Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

CAMİYE VURULAN ZİNCİR VE KİLİT

18 Kasım 2012 Pazar

Müslümanlar olarak dinlerarası hoşgörüyü ilke edinenleriz. Zira ilahi güce inanır ve bu yönde gelebilecek her türlü ilahi cezalardan Allah’ın varlığı inancıyla korkan müslümanlarız. Ülkemizde her dinden olan gayrimüslümleri kardeşlerimiz kabul edip hayati yaşamları yanında dinsel yaşamlarını da özgür bir biçimde yaşamaları için tolerans gösteririz. Ama biz dini inançların bu kadar özgürce yaşanmasına hassasiyet gösterirken aynı hoşgörüyü başka ülkelerde de görebiliyor muyuz? Cevabının elbette ki hayır olduğunu; gündeme baktığımızda da müslümanlar aleyhine hatta peygamber efendimiz aleyhine dahi yakışıksız ifade ve davranışlara tanık olmaktayız. Dinler Arası Savaşlar bu yüzyılda dahi devam etmektedir.

Atalarımızın zamanında bizlere kazandırdığı topraklarda 4000-5000 cemaatin olduğu yerlerde bile camilerimize kilit vurulabildiği zamanlar geçmişte kalmayıp günümüzde de ne yazık ki tanık olmaktayız. Yunanistan Rodos Adasın’daki Kanuni Sultan Süleyman zamanında Pargalı İbrahim Paşa ismiyle ünlenmiş camimiz günümüzde dahi -bir tutuklu muamelesi uygulanarak- kapısına zincirlerle asma kilit vurulmuş halde sadece öğle ezanı zamanında o da asla imamda olmayan anahtar tarafından açılıp akabinde hemen kapatılarak anahtarın caminin imamına dahi teslim edilmeyip; bir Türk vakfı olan Rodos Efkaf İdaresi'nde olan bir camimizdir.

44 köy ve 9 belediyeden oluşan Rodos adası, Minuanlılar, Mayanizliler, Dorlar, Romalılar, Bizanslılar, İranlılar, Museviler ve milleti belli olmayan Saindjonh Şovalyeleri'nin egemenliğinde kaldı. Ancak,Saindjonh Şovalyeleri'nin Akdeniz ve Ege'de gemileri soyarak korsanlık yapmaları üzerine harekete geçen Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı Donanması'nı Rodos Adası'na gönderdi. Çetin muharebeler sonunda galip gelen Osmanlı Donanması, 29 Aralık 1522'de adayı tamamen fethetti. 1912 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğu'nun elinde kalan Rados Adası, 1912-1943 yılları arasında İtalyanlar'ın, 1943-1947 yılları arasında İngilizler'in, 1947 yılında da Yunanistan'ın eline geçti. Özellikle batı medeniyetine ait eserler çok iyi korunduğu için açık hava müzesini andıran Rodos'ta Osmanlı İmparatorluğu zamanından kalma 8 adet cami, medrese, hamamlar, kütüphane ve sayısız çeşmeler bulunuyor. Adadaki en önemli Osmanlı eserlerinin başında Muratpaşa Camii, İbrahim Paşa Camii, Receppaşa Camii, Dolaplı Camii, Süleymaniye Camii ve Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi geliyor. Ancak, bu eserlerin kapısında zircirli kilip bulunuyor ve ziyaret edilmelerine dahi izin verilmiyor. İbrahim Paşa Camii, Kanuni Sultan Süleyman'ın Rodos'u fethinden sonra yapılan ilk camilerden biri. 1530 yılında yapımı tamamlanmış. Adadaki Osmanlı eserlerinden inşası bitirilen ilk eser. Vezir-i Azam  İbrahim Paşa tarafından yapılmış, namı diğer Makbul İbrahim Paşa ya da Pargalı İbrahim Paşa. Mısır'a giderken paşa buraya uğramış, Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle hem Süleymaniye Camii'ni başlatmış, arta kalan parayla bu camiyi yaptırmış. Ezan sesine hasret camilerin büyük bir kısmının minareleri yıkılmış, bazıları restorasyon bahanesiyle kapatılmış, bazıları da sağlam oldukları halde kapılarına kilit takılmış. Ancak, İbrahimpaşa Camii'nin, Türkler'in cenazeleri olduğunda ve Cuma günleri öğle saatinde açılmasına izin veriliyor. Caminin imamı; İskeçeli din görevlisi 42 yaşındaki İlter Meço’dur. 8 Kasım 2012 tarihinde bir vatandaşla öğle namazından sonra Rodos Adası'nda üç yıldır görev yapan imam Meço'nun, Yunan hükümeti tarafından aynı camiye imam olarak atanan Hasan Karaali'nin şikayeti üzerine gözaltına alındığı öğrenildi. Rodos Suçüstü (Yıldırım) Mahkemesi, Rodos İmamı İlter Meço ve T.C. Vatandaşı S.M. yi ; Yunan Ceza Kanununun dini toplantılarda kargaşa yaratmak ile ilgili 200. Maddesi ile küfür ve hakaret ile ilgili 361. Maddelerinde belirtilen suçlardan dolayı 21 ay hapis cezası verildi. Her ikisinininde istinafa başvurmaları üzerine de serbest bırakıldılar. İlgili maddelere dayandığı halde görünüşte sadece adi suç gibi görünen bu durum aslında içten içe kaynamanın varolduğunu gözler önüne sermektedir. Ayrıca; 2012 yılı Ramazan ayının başında Hasan Karaali, Rodos’ta yaşayan Türk azınlığından bu yönde hiçbir bir talep gelmemesine ve Yunan devletinin atadığı Dimetoka Müftüsü tarafından böyle bir yetkisi olmamasına rağmen Rodos İbrahim Paşa Camii’ne imam tayin edilmesi üzerine adada yaşayan cemaat bu atamaya karşı çıkmış, kendilerinin göreve getirdiği İmam İlter Meço’yu desteklemişti.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde-18: Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır.Bu hak, din veya topluca, açık olarak ya da özel biçimde öğrenim,uygulama, ibadet ve dinsel törenlerle açığa vurma özgürlüğünü içerir.

Rodos da yapılanların arkasındaki derin fikirlerin yorumunu Türk ve Dünya Kamuoyunun takdirlerine sunarken,Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Yetkililerinden bu konuya duyarsız kalmayarak bir an önce mudahil olmalarını talep eder, Yunanistan Hükümetiyle bir an önce görüşerek Atina’da bir Baş Müftülük Kurumunun kurulması çalışmalarıyla, birlikte Batı Trakya Türk Azınlığının kendi seçtiği seçilmiş Din Adamlarının kendi toplumuna hizmet etmesine izin verilmeli, Din ve Vicdan özgürlüğüne müdahale edilmemelidir.

Türk ve Dünya Kamuoyuna Saygı İle Duyurulur... 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3212 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri