Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

Askeri Ceza Kanunu ve TSK İç Hizmet Kanunu Adalet ve Eşitlik Yokluğu

24 Ekim 2012 Çarşamba

Askeri Ceza Kanunu ve TSK İç Hizmet Kanunu 1930’lu yılların naftalin kokan artık sararmış yapraklarının üstüne üflendiğinde kağıtların üstünden tozların uçuştuğu tarih hukuku kitabı durumundaki miadını doldumuş hukuka yönelik yasa kitaplarıdırlar.

Hemen hukuka kısacık bir açıklamayla yazıma başlayayım.

Hukuk  Fakültesi’ne yeni başlayan bir öğrencinin ilk öğrendiği konudur Hukuk nedir ve çeşitleri nelerdir konuları. Kısaca değinelim o halde; hukuk, insan davranışlarını değerlendiren, çıkar çatışmalarına çözüm getiren kurallardan, normlardan meydana gelen bir sistem, bir bütündür.” Ayrıca idesi ve ideali adalet olan hukuk, genel olarak şu şekilde de tanımlanabilir: "Hukuk, adalete yönelmiş toplumsal bir yaşama düzenidir." Bu tanımdan, hukukun üç ayrı fonksiyonu yerine getirdiğini görmekteyiz. Bu fonksiyonlar düzen, pratik yarar ve adalettir.  Bunu açıkladıktan sonra hukukun çeşitleri nelerdir peki? 1. Pozitif Hukuk (Yürürlükteki Hukuk - Müspet Hukuk): Belirli bir ülkede yürürlükte olan hukuka pozitif hukuk denir. Pozitif hukuk, uygulanan hukuktur. Bir ülkede mer’i yani geçerli olan hukuktur. Yazılı veya yazısız olması fark etmez. Pozitif hukuka “Dogmatik Hukuk”da denir. Örneğin; Örf, adet, anayasa, ceza kanunları.. gibi. 2. Mevzu Hukuk: Belirli bir dönemde belirli bir ülkede yürürlülükte olan yazılı hukuk kurallarına mevzu hukuk denir. Pozitif hukuktan farkı yazılı olmasıdır. Yazılı olmayan yürürlükte bulunan hukuk mevzu hukuk olarak değerlendirilmez. Örneğin; Türk Borçlar Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu gibi. 3. Tabii Hukuk (İdeal, Doğal Hukuk): Yürürlükteki hukuka yol gösteren, onun nasıl olması gerektiğini ifade eden hukuktur. Tabii hukukun amacı ideal olanı, en mükemmel olanı yakalamaktır. Asıl amacı ise mutlak adalettir. Tabii hukuk küçük ayrıntılarla uğraşmaz. Tabii hukuk, “olması gereken” hukuktur. 4. Tarihi Hukuk: Yürürlükten kalkmış olan hukuka Tarihi Hukuk denir. Bu hukuk geçmişte uygulanmıştır; ama günümüzde artık uygulaması kalmamıştır. Örneğin; 1961 anayasası gibi. 5. Maddi Hukuk (Şekli Hukuk): Doğrudan kişilerin hukuki durumunu, kişilerin birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini düzenleyen, kişilerin sahip olduğu hakları ve yüklendiği borçları belirleyen kurallara denilmektedir. Medeni hukuk, borçlar hukuku, ticaret hukuku ve ceza hukuku maddi hukukun kapsamına girmektedir. 6. Objektif Hukuk - Subjektif Hukuk: Herkese uygulanabilen, genel ve soyut hukuk kurallarının tamamı objektif hukuk kurallarını oluşturur. Objektif hukuk kurallarının kişilere tanıdığı haklar, yetkiler ve özgürlüklerin tamamına ise subjektif hukuk denir. 7. Yazılı Hukuk 8.Yazılı Olmayan Hukuk: Yazılı hukuk, bir ülkede yetkili organlar tarafından yazılı şekilde yürürlüğe konulan hukuk kurallarıdır. Anayasa, kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik gibi kurallar yazılı hukuka girer. Yazılı olmayan hukuk ise belirli bir organ tarafından yürürlüğe konmayan, toplumda uzun süre uygulanarak benimsenmiş, kendiliğinden oluşmuş hukuk kurallarını ifade eder. Örf ve adetler yazılı olmayan hukuk kurallarını oluşturur.

Ayrıca hukuk sistemleri yaşanılan zamandaki toplumun ihtiyaçlarını karşılayamaz hale de geldiğinde yani tarihi hukuk durumuna geldiğinde çeşitli görünümleri ve sistemleri devreye girer. a) Pozitif Hukuk: Belirli bir ülkede yaşayan toplumu düzenleyen,yetkili organlar tarafından yürürlüğe konulan ve yürürlükte bulunan uygulana kurallardır. Müsbet hukuk da denir. b)İdeal Hukuk (Doğal Hukuk): Zaman içinde hukuk kuralları toplumun ihtiyacını karşılayamaz hale gelebilir.Toplumun ihtiyacını karşılayamayan ve dolayısı ile adalet ile örtüşmeyen yürürlükteki hukuk kuralının karşısında arzu edilen olması gerektiği düşünülen kurallara ideal hukuk (doğal hukuk) denir.Hukuk kurallarının değiştirilmesi gerktiğinde ideal hukukun amacına bakılır.Asıl istenen pozitif hukuk ile ideal hukukun birbirine yaklaşmasıdır. c) Objektif Hukuk: Toplum yararını gözeten kurallar bütünüdür.Genellik taşır ve herkese uygulanır.Objektif hukuk kuralları belli bir toplumda yaşayanların aralarındaki her türlü hukuki ilişkiyi düzenler. d)Sübjektif Hukuk: Kişilere toplumdaki eylemleri ile ilgili olarak objektif hukukun tanıdığı hak,yetki,hürriyet ve ayrıcalıkların bütünüdür.

Peki ya hukukta adalet kavramı nedir? Dört çeşit ayrımı vardır adalet kavramının. Bunlardan ilki Dağıtıcı adalet : Toplumdaki faaliyetlerden elde edilen gelir ve zenginliğin aynı mevki ve rütbedeki insanlar arasında onların yetenekleri ile doğru orantılı olarak dağıtılmasıdır. İkincisi; Denkleştirici adalet : İnsanlar arasında eşya ve hizmetlerin mübadelesinde bozulan dengenin düzeltilmesini sağlamaya yöneliktir.Hiç kimse verdiğinden fazlasını almamalıdır.

Burada konumuz bakımından TSK’daki görevli olanları ve zaman içinde ordunun yükünün büyük çoğunluğunu üzerine alan teknik ve yetenek bakımından önemleri yadsınamaz konuma gelen hatta kendilerini yetiştirerek emsalleriyle aynı duruma gelen fakat bunun gözardı edildiği assubayların içinde bulundukları haksız uygulamalar dağıtıcı ve denkleştirici adalete asla uymamaktadır.

Eşitlik ilkesinin ilgili kanunlardaki maddeleri;  Anayasanın 10. maddesi, TCK 3. maddesi, Hak ve özgürlüklerde eşitlik AİHS 14. maddeler olarak sayılmaktadır. Aristo eşitliği adaletin ön koşulu saymışken Kant ise adaletin eşitlikten kaynaklandığını belirtmiştir. Her iki halde de adalet ve eşitlik birbirinden ayrılmaz iki kavram olarak görünmektedir. Modern iş hukukunun eşitlik ilkesi ve ayırım yasaklarına verdiği önemin temelinde de bu birliktelik yatmaktadır.

Eşitlik ilkesi gereğince, kuralların aynı statüde bulunanlara eşit haklar sağlaması zorunludur. Çünkü eşitlik ilkesinde amaç, aynı koşullar içinde bulunan özdeş nitelikteki durumların, yasalarca aynı işleme bağlı tutulmasını sağlamaktır. Yani, eşitler arasında eşitliğin sağlanmasıdır. Kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında yasalara konulan kurallarla değişik uygulamalara neden olunamaz. Burada hemen soralım madem ki yasal olmadığı halde assubayları ast görüyor mevcut değiştirilmesi gereken yasalar o halde assubaylarımızdan hakim olmuşlar neden Askeri Mahkemelerdeki subay hakimlerle aynı eşitliğe gelmiyorlar hatta olamıyorlar ve ne yazık ki hak ihlalinde eşitlik ilkesine aykırılığa ne güzel örnek oluşturuyorlar değil mi?

Şu an kaçıncı yüzyıldayız 21. yy. dayız değil mi. Askeri Ceza Yasası’nın ve TSK İç Hizmet Kanunu’nun 1900 lü yıllarda yani dönemimizden 1 asır önce o zamanın koşullarına göre hatta orda bile hatalarla dolu bir kanuna uyulduğunu yazmaktan da çekinmediğimin bilinmesini isteyerek hatırlatmak isterim. Günümüzden 1 asır öncesine dayanan yamalı bohça olmaya aday ve global zamanın modern askerlik yapısına yetişememiş ve yetmeyen bir Askeri Ceza Kanunu ve yine aynı yüzyılda yazılan ve asla değiştirilmeye gerek duyulmayan başka bir kanun da TSK İç Hizmet Kanunu.

M.Ö. dönemlerde ilk temelleri atılarak devirler öncesinde assubayların varlığı ile kurulan bir kurumda 1900’lü yıllarda yapılan yasalarla assubayların ast konumuna düşürülen maddelerin varlığı ve ilk başlayan bir assubayla teğmenin özlük haklarındaki uçurumun birkaç yıl sonrasında assubayların özlük haklarının nasıl oluyorda erimesine ve bu şerefli ordunun mensubunun aleyhine yönelik akıllara ve hukuka uymayan maddelerden oluşan tozlanmış rafların hatta şu andaki modern orduya uymayan yasa maddelerinin varlığının bitirilmesi ve yeni modern çağa uygun birer ACK ve TSK İç Hizmet Kanunu’nun oluşturulması elzemdir.

Askeri ceza hukuku ile 5237 Sayılı Ceza Kanunu maddelerine bakıldığında ceza hukukunda eşitlik ilkesinin; aynı tür suçlara benzer nitelik ve ağırlıkta  cezalar verilmesi eşitlik anlayışının gereği iken ACK’da bu ceza uygulamaları eşitlik gözetmeyerek sadece asta yönelik ceza ve infazların olduğu maddelerle doludur. Yine ceza hukukunda suç ve ceza arasındaki oranın adalete uygun, cezalar arasındaki dengenin, suçun toplum yaşamında yarattığı etkiye ve toplumsal yapıya göre belirlenmesi gerekirken suç ve ceza arasında ortaya çıkan ve haklı nedene dayanmayan oransızlık yani silahların eşit olmaması eşitlik ilkesiyle bağdaşmaz. Ceza hukuku öncelikle suçluyu koruma ya da eğitme amacını güderken ACK’da asta verilen cezaların ve vurgulanan infazların amacı sindirmek ve tahhakküm altına alma yönündedir.

Askeri Ceza Kanunu olsun TSK İç Hizmet Kanunu olsun tek taraflı hazırlanan maddelerden oluşan artık yasa olma özelliği kalmamış tarih hukuklarıdır.

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4300 defa okunmuştur
askerlikte bir ...
Ali Güvener
askerlikte bir söz vardır ast herzaman haksızdır.bilhassa haklı olduğu yerde.yıllarca fakir çocuğu olmamız nedeniyle haklı davamızda dahi ekmeğimizle oynanır korkusuyla sindik sindirildik.bunu üstümüz olduğunu zannedenler iyi kullandılar.ama şu anda silivride bizden arka çıkmamızı istiyorlar.alma garibin ahını çıkar aheste aheste.gücü iç hizmet kanunundan alarak senelerce gururumuzla oynadılar.bize gücü yetenler şimdi neden konuşmuyor dillerimi tutuldu.emekli olduktan sonra bile komutanlık forsunu kullandılar.nerede şimdi forsunu kullanan komutanlar.nerede eşlerimizi zorla komutan eşlerinin toplantılarına katılmayı zorlayanlar.şunu söyliyeyim öbür dünyada benim alacağım onların vereceği olacak. tüm silah arkadaşlarımın kurban ve cumhuriyet bayramını kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim.
26 Ekim 2012 Cuma 17:52
Beğendim (5)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Bayram...
Selim Kanad
bayramınızı kutlarım.nice bayramlara
25 Ekim 2012 Perşembe 14:47
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Kurban Bayramınız kutlu,
Fikret Özkan
Kurban Bayramınız kutlu, yüreğiniz umutlu, umutlarınız atlı, sevdanız kanatlı, mutluluğunuz katli, sofranız tatlı, mekânınız tahtlı, ömrünüz bahtlı olsun.
25 Ekim 2012 Perşembe 13:01
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Tek taraflı ve de ...
Hüseyin Ağgül
Tek taraflı ve de maksatlı üç beş üst düzey asker tarafından yazılmış insanlık onurunu inciten kanundan uzak bir nevi linç ve astlarını ezmek için bilinçli yazılmıştır insan haklarına aykırıdır derhal değişmesi lazımdır
25 Ekim 2012 Perşembe 13:00
Beğendim (3)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Ayrıca da
Hüseyin Ağgül
Ayrıca da İNCİ hanıma candan gönülden teşekürler ederim sağolsunlar
25 Ekim 2012 Perşembe 13:00
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri