Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

BEN OLMADAN BİZ OLABİLMEK...

15 Aralık 2012 Cumartesi

Çoğumuz üzerinde ailemizin, arkadaşlarımızın ve çevremizde bulunan diğer insanların giydirdiği bir elbise taşıyoruz isteyerek ya da istemeyerek. Sadece Ali ya da Ayşe olma cesaretini biz göstersek bile bu cesaretin sonuçlarına ne kadar hazırlıklı çevremiz ne kadarını kabullenebilirler k? Ya biz bu cesaretin sonuçlarına katlanabilecek kadar güçlü müyüz?

O yüzden bizler için seçilmiş rolleri oynamaya devam ederiz. Sonucunda yapmak istediklerimizle yaptıklarımız örtüşmediği için sıkıntı baş gösterir. Mutsuz oluruz ama polyanacılık oyununun en güzelini sergilemeye gayret ederiz. Ne büyük ikiyüzlülük oysaki bu. Kimi kandıyoruz, kendimizi mi çevremizdekileri mi? Bence her ikisini de ya sizce?

Yine konu yalnızlığa gelsin hadi. İşte bu durumda insan yalnızlığı yar edinir, kimsenin bilmediği ve kimseye bildirmek istemediği bir ben olur içinde üstelik etrafındaki kalabalığa inat!

Pencereden karanlığa bakarken yalnız dünyamızda gördüklerimizi yorarız biraz fulu biraz net. Şehrin afacan çocukları gibiydi, gecenin bir saatinde suyun yüzünde oynaşan ışık yansımaları. Afacan olan onlar mıydı yoksa onların bize hatırlattıkları mı, afacan duygumuzu depreştiriyordu. Işıkların afacanlığı suya yansımaları şehrin ruhunu göstermeleriydi de içimizin afacanlıkları, işte ayırt edemediğimiz tam da burası. İçimizde aradığımız bir afacanlık mı var, yoksa içimizdeki ben zaten afacanda biz özümüze mi dönüyoruz?

Yunus’un o deyimini neredeyse bilmeyenimiz yoktur; “Bir ben vardır bende, benden içeri” düşündüğümüzde ve düşündüğümüzü duyumsadığımızda, hep kendimizin daha derininde başka bir kimliğimiz olduğunu ve kendimize bile ne kadar uzak olduğumuzu, kendimizi gerçekleştirme sürecindeki olma mücadelimizde ne olamadığımızı bilemediğimiz gerçeğiyle yüzleşiriz çoğu kez.

Yaşamı; bir ilişkiler ve kurulan bu ilişkiler sonunda anlamlandırmaya çalışırken, kendimizi ve eşyaları çoğu kez onlarla o güne kadar kurduğumuz ilişki biçimlerile tanımlamaya ve tanılamaya çalışırız. Kendi içimizde hep daha derinde bir ben ararken, etkileştiğimiz şeyleri çoğu kez gördüğümüz ve iletişim kurduğumuz biçimiyle yaşamaya gayret ederiz. Bir kere böyle tanımlamaya başladığımızda da artık bir başkalaştırma sürecine girmiş oluruz. Fark etmeyiz ki başkalaştırdıkça başkalaşırız.

Benliğimizi içimizdeki benle birleştirmeye ve bütünleştirmeye çalıştığımız ve bir olmaya çalıştığımız olma sürecinde, zaman zaman şunu fark ederiz ki içimizde daha derin bir ben vardır.

Hangimiz içimizdeki benin farkındayız ve onunla yüzleşmeye hazırız. İçimizdeki benden parçaları, görünenden farklı olanı paylaşmak çoğu kez zor gelir bize. Konuşmaya cesaret edebiliyor musunuz içinizdeki benle ya da içinizdeki beni ?

Ali Şeriati İnsan adlı kitabında der ki: “İnsan, başkasıyla yürüttüğü ilişkilerinden yola çıkarak “ben”e ulaşmaktadır. “Başkasını tanımakla ve duyumsamakla “kendi”ni keşfetmektedir.

Herşey karşıtını içerir herşey karşıtına dönüşür felsefesinden hareketle -ki kitapta Şeriati’de diyalektiğe atıf yapıyor-; kendine varmanın yolu başka başka yollardan başkalarıyla yürümekte geçiyor.

Dr. Ali Şeriati Yalnızlık Sözleri adlı kitabında mealen şöyle der: ‘Ben okuldayken arkadaşlarımın çoğundan daha tembel ama öğretmenlerimin çoğundan daha bilgiliydim.’ Bunu okuduğumda ah dedim işte bir insanın içinde bir başka benlik anca bu güzellikte bulunur, o gün bu gündür içimdeki ‘ben’ leri arıyorum.

İçimdeki ben ve dışımdaki ben birbiriyle anlaşamıyor çoğu zaman. Aynı bedene sahip fakat, farklı düşünceler taşıyan benler çarpıştığında, hangisinin gerçek olduğunu şaşırabiliyorum bazen... Çoğu zaman... İçimizdeki benle, dışımızdaki beni aynılaştırmaya çalışmak zor bir çaba. Benlerin durulması biraz da yaşın kamil olmasıyla alakalı. Gençken bu savaşları azaltmanın bir yolu olamaz mı? Zamanla oluyor istemek önemli kuvvetle istemek ve benlerle savaşmak. Sonra su gibi akarsın dur durak bilmeden kaynağa gelirsin.

İçimdeki fırtına ele geçirdi beni,

Bir gün baktım hiç korkmadan aynaya

Orada gördüm yeniden KENDİMİ.

Hayatlarımız için aynanın tozunu alma vakti gelmedi mi ne dersiniz?

Peki ya senin içindeki ben

O da içindeki sen kadar afacan mı?

Kendine bana baktığın gibi bakabilir misin?

Bana kendine baktığın gibi...

Bence akla düşmemesi gereken bir ihtimaldi isimlerimizin yan yana gelmesi,

Sen geldin...

Kendin olmaya mı,

Kendim olmaya mı, ya da dönüşüm mü kendileşmeyle bir olmaya?

Terbiye oluyor ama savaş hiç bitmiyor hiç bitmez.

En büyük savaş ve en zor savaş bu.

Kan ter içinde yara bere içinde.

Benler sarar etrafını istersen yenersin kolay olmayacak savaşacağız.

İçimde bir ben var benlikten uzak benliğe yaklaştıkça yanacak.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2908 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri