Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

DAHA KAÇ FİDAN GİDECEK - II -

12 Ağustos 2012 Pazar

Şubat 2012 Erdal Sarızeybek Ulusal Kanal’da canlı yayında üç buçuk saate yakın bir süre konuştu. Konuşması bittiğinde saat sabaha karşı 02.58 idi. Geçenlerde bu programın tekrarı verildi ve hiç başından kalkmadan notlar tutarak izledim programı;  emin olun böyle bir konuşma başka bir ülkede yapılsaydı, gerçekler bu kadar açık, bu kadar ortada olsaydı bütün ülke o gece bir dakika bile uyuyamaz, kimseyi uyku tutmaz, herkes can havliyle sokağa fırlar, kahrından yanardı. Vatanı için; içi yanardı, halkıyla birleşirdi ve duymayana, bilmeyene koşar haber verirdi.

Programdan Aldığım Notlarla Sarızeybek Anlatıyor:

Basyan’dan geldiler

Bunlar Basyan’dan geliyor. Basyan ormanlık bölge, derin çatakları var. Her bir çatakta terörist olabilir. Bunlar yılan gibi yaratık. Son saldırıda köylülerden aldığım bilgilere göre akşam saatlerinde planlanmış. 9 Mayıs’ta bize yaptıkları gibi yapacaklarmış. Gece sınıra yanaşmışlar. Ağaçların arkasında onları kimse göremez. Leylekdağı’na yanaşmışlar. Orada da kimse göremez. Gündüz de asker asker değişiminde mevzilere yanaşmışlar. Teröristi görmek kolay değil. 30 metre ötemdeki teröristi ben görememiştim. Sürünerek geliyorlar, toprak rengindeler.

Ancak Aktütün’de Bayraktepe’deki bizim pusu askerleri bunları görüyor. Erken çatışma çıkıyor. İlk tetiği biz çekiyoruz. Eğer ki ilk tetiği onlar çekseydi durum bambaşka olurdu.  İlk tetiği çekmek çok önemlidir. O zaman güç size geçer. Bizi vurmaya gelsinler diye beklemeyelim, biz gidip vuralım.

Aktütün’ü kapatırsanız ülkenin arka kapısını kapatmış olursunuz. Karakol kapatmak demek vatanını terk etmek demektir. 16 sene önce orada 22 kişi öldü. Aktütün köylüsü devletini istiyor. “Biz yalnızız” diyor. Hükümetin görevi o köylüyü korumak. Karakol kapatmak o sorunları çözmez… Aktütün’ün ardında Konur Vadisi var. Aynı sıkıntıyı yaşayan 4 köy daha var o vadide. Siz Aktütün’ü merkez seçer gücü oraya yığarsanız, vadiyi tehdide açık bırakırsanız, Aktütün’ü koruyamazsınız. Oraya bölük yapmak lazım. 1997′de oraya bölük yapılacaktı. Ama devlet hesap sormuyor. Müteahhit terör tehditi var dedi, parayı aldı kaçtı. Ben feryad ediyorum onu bulun diye… Oraya bölük yapın diye…

Aktütün Vadi İçinde Yapayalnız…

Örgütün çok ciddi bir arşivi var. O arşivde hangi terörist hangi askeri öldürmüş yazılı. Örgüte katılan kişiye bir kod adı veriliyor ama gerçek kimliği o arşive kaydediliyor. Sonra o kişinin tüm eylemleri isminin karşısına kaydediliyor. Öcalan bize teslim edildiğinde alınan ifadesinde söylüyor. “Kod adı Harun benim sağ kolumdu, şoförümdü. Arşivler onda” diyor. Bizim istihbarat onun gerçek kimliğini biliyor. Suriye’de olduğunu da biliyor. Tutup getirmesi gerekli ki o arşiv çok önemli. Arşivde para kaynakları, eylem krokileri, nereden silah aldıkları, yurtdışı bağlantıları, silah şirketleri ile bağlantı, yurtiçi bağlantıları her şey kayıtlı. Bunlar bulunmalı ki hukuki delil olarak kullanılsın. Yoksa Aktütün’de askerimizi şehit eden adam gelir, ben elime kana bulamadım, dağda çuval taşıdım deyip eve dönüş yasasından yararlanır.

Öcalan 1999′da  ifadesinde söylemişti. PKK’nın parası İsviçre’de Kürtçe Dayanışma Vakfı hesabına yatırılıyor. PKK’nın yıllık geliri 500 milyon Avro. Eğer bu kasayı bilerek bulmuyorsanız Aktütün’deki askere silah sıkıyorsunuz demektir.

Kürt Sorunu=Ermeni Sorunu

Türkiye’yi bekleyen çok büyük bir tehlike Kürt sorununun Ermeni sorununa dönüşecek olmasıdır. Ermeni meselesiyle sözde Kürt meselesi de birbirinin devamıdır. Şöyleki;  Asala cinayetleri birdenbire kesildi ve Ermeni devleti meseleyi Ermeni soykırımına dönüştürerek dünya siyasetine taşıdı. Şimdi de Kürt cinayetleri işleniyor ama arkalarında devlet yok. Yarın bugün Kürt devleti kurulunca aynı Ermeni meselesine dönüşecek. 32 bin teröristin etkisiz hale getirildiği açıklandı. Bu cesetlerin çoğu arazide. Kandil bombalandı. Orada ölenler orada kaldı. Kürt Devleti kurulunca Barzani denen adam dünyadan insanları çağıracak. “Türkiye katliam yaptı, işte de kanıtı. Buyrun cesetler” diyecek…

Peki ne yapılmalı?

Adalet bakanlığı bu çatışmaların tutanaklarını tutuyor. Bu tutanaklar TSK’nın operasyon raporlarıyla birleştirilmeli. “Biz 100 terörist öldürdük ama 33 de şehit verdik” diyebilmek için. Türkiye bu hazırlığı şimdiden yapmalı…

Askerin İlk Ateşi Atma Yetkisi Yok

2004 Aralık'ta Avrupa Birliği Uyum Yasaları için değiştirilen CMUK'da gözaltına alma yetkisinin sadece savcılara verildiğini belirterek şunları söyledi:

"Polise, jandarmaya, askere bir tane bile yetki yok. Askerin orada teröristi sağ olarak gözaltına alma yetkisi yok, ateş etse cinayet işleyecek. Mecburen çatışma çıkmasını bekleyecek. Asker ve polis basit bir tutanak memuruna dönüştürüldü. Örnek verecek olursak asker teröristle karşılaştı. Gözaltına alamıyor. Terörist kaçtı. Mesken olarak kullandığı bir ahıra girdi. Asker orayı arayamıyor. Çünkü savcıdan izin alması gerekiyor. Dağın başında gecenin yarısında savcıyı nereden bulacak asker. Terörist ateş açmadan askerin onlara ateş açma yetkisi yok. Sonradan bu "teslim ol ihtarına uymazsa kullanılacak silahta denklik olmak kaydıyla ateş açabilir" diye değiştirildi. O G-3'le ateş açıyorsa, sen onu bombalayamazsın yani. Yani Fransa’nın 150 yıl önceki haline… Hükümet Avrupa Birliği böyle istiyor diyebilir ama Fransız kanunlarında polisin ve jandarmanın bütün bu yetkileri var.

Gelelim Uludere Olayı ‘na

Uludere’de olan: İstihbarat alınıp Irak’ta bir alan bombalanmıştı. Terörist olmayan, kaçakçı olan bizim insanımız bombalanmıştı. Hiçbir milletin yurt savunmasını, ülkesinin bölünmez bütünlüğünü korumayı yabancı ülke istihbaratı yapamaz. Sarızeybek burada 2007 Dağlıca baskınını hatırlattı. Başbakan -Bush görüşmesinden sonra Başbakan yurda zafer kazanan bir komutan gibi geldi: “İstihbarat paylaşacağız, “dedi.

Medya (basın- yayın) zafer naraları atmaya başladı: “ABD istihbaratı veriyor, vuruyoruz” dedi. Terörle mücadele dışındaki insan hayatını kaybediyor Uludere’de. İstihbarat alıyorsun. Bu şekilde kalabalık terörist grubunu sınırdaki birliklerin araştırma imkanı yok. 1990’lı yıllarda biz kendimiz istihbarat alıyor, kendimiz yeri bildiriyorduk: Şurayı bombalayın!”

Bilinçli Olarak Vurdurdular

Şimdi Amerika söylüyor, bombalayın diye. Amerika- İsrail aldığı digital verilerle istediği değişikliği yapıyor. İnsansız hava aracı her şeyi görüyor. Bize istihbarat verenler bizi hataya düşürdü. Görüntüyü alan Amerika- İsrail ajanları. Görüntüyü veren (İstihbaratı veren) Amerika-İsrail ajanları. Müttefik dediğiniz ülkeler size yanlış bilgi verirse ne yaparsınız? Bir Türk Ordusu, kendi ordusunu bombalayan ordu durumuna getirildi. Ekranlar da şöyle dediler: “Komutanların kendisi terörist (!) Genelkurmay Başkanı bile işi gücü bırakmış hükümeti devirmekle uğraşıyor, hudutları koruyamıyor…” Bu ekranlar, ülkeyi koruyanlar kaçakçılık yapıyor dedi. Kaçakçılığı bilmeyen hududu bilmeyen asker yapıyor bunları diyerek ekranlara çıktılar.

Bilinçli olarak bu istihbaratı verdiler. Bilinçli olarak vurdurdular. Mavi Marmara olayı gibi. Benzer iki tablo. Bizi tuzağa çektiler. Türk Ordusunu hedef haline getirdiler. Terörle mücadele edemeyen, sınırları da koruyamayan dediler, kaçakçılıkla suçladılar.

Hudut namustur, biz böyle yetiştik. Bir asker; Hudut Namustur yazmış, bu yazının altında resim çektirmiş, ailesine göndermiş.

Tam bu sırada; Erdal Sarızeybek burada tahtada hudutu çizerek önemli yerlerin adını yazdı.

Burası İran, burası Irak. Şurası Habur kapısı. Şurası Uludere, Çukurca, Dağlıca, Şemdinli.

Hudut demek, Doğu Anadolu’da dağlar ve taşlar demektir! Bir iz işaret yok. Hudut taşları var, yarım metrelik, beş yüz metrede bir, çoğu kaybolmuş. Arasını hizalayacaksınız. Hudutu korumak için çağın teknolojisinden istifade edilecek tedbirler alınmamış.

Karakollar var: Aktütün, Uludere karakolları kaç kez baskına uğradı. Uludere’de bir hudut bölüğü 200 kişi diyelim, 40 kilometre hudut vermişler korumaya. Her metreye asker dikemezsiniz. İşin garibi Uludere karşısında Haftanin kampı var.

Çukurca’nın karşısında – Zap

Dağlıca’nın karşısında- Avaşin

Aktütün karşısında- Basyan

PKK’nın barındığı alanlar bunlar. İstihbaratınız var, işte bakın buralar kimin bölgesi?

Barzani’nin bölgesi. Buralarda nerden baksan 20 bin PKK’lı var. Bir de Hakurk kampı var bunların. Hudutta görev yapıyorsun, karşınızda PKK var. PKK’nın barındığı alanları biliyorsun. PKK’nın fırsatı bulunca saldıracağını da biliyorsunuz! Timlere ayırsanız yirmi kişilik tim olur. Orada patikalar oluşmuş yıllarca katırlarla gidip gelmeden. Sekiz pusu atacaksınız diyelim. 50 patika. Yolda sekiz pusu atabilirsiniz. 42 patikadan ise herkes geçer. Hudut 24 saat görev yapılan birliktir. Burada gece gündüz yoktur. Ben altı yıl gece gündüz hiç uyumamışım. Dört yıl eve gitmemişim… Mehmetçik’le beraber yiyoruz, beraber pusuya çıkıyoruz. Biz bir devletiz. Binlerce yıllık devlet geleneğimiz var. Bu sınır korunmasının gerçekçi bir şekilde yapılması lâzım.

Hayvan Kaçakçılığı

Başkale’de şehir merkezinden hududa giden yollar var. Kış geldiğinde yol 4-5 saati alır. Sizin askeri birliğinizi engellemek için o yolu öyle bırakıyor. Kaçakçılık yaptıranlar, feodal ağaların uzantıları.

Yolu yaptırırsan: Kaçak önlenecek, Ağalar pay alamayacak!, Mecliste oy alamayacak. O bölgede temel geçim kaynağı hayvancılıktır. Terör ve kaçakçılık hayvancılığı resmen öldürdü. Bu hudut insan gücüyle korunamaz. Niye devletin yapmadığı görev için görevini yapan askerini suçluyorsun? Hüseyin Çelik, Doğu Anadoluda hayvan kaçakçılığından PKK on tirilyon alıyor, dedi. Biz çok hayvan yakaladık. Yakaladığımız hayvanı yeddi emin olarak muhtara veriyoruz. Kaçak hayvana biri benim diyor. Muhtar menşei şahadetnamesi veriyor. Savcıya gidiyor. Sonra veterinere. Veteriner bu hayvan Türk koyunudur diyor. Kaymakam yol-hizmet belgesi veriyor. Sonunda benim yakaladığım hayvan arabaya konmuş satılmaya gidiyor. Kaçakçılıkla ben mücadele ediyorum. Oradaki devlet görevlileri benden alıp ağaya veriyor. Hayvan kaçakçılığı sınır köylerinin kaderi. Askerler bunla canı pahasına mücadele ettiler. Ülkeyi yöneten siyaset bunu önlemek istemiyor. Rant (çıkar)sağlıyor!

Uludere’de halk işsiz, kaçakçı zaten elli lira kazanıyormuş diye mesele başka yere çekiliyor. Kaçağı millî ekonomiye dahil et. Oradaki sütü toplat, hayvancılığı teşvik et! Biz niye orada hayvancılığı geliştirmiyoruz? Çünkü terörü ve kaçakçılığı siyasi ranta çeviriyorlar! PKK terör örgütünün kamp yerlerine baktığımız zaman en önemli yer Hakurk. Bizim sözlerimize önem vermiyorlarsa, Amerikalı ağbilerine sorsunlar! Benim hükümetim kaçakçılıktan büyük rant sağlandığını biliyor. İşte Hüseyin Çelik söylüyor: (Doğu Anadoluda hayvan kaçakçılığından PKK on tirilyon alıyor, dedi.)

Bununla beni şehit ettiğini de biliyor.

Genelkurmay Başkanlığı Amerika’nın istihbaratıyla nereleri bombalamış?

Bu ne demektir? Terörist burada. Uludere’de ise asker elinde silahla bekliyor. PKK saldırısını bekliyor.

Uludere Gerçekleri

PKK Gümrüğü- PKK Haracı Burada yüzlerce patika yol var. İç yerlerde Irak’ta PKK gümrük noktası var. Türkiye’den İran’a, Irak’a kaçağa gidenler bu noktadan geçmek zorunda. Eğer haracını verirseniz geçersiniz. Vermezse PKK kaçak yaptırmaz! Biz kaçağı önledik diye o zaman Samanlı Karakolu’na saldırdılar. Terörün büyük finansmanı kaçaktan geliyor! PKK bütün kaçakçılığı kontrol altına almış, bundan büyük para elde ediyor. Hiçbir Hudut Bölük Komutanı bu şartlar altında sen kaçağa git, sen fakirsin,yazıktır sana demez, diyemez!..

Bu durumda medyanın (basın-yayın) görevi nedir? Halka doğru bilgi vermek.

Zeybek programda devam ediyor. Jandarma Teşkilatından biri olarak ömrümü dağlarda geçirdim. Silahlı Kuvvetler terör rant sağladığı için terörü bitiremiyor. Biz on bin kişiyle huduttaysak on kişi çıkmamıştır bu işe karışan subay sayısı. Bunu iyi biliyorum.

Benim ipotekli bir evim, ipotekli bir arabam var. Hâlâ borcunu ödüyorum.

Herşeyim vatan! Yüreğinde bayrak, vatan- millet sevgisi olmayan bu mücadeleyi yapamaz! Başka ülkenin insanında bu sevgiyi bulamazsınız!

En basit mantıkla hudut bu! İşte karakollar! Hiç şu soruyu sormaz mı insan: Burada Haftanin kampının ne işi var? Niye müdahale etmiyorsunuz? Kim engelliyor bizi? Bu terör kampının varlığını biliyorsunuz! Bir harekât yaptırmıyorlar! Göz göre göre askerlerimiz şehit oluyor.

Uludere Hedef Bölge

Hudut Birlik Komutanı size kaçağa gidin diyemez. Dönüşte bu gidenin kimle geleceğini bilemez ki!.. Yabancı istihbarat örgütleriyle burası hedef bölge seçilmiştir. Tıpkı Hırant Dink cinayeti gibi. Arkasında köstebekler çıkacak. O cinayet sayesinde tam beş yıl Ermeni propagandası yaptılar.

8650 şehit. Hırant insan, tamam. Öldüreni belli. Olay faili meçhul değil. Ama bizim sekiz bin altı yüz elli Mehmetimizin, şehidimizin faili meçhul.

PKK’nın adı ne?

Kimi yargılayacaksın?

Mehmetçiğin insan hakkı yok ki?

Hırant’ın anasına sesleniyorum:

“Evlâdını öldürdüler. Katili belli. Örgüt bağı varsa çıkacak. Belgeler, kayıtlar var.

Mehmetçiğin, 8 bin 650 Mehmetçiğin faili ise meçhul”

Cumartesi anneleri konuşuyor. Bunu niye söylemiyorsunuz?

Uludere’deki Kurgu

Bu olayı öyle kurgulamışlar ki, olay çıkmayacağını söylediklerini, kandırdıklarını Haftanin bölgesine götürdüler. Görüntüye göre orduya verdikleri istihbaratla onları orduya öldürttüler. Yabancı istihbarat örgütlerinin darbeleri çözülmemek üzerine kurgulanmıştır. Çözülmeyen olay üzerinden siyaset yön değiştirsin diye! Uludere kimin istihbarıtıyla oldu sorun!

Şimdi dedikodusunu yapıyorlar: İnsanlar ölmüş de katırlar ölmemiş. İstedikleri istenilen siyasi hedefe ulaşmak!

Siz bu olayda kim kârlı, kim zararlı çıktı derseniz, kârlı çıkanı bulursanız yapanı bulursunuz. Türk Ordusu en zararlı çıktı! Demek ki Türk Ordusu bundan kâr etmedi. Barzani Kürt devleti siyaseti yaptı. PKK PKK propagandası yaptı. Binleri topladı,yürüttü. Barzani propaganda yaptı, Irak’la kapı açalım, dedi.

Şemdinli- Uludere- Çukurca kapısı açalım dedi! Erbil’in yanında Musul var. Barzani ticaretini Erbil- Habur yoluyla yapıyor. Musul ticareti de bu yolla! Barzani’nin buradaki ticaretini Musul hattı tehlikeye sokuyor.

” PKK- KDP- KYP “ Bunların Açılımı

PKK: Kürdistan İşçi Partisi

KDP: Barzani’nin KDP’si: Kürd Demokrat Parti

KYP: Kürdistan Yurtseverler Birliği

Bu PKK, BDP’nin silahlı yanı.

Hedefi Ortadoğu’da adı kürt olan bir devlet kurmak. İran bile PKK’nın tehdit olacağını 90’lı yıllarda göremedi.

“İmralı’dakini niye verdiler? “dedi. Şimdi görüyoruz.

PKK’nın Siyasi Planı

Dünya tarihinde adı Kürd ile başlayan başka proje var mıdır? Google’ye girin bakın bilgisayarda. İngiliz –Fransız anlaşması, SEVR anlaşması. SEVR haritasına bakın: Buna göre Ermenistan- Kürdistan kurulacaktı. Güneyde İngilizler, Fransızlar vardı. SEVR olsaydı Anadolu’nun Türk dünyasıyla bağı kesiliyordu. Bırakılan Ankara bölgesi de son bir hamleyle elimizden alınacaktı! AB dediğiniz Bizans’ın, Roman’ın çocuklarıdır.

Barzani’ye Van Yolu Üç Milyon Kimlik

Erbil’den Çukurca’ya, Uludereye yol açmak. Barzani Doğu Anadolu’da yaşayan üç milyon vatandaşa pasaportunu dağıttı, kimlik verdi. Siz bu yollarla Barzani’yi Van’a bağlarsanız Barzani’nin Kürt devleti siyasetini Doğu Anadolu’yla birleştirirsiniz! Barzani bir aşiret reisi. Onun gibi orada elli aşiret reisi var. Gelecek seçimde Doğu Anadolu halkı Erbil’e gidip oy kullanacak, Barzani’yi tekrar iktidar yapacak! Kürdistan siyasetini kim yönetiyor?

SEVR İngiliz-Fransız projesi.

Kurtuluş Savaşıyla bunu bozduk. Şimdiki Yahudi projesi!

BOP- Yahudi Projesi-

Uludere olayında katır öldü mü diyorlar. Mazot izi var mı? Böylece gerçeği görmenizi engelliyorlar. Bunlarla uğraşırsak:

O zaman tehditi göremeyeceğiz.

Bu iç siyasetin ihanetinin resmi. Terörün finansmanını kimse göstermedi. PKK terör örgütü Anadolu’nun bağrından çıkmış bir örgüt değil. PKK bir siyasi proje. Kurtuluş Savaşı verdik. Türkiye Cumhuriyetini kurduk.

BOP- İsrail Projesi

1948’de İsrail kuruldu.İngiliz bölgeden geri çekildi, yerine İsrail geldi.1991’de 1. Körfez Savaşı’nda Amerika Ortadoğu projesiyle güneyimize geldi.

İsrail: Büyük İsrail Projesi

Amerika: Büyük Amerika Projesi

İsrail’e Bakın; 1982 Siyonist Projesi

Dikkatleri İsrail’e çekmek lâzım. Bütün bu olaylar 1982 siyonist projeleri! Bu planı okumadan bunları- Kurt Kapanı’nda yazdım- anlayamayız. Bu gün Ortadoğu’da ne oluyorsa hepsi bu planda yazılı. Burdaki insanları etnik,dinsel temelde ayrıştırıp çatıştırıp parçalamak! Amerika da burada enerji istiyor. Hazar’ın çevresindeki Türk devletlerini, Türkmenistan, Kazakistan, Tacikistan… hepsi Türk devletler, Türkiye’den ayırmak. SEVR’deki gibi Türk’ü Anadolu’dan silmek. Bu proje ileri demokrasi- Arap baharı gibi karşımıza çıkıyor. Doğu Anadolu’nun PKK ile bir yönetimle, Anadolu’nun Türk dünyasıyla bağı kesiliyor. Bunlar ülkeleri parçalayıp parçaları kendilerine müttefik ederler.

Asıl Hedef Türkiye’dir!

“Ne Mutlu Türküm Diyene! “diyenler, Türk Bayrağıdır! Haçlı seferidir dediler buna. Kardeşlerimiz uyanacak…

Projede amaç Türk varlığını Anadolu’dan silmektir. Aynı proje karşısında adım adım hedefe gidiyorlar! Suriye’de olan bu! Uludere de buna hizmet ediyor! İsrail hem Suriye’ye , hem İran’a saldırmak için Suriye’nin kaynaklarını İran’ın kullanmasını istemiyor! Nisan’a kadar Esad’ın işini bitirecekler. İran’ı vuracaklar!

Kürdistan siyaseti Anadolu’nun Asya ile bağını kesmek içindir.

Her gün ayrım yapıyor Başbakan. Türk- kürt, Alevi – Sünni

Bu Yahudi siyasetidir. Bizim halkımız BOP’un neresinde? Mücadele ediyorsak bunları yeneriz. Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi. Ama birlikteyse bizi yönetenler bunlarla, o zaman vatan tehlikede.

Projenin Temeli

Projenin temeli etnik- dinsel ayrıştırma. AKP dokuz yıldır bunu yapıyor. 42 etnik kimlik var diyor. Dinsel ayrıştırma yapılıyor. Ayrıştırmaya hizmet ediyor.

Anadolu’nun Asya ile Bağını Kesmek!

Günümüz hükümetinden önce yani 2002’den önce Barzani’nin Kürt devleti kurması savaş nedeniydi. Barzani gelince Irak bayrağı konmadı. Sınır kapıları açıp Barzani’yi egemen kılmak istiyorsunuz.

Habur olayıyla PKK’ya halk desteği verildi.

Yerel yönetimler PKK’nın eline geçti. Yerel yönetimler yasasıyla özerk bölge ortaya çıkıyor. Anadolu ile bağımız kesiliyor. Özal’la başlayan ekonomik kaynakları satmak. Bu kaynakları İsrailli ve Rumların olduğu şirketlere satıyorlar. Borsa yüzde seksen yabancıda.

Bankaların yüzde sekseni ve iletişim yabancıda

Bunu niye yaptılar? Bizi yoksullaştırmak için. Cüzdanını açanın en az sekiz kredi kartı var. Kim yaptı? AKP ekonomisi ekonominin yönetimini yabancıya verdi. Ülkenin ekonomi yönetimi yabancıya verilir mi ya? Yarın savaş olursa Telekom yabancıda. Yüzde doksan çiftçi borçlu. Tapuyu getir teşvik al diyorlar. Feodal ağalarda doğu’nun tapusu. Yabancı bankalar köylüye kredi verdi. Toprakları yabancıya satmak serbest, üç milyon Rum Ege’ye gelse Rum bin liralık yere on bin verse vatan oprağı onlara geçecek. Yüzde doksanı gidecek.

Bu programı izlerken içim ürperdi. Önceki yazıma devam olması adına bu programdaki anlatılanları köşemde paylaşmak istedim. Herşey ortada üç maymunu oynamak beyhudedir.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1618 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri