Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

CEMAATLEŞSEK Mİ ? CEMAATLEŞMESEK Mİ ?

13 Aralık 2012 Perşembe

Demokrasi ile yönetilen ülkelerin çoğunda demokrasi nasıldır en önemli özellikleri nelerdir kısaca bakalım. Demokrasi algısının en önemli özelliği, insanların mutlaka birer cemaate zincirlenmiş olarak yaşamaya mecbur edilmesidir. Bir sosyalist, ateizm, kolektivizm ve devletçilik konularını kesinlikle sorgulayamadan mutlaka aynı zamanda bir çıkar birliği olarak sol  cemaate üye olurken bir siyasal dinci de devlet ve millet düşmanlığı, Arap hayranlığı ve dini ideolojileştirmek tavrı ve aynı zamanda çok sıkı menfaat ilişkileri ile kendi cemaatine bağlanır. Bir etnik ırkçı ırkın farklılığını ve bu farklılığın siyasallaştırılmasını gözü kapalı savunurken kendi adından ve devletinden nefret etmek müştereki ve aynı zamanda Marksist yönelimi ile kendi cemaatini belli eder. Cemaatleşme, insanın yegane var olabilme halidir. Bu, sürü halinde avlanan canlıların yegane hayatta kalma biçimidir ama insanların değildir.

O zaman da o ülkede neler olabilir bir de ona bakalım. Ülke bu durumlardan dolayı muhafazakarların hukukla sınırlandırılmış iktidarı yerine, dini, devlet eliyle halkının hayatının egemen kılındığı bir siyasal dinci/ümmetçi bir rejime doğru son hızla gider. Bu rejimin özelliği, din adına milletin ve milliyetin reddi, etnik ırkçılığın, milleti parçalamak adına kullanılması, adına Müslüman denen siyasal dinci bir grubun devletin imkanlarını kendi kolektif yarar anlayışına göre cemaatlere dağıtabildiği, korporatist ve kolektivist bir dağıtıcı devlet yapılandırılmasıdır.

Bu kadar açıklamadan sonra gelelim bir zamanların PKK karşısında dini kurtarmak amaçlı kurulan örgüte ve icraatlarına.

İran İslam Devrimi sonrası 1979 yılında Diyarbakır ilinde “Vahdet Kitabevi” çevresinde bir araya gelenler tarafından atılan Hizbullah ismini alan örgüt Türkiye’deki oluşumunu 1981 yılında Fidan Güngör, Menzil Grubu ile meydana getirmiştir. Hepimizin zihinlerinde hatırlayacağımız gibi pek çok olaya kendi yöntemleriyle infazlar uygulayan bu örgüt 1982’de Hüseyin Velioğlu, İlim Kitabevi’nde yeni bir oluşuma giderek İlim Grubu’nu kurdu. Grup, “Tebliğ-cemaat-cihat” yönteminden “Tebliğ ve cemaatleşme” aşamasına geçerek, Hizbullah Terör Örgütü (Allah adına, İslam uğruna gruplaşma) ismiyle, Allah adına silahlı mücadeleyi benimsedi. Domuz bağı yöntemli infaz yöntemleriyle dini yaşatmak için ve din tehlikede adına PKK ile de mücadeleleri olmuştur.

1992 senesinde PKK ile mücadele adıyla; 25 Haziran 1992 tarihinde PKK’nın Diyarbakır-Silvan Yolaç köyündeki camii baskını olayı iki örgütü karşı karşıya getirdi. Hizbullah bu olaydan sonra PKK’ya yönelik silahlı saldırı başlattı. 1999 senesinde PKK’yı sindirme hareketine devam eden örgüt; aynı yılın Mart ayında Mardin Kızıltepe ilçesinde örgüt arşivinin ele geçirilmesiyle 20 bin örgüt mensubu deşifre oldu. 17 Ocak 2000 tarihinde ise İstanbul’da başlatılan ve 26 ilde eş zamanlı yürütülen operasyonlarla Hizbullah Terör Örgütü’nün lider kadrosu ve silahlı kanadı etkisiz hale getirildi.

Başka neler yapmıştı bu örgüt peki; Örgüt 17 Ocak 2000 tarihinde yapılan operasyonları yönlendirdiği gerekçesiyle 24 Ocak 2001 tarihinde Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’a yönelik eylem gerçekleştirdi. Çok ses getiren  Hizbullah Terör Örgütü “Şiddetten uzak durma” stratejisi gereği 16 Haziran 2004 yılında Diyarbakır’da faaliyete geçirdiği Mustazaflar (Ezilenler) ile Dayanışma Derneği’ne bağlı olarak mücadeleye devam etti.

2005’te 5954 sayılı Topluma Kazandırma Yasası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’ndan yararlanan 591 örgüt üyesi tahliye oldu.

Mustazaf Der’e, 25 Ağustos 2008 tarihinde, “Tüzüğe aykırı amaçlarla faaliyet yürüttüğü, Anayasal düzeni yıkarak yerine Şerri esaslara dayalı teokratik devlet kurmayı” amaçladığı için dava açıldı. Dernek 9 Şubat 2010 tarihinde kapatıldı.

CMK 102 maddenin, 31 Ocak 2010 da yürürlüğe girmesiyle bazı örgüt üyeleri tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi.

 

 

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1718 defa okunmuştur
Cemaatleşmek veya Cemaatleşmemek
Mehmet ŞİMŞEK
İnci KAYAR:Hanımefendi.Hukukçu kimliğiniz ve bilgi birikiminizle;Çok güzel açıklama yapmışsınız.Tebrik ederim.Laik devlette;Cumhuriyet yasaları uygulanır. Devleti yönetenler,çeşitli akımların etkisi altındadırlar.Devlet akılla,ilimle yönetilir.Din devlet işlerine karışmaz.Devlet dine müdahale etmez.Kur'ana uymayan;Cemaat ve Tarikatçılık sapıklıktır.İtibar edilmez. .Mehmet ŞİMŞEK.Art.Yazar.
13 Aralık 2012 Perşembe 17:30
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri