Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

DİZİ FİLMLERİN TAHAKKÜM ZİNCİRİNDEYİZ...

07 Ekim 2012 Pazar

Son dönemlerde dizi kültürümüz bir hayli gelişti. Öyle bir gelişme gösterdi ki artık dizilerimizle Avrupa’ya da açılır hale geldik. Bir zamanlar Meksika dizilerinin arz-ı endam ettiği televizyon ekranlarında şimdilerde dizilerimiz arz-ı endam ediyor. Bu durum dizi sektöründeki gelişmemizin göstergesi midir? Kesinlikle hayır. Bu bıçak gibi keskin cevabıma kızanlarınızın söylemleri kulaklarıma gelir gibi oldu. Lütfen sinirlenmeden yazımı okumaya devam buyurunuz. Aslında burada gelişme sözkonusu değildir dedim ve sözümünde arkasındayım. Şöyle ki; ilk eleştirim dizilerimizin konuları hep birbirinin aynı, diğer bir konuda ki eleştirim ise nedense her dizide oynayan sanatçılar hep aynı kişiler değişen sadece dizilerdeki karakterleri, üçüncü eleştirim ki  eskiden sinema olarak çevrilen pekçok kaliteli yapıtın o zamanki tadları vermeyen günümüz yaşamına uyarlanmış dizi adı verilen uygulamalarla birkaç kişiyi yıldız yapma çabaları.

Seyretmek için zaman bulamamakla birlikte bazen zamanımı ayırarak dizilere baktığımda her dizide konu zengin hayat yaşayan insanlar, akıl almaz entrikalarla, çarpık ilişkilerle dolu yaşamlar ya da tarihi dizi adı verilen çoğu senaristin olmasını istediklerini dile getiren sahnelerden kurgulanmış adına tarihi anlatan dizi adı verilenler. Dizi sektörü asla gelişme göstermiyor. Sadece eski filmlerin eski o kaliteli yapıtların kopyaları, ya da eski büyük ustalarımızın kitaplarının konusu diyerek günümüze uyarlanan bir sürü saçmalığın yer aldığı sahneler. Aslında bu diziler yapılırken inanıyorum ki özellikle magazin camiası düşünülüyor. Nasıl mı? Şöyle efendim; hani magazincilere diziler aracılığıyla malzeme çıkıyor ya magazinci ne yapıyor alıyor eline mikrofon ve kamera ver elini dizi kahramanlarının takibi başlıyor. Eee o da haklı ekmeğinin derdinde magazin programlarına konu arıyor. Ne yapıyor  nasıl yapıyor derseniz; efendim şu dizinin kahramanı nerde eğleniyor, hangi sokak arkasında kiminle yakalandı, kimin arabası, evi değişti gibi dedikodu kazanlarını kaynatan malzemeleri bulup hiçbir amaç vermeyen programlarıyla bizlere ulaştırıyorlar. Aslında bizde çok merak ediyorduk kim kiminle, kim ne yapıyor!

Dizileri hepimiz şöyle bir düşünelim. Bu dizileri toplum hayatına bu kadar girdiren neden nedir peki? Hayal aleminin içinde, masal dünyasında yaşamak gündemin sıkıntılarından bir nebze olsun toplumu uzak tutmayı başarmaları mıdır? Aslında öyle de değil çoğu diziler hayatın kaotik görünüşünü televizyon kanalıyla evlerimize kadar girdirmektedir. Dizilerdeki karakterlerle özdeşleyen aile bireylerinde; aileden kopmalara kadar giden sürecin başlangıcında olumsuz etken olmalarıdır. Aile olarak oturulup seyredilmeye müsait olmayan diziler, aile olarak otursak bile hayatla ilgili hiçbir mesaj vermeyen safsatalarla dolu sahnelerin ardarda geldiği adına dizi denen çerezler. Bu diziler o kadar önemli ki aralara bir de reklamlar veriliyor ve alt kısımda geri sayım başlıyor. Merakla beklenen dizi yeniden başlıyor. Öyle güzel zamanlarımız öldürülüyor ki farkında değiliz. O alttaki sayaç bizim kıymetli zamanımızdan alırken bizi de tahakkümü altına almış da farkında bile değiliz.

Kısaca toplum olarak dizi fİlmleri denemeyecek saçmalıkların  tahakküm zincirlerinin gönüllü mahkumlarıyız. Fert olarak bu zincirlerden kurtulmanın, uyanmanın, daha faydalı işleri yapmanın zamanıdır.

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1358 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri