Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

ASSUBAYIMA VE UZMAN ÇAVUŞUMA SAYGIYLA

16 Ekim 2012 Salı

Kardelen çiçeği, etrafındakilerin dostlarının anlatımıyla güneşe aşık olur. Aslında hayatında güneşi hiç görmemiştir. Çünkü bilir ki güneşi gördüğü an canından olacaktır. Ama bu aşk içinde öyle büyür öyle büyür ki artık dayanılmaz bir hal alır ve Allah'a dua eder,bana bir defacıkta olsun güneşi görmeyi nasip et diye ve bir gün dayanamaz Allah'ın huzuruna çıkar ve şöyle der; “Allahım güneşi görmem için bana izin ver." Allah'ta ona şöyle seslenir; "Ey kardelen bilmez misin ki sen narin bir çiçeksin ve güneşle karşılaştığın an canından olabilirsin.İyi düşün sana iki gün mühlet veriyorum, ya güneş ya canın ." Kardelen yüce rabbinin huzurundan ayrılır ve düşünür.Ama içindeki güneş sevdası adeta onu içten içe kemirir. İkinci günün sonunda Rabbinin huzuruna çıkar ve şöyle der; "Bu aşk beni öyle büyüledi ki güneşi görmek için can atıyorum. Allah'ta ona; "Cesaretini taktir ederim ey kardelen ama bir yandan da üzülürüm,çünkü canından olacaksın." der ve kardelen güneşi görmenin aşkıyla tutuşurken karın üstüne çıkmaya karar verir. Tam o beyaz karın içinden kafasını çıkardığı an güneşi görür, ama ona daha önce söylendiği gibi canından olur. Bu olay herkesin kalbinde yer eder. Eğer kardelen kadar cesaretin yoksa Sakın Aşık olma!!!

Neden anlattım kardelen hikayesini. Aslında assubayım ve uzman çavuşumun herpsi ayrı ayrı  böylesine aşıktırlar vatanına. Saklanmaz çekinmez göğsünü siper eder zorluklara. İninde saklanan korkaklar ya da sinsi kurt ya da tilki değildir assubayım ve uzman çavuşum.  Onlar şerefleriyle korkusuzca her türlü yükü omuzlananlardır. Onların kalbi  savaşta barışta vatan vatan diye atar o yürek durduğunda yine vatanın bağrında olurlar. Aşkının sevdasının koynunda olurlar. Binlerce kardelenle buluşurlar toprakla kaynaşarak. Her biri melek olur ihtiyaç hasıl olduğunda her biri görevini yapar vatan aşkıyla yanan omuzdaşlarıyla tıpkı Uhud da tıpkı Çanakkale, tıpkı Kurtuluş Savaşında olduğu gibi. Ama hiç istemezler sayılarının artmasını isterler ki toprakları koruma görevinde hayattaki kardelenler bu görevi üstlensinler. Olmasın savaşlar olmasın vatan toprağında şehit ve gazi toprak şehir kanlarıyla daha bir kızıl olmasın derler.

Görevdeki kardelenler; assubaylarımız ve uzman çavuşlarımız; vatan savunmasında teknik olarak yaptığı her makinayı önce kendisi dener canını hiçe sayarak. Arızalı olsa da bindiği araç; o arızasını tespit için çekinmeden gözü bişi görmeden biner o makinaya; denemek onu görevidir. Tek kanadı da olsa çift kanatlı uçakta önce o uçar sanki hükümdarların önüne gelen yemeği önce yiyen köleler misali. Denizin ortasında aylarca beki de yıllarca kara yüzü görmeden geminin dışında bekler de bekler bakar ufuklara bazen hayal kurar sevdiceğini anasını babasını yavrusunu görür sanki deniz dümdüz olmuştur da onlarda çok yakındır elini uzatsa tutacakmış gibidir. Dağda sınırda sessiz ıssız yerlerde çıtırdı olsa tedirgin olur terdirginliği kendisi için değildir vatan toprağına sahip çıkamazsam ya düşüncesindendir. Ya nağmert galip gelirsedir korkusu. Soğuk içine işler gecenin ayazı iliklerine dolar ama onu ısıtan vatanı ana babası ve ailesinin sıcaklıklarıdır. Düşüncesi bile onu ısıtmaya yeter. Çoğu zaman karların içinde buzdan evler yapıp onların içinde yaşarlar sıcak çorba sırasını beklerler konserveyle yemek yerler. Yaşıtları karides kalamar yeyip vur patlasın çal oynasın yaparken onlar bunu yapabilsinler diye beklerde bekler vatanını. Hasta olsa çoğu yetişemez adına şehit denir. Çoğu da o kar içinde bembeyaz kar üzerine şerefli kanını akıtır. Öyle zaman gelir ki en çetin zamandır tipiye yakalanır üzerinde incecik mevsime uymayan kıyafetleriyle oracıkta şehitlik mertebesine erişir. Nasıl olsa onlardan çoktur nasıl olsa onları analar doğurmamıştır. Nasıl olsa onlar doğal afet şehididirler.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4196 defa okunmuştur
Bende bir astsubay kızı olarak...
Mahi Yalabık Kıvanç
Bende bir astsubay kızı olarak ,gurur duydum vede çok etkilendim ,Allah bu vatan evlatlarını vede cümle kalbi vatan için atan askerlerimizi, polisimizi korusun vede herzaman muvaffak eylesin.....teşekkürler bu anlamlı yazınız için..
17 Ekim 2012 Çarşamba 19:04
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Teşekkürler .....
Ergün Çine
Teşekkürler İnci KAYAR...Sizlerin gönül gözüyle gördüğünü,bazıları bakıyor ama gerçekten görmüyor ya da da görmezden geliyor ya,işte biz buna yanıyoruz..Demek ki insanın, aynı anda bir eli yağda diğer eli balda olunca gözlerine perde gelip kör oluyor,kulakları sağır olup feryatları duymuyor,dilleri bağlanıp haklısınız diyemiyor...Sanırım bu kadar yazılmaya,konuşulmaya ,feryatlara rağmen taşlar, kayalar erirdi..Atom bile kendi kendine parçalanırdı....Ama sizler, bizleri yazdıkça elbet bir gün bu haksızlıklar son bulacak...
16 Ekim 2012 Salı 22:57
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri