet ağır olduğundanbahar gelince herkes Ramazanoğlu yaylasına çıkıp çeşitli cilveler ederler. Bu yaylada herkesin mülkü, bağ ve bahçesi vardır. Ancak Adana’da paşa, molla, garipler, tüccarlar kalır.” demektedir.
Osmanlı Dönemi
Ramazanoğulları Beyliğinden sonra Osmanlı hâkimiyeti döneminde de Kızıldağ önemini yitirmemiştir. Karaisalı kazaskeri kendisine bağlı erkânı ile birlikte yazları yaylaya çıkmıştır. Karaisalı’nın mülki amiri olan kadı yaylaya çıkınca onunla birlikte mahkemesi, askeriyesi, hatta mahkûmları bile yaylaya çıkmıştır. Elleri zincirli mahkûmların yaylaya çıkışı pek çok kişinin dilindeki ilginç yayla hatıraları arasında yer alır. Kadı ve erkânı Çataloluk çevresinde yer alan binalarda kalmıştır. Bu binalardan ahşap olan sadece bir tanesi bugün Kızıldağ cami ile Çataloluk arasında yine ahşap çatısıyla ayakta durmaktadır. Yaylada dört medrese olduğundan bahsedilir. Bu medreselerde pek çok alim ders vermiş ve pek çok talebe yetişmiştir. Bu medreselerde müderrislik yapan meşhur âlimlerden bilinenler şunlardır:
Yakın Dönem
Yayla, güzel havası sebebiyle her dönemde Çukurova’nın sıcağından kaçan insanların cazibe merkezi olmuştur.
Geçit Yolu Kızıldağ
Kızıldağ’ın önemli özelliklerinden biride bir geçit yolu olmasıdır. Orta Anadolu ile Çukurova arasında yükselen toroslar Gülek Boğazında geçit verir. Ancak Kızıldağ kestirme olması sebebiyle yüzyıllar boyunca aşiret ve kervanların tercih ettiği diğer bir geçit yolu olmuştur. Çukurova’dan sürülerini otlatarak gelen aşiretler, Umutalan, Göğçepınar, Gökülüyurdu, Soğanoluğu ve Karagedikte konakladıktan sonra Niğde’nin Karayayla, Demirkazık ve Üçkapılı yaylalarına giderlerdi. Hayvanlarını otlatarak gittikleri için aşiretlerin bu yolculuğu yavaş olurdu. Her konaklama yerinde üç-
dört gün kalırlar peynirlerini uğradıkları yerleşim yerlerinde satarlardı.
Cumhuriyetten sonra bu aşiretlerin erkeklerinin askere alınması için baskı yapılmış, aşiretlerden köylere nüfuslarını kaydetmeleri istenmiştir. Bunun neticesinde de aşiretler nüfusuna yazıldıkları köylerde yerleşik hayata geçmişlerdir.

Kızıldağa nasıl gidersiniz öncelikle yazı olarak anlattıktan sora haritasını da buraya koyacağım gibi çok da zorlanmayacaksınız. Zaten rehberlerin de olacağı bu turistik gezinizde muhteşem bir doğa le kucaklaşmaya da hazır olacaksınız.
KARAİSALI KIZILDAĞ
Karaisalı-Kızıldağ yolunun 10,00km.`lik kısmının asfalt sathi kaplaması tamamlanarak ulaşıma açılmıştır. Karaisalı-Kızıldağ yolunun 5,00 km.lik kısmında yol genişletilmesi, stabilize yapılması ve onarım çalışmaları devam etmektedir. Tarihi yaylanın bugünlerde binlerce Adanalının, sıcaklardan kurtulmak yaylak yeri olduğu görülüyor. Yaylanın güzelliği insanları bozuk yollarına rağmen buraya çekti.Yıllarca bozuk ve virajlı yollarıyla yaylacıların büyük zorluklar yaşadığı Kızıldağ yolu, ilçenin ileri gelenlerinin girişimleriyle yenilenerek hizmete girdi. Kızıldağ yolu kurbanlarala dualarla açıldı.
Açılışta konuşan Adana Milletvekili Av. Fatoş Gürkan “Kızıldağ yaylamız çok eski tarihlerden bu yana yayla olarak kullanılan, her sezon binlerce Adanalı hemşerimize hizmet veren, havası, suyu ve doğal güzellikleri ile tabiat harikası olan bir yaylamızdır. Adananın aşırı sıcaklarından kaçan hemşerilerimize ev sahipliği yapan yaylamızın bunca güzelliğine rağmen, bozuk olan yolları sebebiyle, yaylacılarımız bu güzelliklere ulaşmakta zorlanmakta idi. Yaptığımız girişimler sonucunda geçen yıl yolun yapımına başlanmış, yeni güzergâhlar belirlenerek virajların büyük bir kısmı kaldırılmış, oldukça geniş ve standardı yüksek bir yolun alt yapısı hazırlanmıştı. Zeminin oturması beklendikten sonra nihayet yayla sezonunun başında yolumuz asfaltlanarak, Karaisalılı ve Adanalı yaylacılarımızın hizmetine sunulmuştur.” dedi ki gerçekten de görmeye değer yerlerin başında gelmektedir.

ADANA_KIZILDAĞ HARİTASI

Şimdi de resimlerle seyahate çıkaracağım sizleri bu güzelliklerin içinde. Buralar nereler mi? Adana-Karaisalı Kızıldağ Yaylası, Çıkrıcak, Yerköprü ve Galtak Yaylası.
 

YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri