Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

AYSBERGİN GİZEMİ...

08 Aralık 2012 Cumartesi

Geçmiş zamanlardan bir zaman, bir ülke ve içinde yaşayan insanlar. Hani deriz ya nereden nerelere geldim aynen öyle bir geliştir bu geliş o zamandan bu zamana ülke ve insanları için. Şimdi hep birlikte; ülkenin ülke olmaktan çıktığı insanların gaipliğe uğradığı, faili meçhullerin arttığı bir ülke düşünelim. Sadece ama sadece ataların bıraktığı mirasın peşindeyiz deyip de aslında bunun sadece lafzi olarak yapıldığı bir ülke düşünelim. Sözümona ülkeyi bu kaostan kurtarmak adına sadece ve sadece politizeye dayalı bir istihbarat oluşumuyla bu kaosu daha da tetikleyen bir ülke anlattığımız ülke. İstihbaratın bile anlamının bilinmediği sadece ülke insanını birbirine kırdırma senaryosunun işlediği bir ülke burası.

Hep birlikte bu ülkenin bu duruma gelmesinin nedenlerini sıralarken geçmişe doğru yol alacağımız gemimize binelim ve rotasını da 1400’lü yıllara; haremler (haram) ülkesi olan bu ülke padişahların, şeyhzadelerin, cariyelerin kol gezdiği zamanlara bakalım öncelikle. Pekçok ülkelerin kah savaşlarla kah da alınan cariyelerin yardımları sayesinde yani ajanlıkları sayesinde elde edilen onca toprak. Yetki padişahta mıdır, cariyelerinde midir, yoksa paşalarda mıdır belli değildir. Bir saray ki müslüman kadınların hareme alınmadığı köle zihniyetiyle saraya yani devletin içine sokulan yabancı kadınlar hakimiyeti. Kim kimi yönetmiş kim kazanmış kim gönenmiş belli değil. Padişah ki hangi ülkenin padişahı belli değil. Valide sultanların kökeni bile farklı hanlıklardan gelme. Babaları desen yine başka bir ülkenin mensubu. Şimdi bir soru; taa o eski devirlerdeki ülkedeki yaşayanlar Türklerin gerçekten ataları mıdır? Türk denince göçtükleri yerler belli iken acaba bu uzak uzak ülkedekiler gerçekten Türklerin ataları mıdırlar? Eğer ki öyleyse o uzak uzak diyarlardaki uzak uzak zamanlardaki kurulan ülkenin insanları neden hala uzak uzak diyarlarda ve çoğunun adı başka başka? O görkemli devşirme saray padişahları, devşirme şeyhzadeleri, yabancılardan devşirme askerleri, yabancılardan alınıp devşirilen cariyeler gerçekten de bizim atalarımız mı? Eğer ki bu atalarımız öyleyse neden vatan giderken yabancı ülkelere kaçtılar oralara sığındılar? Şeyhzadeler neden birbirini katletti kimdi bunlara bu talimatları verenler. Elbette ki bu soruların tüm cevapları tarihte vardır. Ama bu uzak uzak zamanların bugüne kadar yansımaları olan tarihin hangisi doğru hangisi bizim özümüzü anlatır? Kimdir öz atalarımız ? Yabancıdan devşirme olanlar mıdır bizim atalarımız?

Evet işte o ülke öyle bir zaman içine giriyor ki o zaman da yine hak, adalet, barış adı altında entrikaların kol gezdiği bir zaman oluyor. Ortaya çıkan sayısız faili meçhuller ki bunlar seçilenler miydi? Geçmişin soğuk rüzgarlarının şimdiki zamana savurduğu kum taneleri miydi bu hakkında faili meçhul kararı verilenler? Kim di bunlar ki onları ortaya çıkartmaya azmetmiş yemin etmiş avcılar kimdi? Nereen alınıyordu bu talimatlar ki bu avlar önce diğer avlar için kullanılıp sonra da avlanıyorlardı? O ülkenin canlarını birbirine vurduran sonra da onların ortadan kaldırılmasına emir veren kimdi?   

Hepsi günyüzüne çıkıyormu dersek Aybersgin dibi çok derinlerde. Acaba bu derinlere inmeye nefesler yetecek mi? Şu anda o ülke temiz toplumumu yaşıyor? Özümüze döndük mü aslında normalleşiyor muyuz? Neye göre, kime göre, hangi tarihe göre hangi mekana göre...

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1832 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri