Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

AYNI ŞİRKETTE İKİNCİ KAYIP

22 Ekim 2012 Pazartesi

Ulusal ve uluslararası sularda görev yapan Türk gemi adamları teker teker şaibeli ve failleri meçhul bir şekilde kaybolmaktadırlar. Bir önceki yazımda Utku Cinkara’yı yazarken bu yazımda da; Karamehmet'e ait Genel Denizcilik'in AQUA adlı tankerinde 3. kaptanlık yapan Trabzon Sürmene doğumlu Abdülhamit Erbay'dan 17 Ekim’den bu yana haber alınamadığını yazıyor olmak beni fazlasıyla üzmektedir. Ama konu acı da olsa köşemden bunu yazmayı vatandailık görevi bildim. Sayın Kaptan Erbay’ın kaybının anlaşılmasıyla gemide yapılan sözde sorgulamada; genç kaptanın saat 18-18:30 gibi akşam yemeğini yediği, normal kıyafetleriyle geminin baş tarafına gittiği beyan edilmesiyle faili meçhuller sayısına bu genç kaptan da  ne yazık ki kaydolmuştur.

denize-acilan-genc-kaptandan-bes-gundur-haber-4035441_300.jpg

Şimdi gelin önceki yazımdaki kaybı da hatırlayalım neydi: Genel Denizcilik'e ait Malta bayraklı "M/T ROCKET adlı gemide esrarengiz bir biçimde kaybolan Başmühendis Muzaffer Utku Cinkara ile ilgili sır perdesi aralanamıyor. 02.01.2011 tarihinde, Mehmet Emin KARAMEHMET’in sahibi olduğu “Genel Denizcilik” filosuna ait “M/T ROCKET” isimli tankerin Başmühendisi “Muzaffer Utku CİNKARA”, tankerin Litvanya’nın “Klaipeda” limanından kalkışından kısa bir süre sonra esrarengiz bir biçimde kayboldu. Gemi Mühendisi Muzaffer Utku Cinkara, 22 ay önce çıktığı gemi yolculuğundan dönmedi. Kamuoyu bu kaybı  tam 22 ay önce Basın Haberleri’nden; “Özel bir şirkete ait 23 bin grostonluk petrol tankeri M/T Rocket, 2 Ocak günü saat 04.30'da Litvanya'nın Klaipeda Limanı'ndan, Hollanda'nın Rotterdam Limanı'na gitmek üzere yola çıktı. Tanker, 60 mil ilerledikten sonra Başmühendis Muzaffer Utku Cinkara sabah saat 08.30 sıralarında makine dairesinde ekip arkadaşları ile birlikte çalıştıktan sonra kamarasına dinlenmeye çekildi. Cinkara, rutin olarak verdiği öğle raporunu getirmeyince, gemi kaptanı genç mühendisin bulunmasını istedi. Ancak gemi personelinin aramalarına rağmen Cinkara bulunamadı. Kaptanın talimatıyla Deniz Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi'ne (Maritime Rescue Coordination Center-MRCC) çağrı yapıldı. Çağrı üzerine Litvanya MRCC civardaki tüm gemileri uyararak arama çalışmalarına yardımcı olmalarını istedi. Litvanya Hava Kuvvetleri'ne ait helikopter deniz üzerinde arama yaptı ancak, genç mühendisin izine rastlanmadı” olarak duymuştu.  

cinkara.20121022194202.jpg

Nasıl bir tesadüfse hem Sevgili Cinkara ve hem de Sevgili Erbay’da aynı şirketin güzide elemanları olup her ikisinin de akıbetleri meçhuldür.

Biraz da bu tankerin kabul edilmeyen yaramazlıklarına mesnetsiz iddialardır diye kendini savunduğu ancak ülke yetkilierinin araya girmesiyle kurtarıldığına bakalım. Daha önce aynı şirkete bağlı tanker yani  AQUA tankeri, 20 Şubat 2010 tarihinde 23 mürettebatı ile birlikte  Venezuella'da  makine dairesinde 116 kilogram kokain ele geçirildiği iddiasıyla tutuklanmıştı. Venezuela Uyuşturucu Kontrol Dairesi (ONA) yetkilileri gemide kokain yakaladıklarını ve gemiyi tutukladıklarını açıklamışlar, uzun müddet Venezuella'da tutuklu kalan gemi,Türk Dışişleri'nin de araya girmesiyle Aralık 2010 tarihinde serbest bırakılmıştı.

Şimdi gelelim olayın hukuki boyutuna ILO GEMİADAMLARININ ÜLKELERİNE GERİ GÖNDERİLMESİNE İLİŞKİN 166 SAYILI SÖZLEŞME Kabul Tarihi: 24 Eylül 1987 Kanun Tarih ve Sayısı: 15.7.2003 / 4941 yarih ve sayılı 21 maddelik ilgili sözleşmeye istinaden ;

Uluslararası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu'nun daveti üzerine 24 Eylül 1987 tarihinde Cenevre'de yaptığı yetmişdördüncü oturumunda, 1926 yılına ait Gemiadamlarının Geri Gönderilmesi Hakkında Sözleşme'nin ve 1926 yılına ait Gemiadamlarının (Kaptan ve Miçoların) Geri Gönderilmesi Hakkında Tavsiye Kararı'nın kabul edilmesinden bu yana deniz nakliyat sektöründe meydana gelen gelişmelerin; Sözleşme'de, Tavsiye Kararı'nın uygun unsurlarını da içerecek şekilde, düzeltme gerektirdiğini müşahede ederek ve gemiadamlarının geri gönderilmesine ilişkin olarak, 1926 yılına ait Gemiadamlarının Geri Gönderilmesi Hakkında Sözleşme de yer verilmeyen pek çok konuda ulusal mevzuat ve uygulamaların dikkate değer gelişmeler sağladığına işaretle; gemiadamlarının geri gönderilmeleri hususunun bazı yeni yönleri açısından ve deniz nakliyatçılığında yabancı uyrukluları çalıştırmanın yaygınlaştığı da hesaba katılarak, yeni bir uluslararası belgeye gereksinim duyulduğu göz önünde bulundurularak, gündemin 5. Maddesini oluşturan 1926 yılına ait 23 numaralı Gemiadamlarının Geri Gönderilmesi Hakkında Sözleşme'nin ve 1926 yılına ait 27 numaralı Gemiadamlarının (Kaptan ve Miçoların) Geri Gönderilmesi Hakkında Tavsiye Kararı üzerine verilen önergelerin benimsenmiş ve bu önergelerin bir uluslararası sözleşme hüviyeti kazanması kararlaştırılarak, bin dokuz yüz seksen yedi yılı Ekim ayının dokuzuncu günü, 1987 yılına ait Gemiadamlarının Geri Gönderilmesi (değişik) Sözleşmesi adıyla anılacak olan aşağıdaki Sözleşmeyi kabul etmiştir.

Denizde bilimsel araştırmaların üzerindeki kontrol ve denetimler ile ilk olarak 1958 Cenevre Deniz Hukuku Sözleşmeleri, daha sonra ise daha kapsamlı olarak  1982 BM  Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında derinlemesine incelenmesi gerekmektedir. Bu kıymetli kayıplara gaip kararını bekleyen duyarsızlar boşa bekliyorlar. Kamuoyu olarak kayıpların aileleri olarak bu konudaki failler belli iken devlet büyüklerimizin özellikle de Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımızın hassasiyetle bu konuyla ilgili  Mehmet Emin KARAMEHMET’in sahibi olduğu “Genel Denizcilik” filosuna ait olan bu şaibeli olayların yaşandığı şirketteki yaşanan olaylara duyarsız kalmayacağı inancındayız. Zira bu artık uluslararası deniz hukuku ve sözleşmeleri kapsamındadır. Aileler kendi imkanlarıyla kayıplarını ararlarken siz güzel gönüllü devlet büyüklerimizin el uzatmasını beklemektedirler.

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4830 defa okunmuştur
Realitenin farkındamısınız.?
y.derya
yorumları okudum ve haberciye yapılan saldırılara anlam veremedim. Gemileri seyir halindeyken iki zabit gemiden buharlaşıyor bu acı bir durum değil mi bunun sebepleri tartışılması gerekirken çok farklı yorumlar yapılıp bol bol Haberciye saldırılıyor sonrada yorumun altına imza kaptan yazıyor. Allah akıl versin ne deyim.. Siz Zabitlerin akıbetini sorgulayın! Sorgulayın ki sizinde başına gelmesin ve hiç bir denizci faili meçhule gitmesin. Bu iki zabit şuan nerede olabilir düşündünüz mü ? gariplik habercinin şöhret olma gayretimi sizce? gerçekten sorun habercide mi çok komik sizlerde kimseyi adres göstermeden, zan altında bırakmadan endişelerinizi dile getirin. Haberciye saldırmak yerine meslektaşınıza ve yaşanmış bu olaya anlamsızca duyarsızlık yapmayın biraz empati yaparak Ailelerinin acılarını paylaşın sonrada vakit kaybeden meslektaşın başına ne geldiğini ve sebeplerini çözmeye çalışın'' yoksa bu gün onun başına gelen, yarin de seni bulur ''Selametle kalın.
04 Kasım 2012 Pazar 00:26
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
deniz
adil konu
tebrikler..kimsenin dikkatini bugüne kadar asla çekmeyen bir konuydu..
23 Ekim 2012 Salı 09:25
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri