Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

DUYARLI OLMAYA DAVET

13 Ağustos 2012 Pazartesi

İnsan hayatı herşeyin üstünde olup nesillerimizin sağlığı için elimizden gelen her türlü çaba ve yardımı yapmamız inancıyla köşemde bu konuyu ele almayı uygun gördüm. Tıp literatüründe İktiyozis Vulgaris olarak isimlendirilen bir rahatsızlık olan ve hala tıpbi olarak yapılacakların kısıtlı olduğu bir hastalık olan balık derili hastalar olarak dile getirilen bu hastalıkla mücadele eden pekçok aile  vardır. İktiyozis vulgaris hastalığının belirtileri hastalığın derecesine göre farklılık gösterirken bununla birlikte genellikle belirtiler kuru ve pullu deri ve deride poligon şeklindeki ufak şekiller olarak karakterize edilir. Pullu deri genellikle dirsek ve alt bacak bölgesinde gözlemlenir. Rahatsızlığın nedeni cildin üst katmanında aşırı ve kronik protein birikmesidir. Bu birikme vücudun yenilenme sürecinin yavaş işlemesi sonucu oluşur. Genetik olarak aile bireylerine geçen rahatsızlık gençlik döneminde kaybolmakla beraber daha sonra tekrar geri döner.

230px-meyers_b8_s0235a.jpg

İktiyozis Vulgaris hastalığının bilinen bir tedavi yöntemi yoktur. Uygulanan tedavi yöntemleri hastalığın belirtilerini en aza indirmeye yöneliktir. İktiyozis vulgaris tedavisi alfa hidroksi asitleri içeren kremleri ve A vitamini içeren ilaçları içerir.

Bir aile ki maddi imkansızlıkları var bunun yanında bir de küçük Enes’leri geleceklerinin güvencesi nesillerinin devamı olacak minik bir evlat hergün her an kaşıntı içinde ve balık pulu gibi dökülüyor ve yara içinde kalıyor derisi.

Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı Karakütük köyünde ikamet eden Leyla ve Mahir Balta çiftinin çocukları Enes doğduğu günden bu yana (8 yaş) sürekli kaşınıyor. Kaşıntıdan dolayı vücudunda oluşan ve daha çok kaşınmasına sebep veren yaralardan da yıllardır bir türlü kurtulamıyor. Enes en çok da yüzünde oluşan yaralar yüzünden akranları gibi okula gidemiyor, Arkadaşlarıyla oynayamıyor. Oğlu Enes'te kaşıntıların 1 aylıkken başladığını söyleyen anne Leyla Balta, doktorların Enes'in kaşıntısına henüz teşhis koyamadıklarını söylüyor. Gitmedikleri doktor bırakmadıklarını belirten anne Leyla Balta, "Bu nasıl bir hastalıkmış ki doktorlar çocuğuma hala bir teşhis koyamadılar. Enes'in kaşındığını ve vücudunda yaralar çıktığını daha 1 aylıkken fark ettik. Enes şu anda 8 yaşında kaşındığını fark ettiğimiz günden bu yana hala kaşıntısı geçmedi. Özellikle geceleri uyuyamıyor kaşıntıdan ağlıyor. Çoğu zaman yemekte yemiyor. Doktorlar özel bir mama vermişti Enes uzun zamandır onunla besleniyor. Oğlum yaşıtları gibi okula da gidemiyor. Türkiye'de oğluma bir çare bulamadılar. Ben yetkililerden Allah rızası için yardım bekliyorum. Enes artık bu kaşıntılardan kurtulsun" dedi.

Enes'in kaşıntılı yaralarının yanı sıra astım hastası da olduğunu söyleyen baba Mahir Balta ise, "Enes sabaha kadar ağlıyor ne kendi uyuyor ne bizi uyutuyor. Doktorlar uyku ilacı vermişti çoğu zaman uyuması için ilaç veriyoruz. Şu ana kadar oğlumun kaşıntılarına bir çözüm bulunamadı. Osmaniye'de ve Adana da hastanelere gittik. Ne için kaşındığını kimse bilmiyor. Oğlumun kaşıntılarından vücudu kanıyor. Enes için yetkililerden yardım istiyorum" şeklinde konuştu.

Doğuştan yakalandıkları İktiyozis Vulgaris hastalığı sebebiyle acı çeken ve aynı sorunla karşı karşıya olan çocuklarımızdan olan 3 yaşındaki Yasin ile 8 yaşındaki abisi Osman Bulut; maddi imkânsızlıktan dolayı tedavi olamıyorlar. Bulut ailesi, hayırseverlerden yardım bekliyor. Diyarbakır Huzur Mahallesinde ikamet eden Bulut ailesinin iki çocuğu doğuştan yakalandıkları İktiyozis Vulgaris hastalığı sebebiyle acı çekiyor. Vücutlarının tamamı buruşuk ve balık derisi görünümünde olan Osman ve Yasin kardeşler için doktorlar, İktiyozis Vulgaris teşhisi koydular. İki çocuğunun İktiyozis Vulgaris hastalığına yakalandığını, ciltlerinin sert ve sürekli çatladığını söyleyen anne Gülsüm Bulut, çocuklarının güneşe çıkamadıklarını, özellikle yazın dışarı çıkamayarak evde kapalı kaldıklarını söyledi.Çocuklarının yakalandıkları İktiyozis Vulgaris hastalığı nedeni ile doktora götürdüklerini ancak tıbben bir tedavisinin olmadığını söyleyen anne Gülsüm Bulut, çocuklarının tedavilerini sadece nemlendirici kremlerle geçiştirdiklerini söyledi. Küçük Osman ve Yasin'in vücutlarının sürekli kaşındığını söyleyen anne Gülsüm Bulut, hareketleri sırasında vücutlarının adeta bıçaklanarak çatladığını ve kanadığını ifade etti. Benzeri hastaların Kaplıcada bir nebze olsun iyileştiğini duyduklarını söyleyen Gülsüm Bulut, ancak bu tedavi için paralarının olmadığını, yaklaşık 10 günlük tedavi için 10 bin TL masraf gerektiğini söyledi. Eşinin ise sabit bir işi olmadığını ifade eden Anne Gülsüm Bulut, iş bulduğunda da günlük 15-20 TL' ye çalışarak geçimlerini sağladığını belirterek hayırseverlerden yardım elini uzatmalarını istedi.

Aynı hastalıktan hayatı zindan olan başka bir miniğimiz; Osmaniye'nin Kadirli ilçesindeki Dila Alp, ölü hücreleri kalın ciltte biriktiren ve halk arasında "balık derisi hastalığı" olarak da bilinen "İktiyozis Vulgaris" adı verilen bir tür deri hastalığı ile birlikte doğdu.

Vücudunun tamamı buruşuk ve timsah derisi gibi görünen bir şekilde doğan Dila'nın rahatsızlığının 3 yaşına geldiğinde geçeceği söylendi. Ancak, Dila'nın bu hastalığı iyileşmek yerine gün geçtikçe arttı. Küçük Dila şu anda tüm vücudunu saran hastalıkla boğuşuyor. Tek başına ne yemek yiyebiliyor ne ihtiyaçlarını giderebiliyor. Yaşıtlarıyla dahi oynayamayan küçük Dila'nın gün boyu tüm vücudu kaşınıyor, kanıyor. Kaşıntıdan ve ağrıdan dolayı sürekli ağlayan Dila için doktorlar bir çare bulamıyor.

Dila'nın annesi Seda Alp ise, "Kızımı bu şekilde acı çektiğini görmek içimi parçalıyor. Bize söylenene göre Dila bu hastalıkla doğmuş. Dila'nın tedavisi için doğumdan kısa bir süre sonra Osmaniye Devlet Hastanesine gittik. Orada bir çözüm bulamadılar. Daha sonra Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gittik. Buradaki doktorlarda Dila'ya İktiyozis Vulgaris hastalığı teşhisi koydular. En son geçen yıl Dila'yı Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ne götürdük. Ankara'da da aynı teşhis konuldu ve kızımın kaşıntılarını ve çektiği acıları hafifletici bir takım ilaçlar verildi ve belki bu hastalığın yurt dışında tedavisi vardır dediler. Bizim de maddi durumumuz iyi olmadığı için yurt dışına tedavi için gitmemizin imkanı yok. Kızım geceler boyunca uyuyamıyor ağlıyor acı çekiyor kaşınıyor bize de vücudunu kaşımamız için yalvarıyor bağırıyor. Bazen dayanamıyorum sabahlara kadar kızımla bende ağlıyorum. Yetkililerden başbakanımızdan, sağlık bakanımızdan ve hayırseverlerden Allah rızası için kızım adına yardım bekliyorum" dedi.

İşsiz baba Mevlana Alp ise Dila'nın bu hastalığı karşısında çaresiz kaldıklarını belirterek, "Elimdeki imkanlar ölçüsünde kızımın acılarını biraz olsun hafifler mi diye Osmaniye, Kayseri ve Ankara'ya hastanelere götürdüm. Ancak bir sonuç alamadık. Kızım gözümün önünde acı çekiyor. Ben ise hiçbir şey yapamamanın acısını çekiyorum. Devlet büyüklerimizden yardım bekliyorum" diye konuştu.

Bu yazımda yavrularımızın ve ailelerinin resimlerini yayınlamadım. Görünen şu ki bu hastalık artış göstermektedir. Bizler ki duyarlı bir milletiz; feryat eden bu miniklerimizin ve ailelerimizin seslerini duymak ve desteklerimizi vermek ümidiyle. Zira ne güzel söylenmiştir sağlıklı gelecek için sorunlarımızı elbirliği ile çözmeliyiz.

Söz ne güzeldir;

"Olmaya Devlet Cihanda Bir Nefes Sıhhat Gibi"

Sağlıklı nesillere

Selametle efendim.

  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5014 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri