Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

Beni Görürsen Anneme Haber Ver

27 Mayıs 2012 Pazar

Gaiplik Müessesi Ve Sonuçları

Gaiplik MK. 32. maddesinde düzenlenerek: “Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.” denilmiştir.

Gaiplikte ölüm karinesinden farklı olarak ölüm tehlikesi içinde kaybolmaktan bahsedilir. Ölüm karinesinde ise ölümüne kesin gözüyle bakılması söz konusudur.

1.Şart:Kaybolma.

Dağcıların dağa çıkıp kaybolması, (olağanüstü bir haber alınmamış) geri dönmemesi. Akıl hastasının kaybolması. Uçağın radardan çıkıp kaybolması, sayılır.

Tsunamide ölüm karinesi mi gaiplik mi var, tartışmalıdır.

2. Şart: Kaybolması, ölümü kuvvetli ihtimalde olması

Her kendisinden haber alınamama hali gaiplik sonucunu doğurmayıp kendisinden haber alınamama hali değerlendirilmelidir. Kişinin nasıl ortadan kaybolduğu göz önüne alınmalıdır. Mesela eşiyle kavga edip evden ayrılan kişinin ölümü kuvvetli ihtimal değildir. Bu durumda gaiplik sonucuna varılamaz.

3. Şart: Belli bir sürenin geçmiş olması

Gaiplik kararının olması için tehlikeli kaybolmadan 1 yıl, tehlikesiz kaybolmadan 5 yıl geçmelidir. Bu süreden sonra gaiplik davası açılabilir. Peki bu davayı kimler açabilir? Medeni Kanuna göre kanuni mirasçıları, atanmış mirasçıları ve lehine mal bırakılan kişiler açabilir. Uygulamada alacaklılarda gaiplik davası açabiliyorlar.

Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus siciline kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıtta yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.

Genel Açıklama

Gerçek kişilerde doğumla başlayan kişilik ölüm olayıyla son bulur. Bu, kişiliğin doğal olarak son bulma şeklidir, yani gerçek kişilerde hak süjesi olma (haklara ve borçlara sahip olabilme) dönemi doğum ve ölüm arasındaki devreyi kapsar.

Hukukumuzda öyle bir durum vardır ki bu durumun gerçekleşmesi halinde kişinin ölüp ölmediği konusunda tam olarak emin olmadığımız halde ölümü lehine kuvvetli şüphenin bulunması ayrıca bazı şartlarında varlığı koşuluyla kişinin ölümüne mahkeme kararıyla hüküm olunur. Bu da kişiliğin hukuki yolla sona erdirilmesidir.

Örneğin uluslar arası sularda, kıtalar arası seyahatler tertip eden bir geminin okyanusta batmış olması sonucu yüzerek bazı yolcuların kurtulmuş olması ancak bazılarının ise kurtulup kurtulamadığının bilinememesi ya da Kazakistan’a yaban keçisi avlamak üzere giden bir avcıdan bir daha haber alınamaması olaylarında olduğu gibi, gaiplik kararı; yukarıdaki örnek olayımızda belirtilen şekilde kaybolan bir kişinin ölüp ölmediğini tam olarak bilemediğimiz halde, yüzme bilmemesi sebebiyle büyük ihtimalle ölmüş olabileceğini düşündüğümüz yolcu veya uzunca bir süredir kendisinden haber alamadığımız avcı hakkında ilgili kişilerin müracaatı sonucu mahkemece bu kişinin öldüğüne hükmedilmesidir.

Gaiplik Kararının Koşulları

Maddi Şartlar

Yukarıdaki paragraflarda bahsedildiği üzere tanımdan da anlaşıldığı gibi ve tanımı açmamız gerektiğinde;

Bir gerçek kişinin gaipliğine karar verilebilmesi için Medeni Kanun 32. maddesindeki belirtilen iki koşuldan birinin varlığı şarttır. Bunlar;

1. Ölüm tehlikesi içinde kaybolma

2. Uzun süreden beri kendisinden haber alınamaması

Gerçekten bir kişinin gaipliğine karar verilebilmesi için hakkında gaiplik kararı verilecek kişinin yukarıda yazılı iki durumdan biri dâhilinde ortadan kaybolması şarttır. Kişi ya ölümüne kuvvetle muhtemel bakılacak bir olay sonucunda ortadan kaybolmuş olmalıdır ya da uzun süreden beri kendisinden hiçbir haber alınmayacak şekilde ortadan kaybolmuş olmalıdır. Bu durumlardan herhangi birinin varlığı gaiplik kararı için ilk şarttır. Ancak hemen belirtelim ki bu hallerin varlığı gaiplik kararı verilebilmesi için tek başına yeterli olmayıp ayrıca usulü bir takım işlemlerinde yapılması zorunludur. Usule ilişkin bu koşulları aşağıdaki başlık altında inceleyeceğiz

Usulü Şartlar

1-Süre Şartı

Kişinin ölümüne kuvvetle muhtemel bakılacak bir olay sonucu kaybolması halinde, hakkında gaiplik kararı verilebilmesi için bu olayın üzerinden en az 1 yıl geçmiş olması gerekir. Kişinin, kendisinden uzun zamandan beri haber alınamaması sebebiyle gaiplik kararı verilebilmesi için ise kişiden en son haber alınan tarihten sonra en az 5 yıldır hiçbir haber alınamamış olması gerekir.

2-Başvuru Şartı

Yukarıda belirtilen koşulların gerçekleşmiş olması halinde bile Mahkeme, kendiliğinden karar veremeyecek bu konuda ilgili kişilerden en az birinin müracaat şartını arayacaktır.

Gaiplik kararının verilmesini, kaybolan kimsenin yasal ve atanmış mirasçıları ve lehlerine vasiyet yapılmış kimseler talep edebilirler. Ayrıca, gaip yüzünden mirastan mahrum kalanlar, askerlik şubesi, alacaklılar, hazine gaiplik kararı verilmesini isteyebilir. Ancak hazinenin gaiplik kararı için talepte bulunabilmesi, gaibin mallarının 10 seneden beri mahkemece idare edilmiş olmasına veya gaipliğine karar verilmesi istenen kişinin 100 yaşını doldurmuş olmasına bağlıdır.(MK 588)

3-İlan Şartı

Mahkeme kendisine yapılan müracaatın değerlendirilmesi sürecinde gerekli kanaate vardıysa eğer kaybolan kişi hakkında bir ilan kararı verir bu ilan ile kaybolan kişi hakkında bilgisi olanların dinlenmesi esas amaçtır. Buna rağmen 6 aylık ilan süresince kişi hakkında öldüğü ya da hayatta olduğuna dair kesin bir bilgi alınamazsa mahkemece kaybolan kişiyle ilgili gaiplik kararı verilir.

Hükmün Sonuçları

Gaiplik, ölüm gibi kesin bir olaya bağlanmadığından bu müessesenin hukuk âleminde yaratacağı etkide ölüm olayının bağlandığı sonuçlar kadar kesin olmayacaktır

Gaiplik kararı kişinin ölüm siciline işlenir ve bu karar verildiği tarihten itibaren değil, geriye etkili olarak ölüm tehlikesinin Gerçekleştiği ya da son haberin alındığı günden itibaren hüküm ifade eder. Gaiplik kararıyla kişi hukuken ölmüş sayılır. Ancak bu ölüm doğal bir ölüm olmadığından yani kişinin biyolojik ölümü gibi kesin bir ölüm olmadığından bunun sonuçları da doğal ölümün sonuçlarından biraz farklı düzenlenmiştir. Şöyle ki;

Gaibin mirası gaiplik kararının verilmesiyle hemen mirasçılara geçmez. Gaibin terekesi belli bir süre ve teminat karşılığında mirasçılara teslim edilir. Çünkü her ne kadar kişi hakkında gaiplik kararı verilmiş ise de bu kişinin kesin olarak öldüğü belli değildir. Gaibin ortaya çıkma ihtimali olduğundan tereke gaibin mirasçılarına zilliyet sıfatıyla teslim edilir. Mirasçıların vereceği güvence belli bir süre ile sınırlıdır. Buna göre ölüm tehlikesi içinde kaybolma halinde 5 yıl, kendisinden haber alınamama durumunda ise 15 yılla sınırlı olmak üzere hakkında gaiplik kararı verilecek kişinin mirasçıları bir güvence göstermek zorundadırlar (MK 584,585). Bu süreler dâhilinde gaip ortaya çıkarsa mirasılar kendilerine terekeden taksim edilen payı gaibe iade edeceklerdir. MK 584,585. Maddelerinde belirtilen süreler içinde gaip ortaya çıkmaz ise ya da bu arada gaip 100 yaşını doldurduğunda bu konuda verilmiş olan güvenceler son bulur mirasçılar terekeden kendisine pay edilen mirası kesin olarak iktisap etmiş sayılılar.

Gaip evli ise bu kişi hakkında verilen gaiplik kararı doğal ölüm olayındaki gibi evliliğini sona erdirmez. Yani gaiplik kararı evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Gaibin eşi medeni durum itibariyle evli gözükmekte ve ayrıca bu evliliğin mahkeme kararıyla feshi gerekmektedir. Yoksa gaibin eşi evlenemeyecektir. Ola ki evlenmiş ise de bu evliliği mutlak butlan müeyyidesiyle batıl sayılacaktır. Zira mevcut evlilik kesin evlenme engellerinden biridir. Gaiplik kararının verilmesini talep eden gaibin eşi ise gaiplik ile birlikte evliliğinde sona ermesine karar verilmesini talep edebilir.(MK 131.Mad) Ya da davacı eşin kendi ikametgâhı mahkemesinde açacağı bir dava ile evliliğin feshini talep edebilecektir. Bu konuda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Gaiplik davası, hakkında gaiplik kararı verilecek olanın Türkiye’deki son yerleşim yeri, eğer Türkiye de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer, böyle bir kayıtta yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yerin mahkemesine yapılır.(MK 32/II)

Yetkili Mahkemenin neresi olduğu Medeni Kanun’un 32. maddesinin 2. fıkrasında belirtilmektedir. Buna göre gaiplikte yetkili mahkeme ilk olarak gaip olan kişinin yerleşim yeri, eğer böyle bir yerleşim yeri yoksa nüfusunun kayıtlı olduğu yer, eğer böyle bir kayıt da yoksa anne ve babasının nüfusunun kayıtlı olduğu yerdir.

Gaiplik davası çekişmesiz yargıya bir örnektir. Çünkü gaiplikte taraflar yoktur. Çoğu kez nüfus müdürlüğü gösterilir ancak nüfus müdürlüğü davalı konumunda değildir. Bu yüzden Usul Kanunu buna çekişmesiz yargı demiştir.

Yargılama Usulu ise MK 32 de düzenlenmiştir. 2 Fıkra: “ Mahkeme gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belli bir sürede bilgi vermeleri için usulune göre yapılan ilanla çağırır.”

Bu yolla mahkeme gaip kişi hakkında bilgi toplar.

3. Fıkra: “ Bu süre, ilk ilan yapıldığı günden başlayarak en az 6 aydır.” Yani ilandan sonra 6 ay beklenir. 6 Ay süre içinde herhangi bir işlem yapılmaz. Hakim gerekli görürse ikinci bir ilan daha yapabilir. 6 ay içinde bir başvuru olursa değerlendirilir. Bir başvuru olmazsa yargılamaya devam edilir. Çıkarılan gaiplik kararı ile kişinin kişiliği ortadan kalkar. Kişinin kişiliğinin kaybolduğu nüfus müdürlüğüne bildirilir.

Gaiplik Kararının Sonuçları:

Kişiliğin Sona Ermesi

Ölüme Bağlı Hakların Kullanımı

85. Maddenin 1. fıkrasında düzenlenmiştir. İlandan sonuç alınamazsa mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır.

Gaiplik Kararı Geriye Etkili Sonuçlar Doğurur

35. madde 2.fıkra: “ Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin gerçekleştiği günden başlayarak hüküm doğurur.”

Gaiplik Kararı İle İspat Külfeti Yer Değiştirir

Kişinin gaip olmadığını ileri süren bunu ispatla yükümlü olur. Mk 6. maddedeki Müddei iddiasını ispatla mükelleftir, ilkesinin tekrarı niteliğindedir.

Umut Otobüsü ve YAKAD

 kayip cocuk (1)

Sevgili Okurlarım bir an için gözlerimizi kapatalım ve sevdiklerimizi görmeyelim ne hissederiz ? İnanılmaz acı ve boşluk değil mi?

Kayıplık yani hukuki terimle Gaipliği inceledikten sonra bu konuda özellikle YAKAD tarafından umut otobüsleri kapsamında çalışmalar 1994 tarihinden bugüne sosyal hizmet projesi kapsamında faaliyetlerine devam etmektedir. Dernek Başkanı Zafer Özbilici ve İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in başkanlık ettiği dernek üyeleri YAKAD’ı: “

6 Eylül 1992'de zeka yaşı yedi olan 23 yaşındaki Abdülhamit Özbilici, evinin önünde bir ticari taksiye bindirilir. Araba hareket ettikten sonra ondan bir daha haber alınamaz.
Baba İsmet Özbilici, yüzbinlerce el ilanı bastırarak bütün Türkiye'yi şehir şehir, köy köy, kapı kapı dolaşır. Bir yıl sonra Abdülhamit'in küçük kardeşi Özgür, abisini beklediği pencerenin yanındaki yatakta ölü bulunur. 
İsmet Özbilici, bu acı olay üzerine kendini kayıplara adar. Oğlunu ararken kendisi gibi yakını kaybolmuş pek çok insanla karşılaşır. Türkiye'de aynı acıya düşmüş büyük bir aile olduğunu farkeder. Bu aileleri birleştirerek YAKAD (Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği) kurar. Özbilici'nin ömrü oğlunu bulmaya yetmedi. Şimdi bayrağı oğlu Zafer Özbilici devraldı.

Yaşamakta olduğumuz güzel ülkemizde, çocukları kaybolan anne ve babalar çaresizlik içinde yapayalnız kaldılar. Her yere başvurdular; bırakın kaybettikleri yakınlarının aranmasını, içinde bulundukları acılı durumu anlatmak için dahi karşılarında yetkili bulamadılar. 65 milyon içinde yapayalnız kalan bu insanlar, çaresizliklerine ve acılarına son vermek amacıyla bir araya geldiler. 
Akraba değiller, hemşehri değiller, fakat hepsinin ortak bir kaderi vardı: Yakınlarının kaybolması... Amaç sadece kaybolanları bulmak değil, kaybolmaları da önlemekti! Bu insanlar her geçen gün daha da çoğalarak, kayıp yakınlarına yardımcı olmak istiyorlar. Bir insanlık vazifesi yapmayı ve bu vazifelerini unutan insanlara bunu hatırlatmayı istiyorlar. İlkeleri; kayıpları bulmak, kayıpları önlemek için bir araya gelmek ve seslerini tüm dünyaya duyurmak! 

 


YAKAD sosyal amaçlı bir dernektir. Hiçbir siyasi amacı yoktur. Din, dil, ırk ayrımı yapmadan, sağlıklı bir toplum yapısı oluşturmak için; birlik ve beraberliğin çok kolay sağlanabileceğini, insanların hem kendilerine, hem de birbirlerine saygılarının var olduğunu kanıtlamak istiyor. Türkiye’yi tam üç kez dolaşan Umut Otobüsü bugüne kadar tam 900 kişiyi buldu.İsteyen herkes derneğe gelip üyelik kartını alabilir. Üyelik kartları en kısa zamanda adreslerine ulaşacaktır....”  diyerek tanıtmaktadırlar.

 

Resim Yaşlandırma Programı ile Güncelledik.

Türkiye'de ilk defa uzmanlar tarafından, resim yaşlandırma programı kullanılarak, kayıp Ahmet Tarı'nın resmini güncelledik.
1999 yılında kaybolan Ahmet Tarı'nın bugünkü görüntüsünün nasıl olduğunu görmek için, Adli Tıp Uzmanları ile yaptığımız çalışma sonucu, resim yaşlandırma programı kullanılarak Ahmet Tarı'nın 2009 yılındaki görüntüsünü elde ettik.
 

1997 yılında kaybolan Ebru Gönül'ün Adli Tıp Uzmanları tarafından resim yaşlandırma programı ile yapılan görüntüsü.
 

Sevgili Okurlarım;

Kayıpları bulmak için toplum olarak çalışmak zamanı artık. Umut Otobüslerine birer destek de bizlerden olsun (Tel: +90 212 635 28 64 , Email: iletisim@kayiplardernegi.com)

 

Esen Kalın...

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5658 defa okunmuştur

Etiket(ler): ,

YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri