Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

EVLİLİĞİN HAYRI

02 Ağustos 2012 Perşembe

wwww-(2)kpoya.jpg

YÜCE RABBİMİN KELAMLARINDA ve PEYGAMBER EFENDİMİZİN HADİS-İ ŞERİFLERİNDE HAYIRLI YUVALAR KURUNUZ BUYRULUR VE;

"Yüce Rabbimin Kelam-ı ayetlerinde, kendileriyle kaynaşmanız için size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet peyda etmesidir. Şüphesiz bunda, düşünen bir toplum için ibretler vardır (Rûm, 30/21) buyurulur.

Bununla birlikte evlilik hayatının kendisinde cinsi yatışmanın başka bir kaynağı da vardır ki o da kişi şu anda lezzetini duyduğu bu yararlanmanın gerçekten sürekliliğini istiyor ve benzerinden yararlanmasını hatta öbür dünyaya intikal ettikten sonra daha iyisine kavuşmayı arzu ediyorsa, o halde şimdiden buna sarılsın ki bu hedefine kavuşabilsin. "O gün her nefis, yaptığı her iyiliği hazır bulacaktır (Alulmran,3/30).

Evliliğin verdiği huzur ile kişi, ahlâkî yönden olgunlaşır. Peygamber Efendimiz de buna işaret ederek şöyle buyurmaktadır: "Allah kime saliha bir kadın nasip ederse, dininin yarısı hususunda ona yardımcı olmuştur, artık diğer yarısında da kendisi Allah’tan korksun.

Hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır:

"Evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan daha koruyucu ve iffeti daha sağlayıcıdır. Ama evlenmeye gücü yetmeyen, oruç tutsun, çünkü oruç şehveti azaltır.

Hatta evlenebilmek için kişinin mal elde etmeye çalışması teşvik edilerek şöyle buyurulmaktadır: "Bunlardan başkasını, namuslu ve zina etmemek üzere mallarınızla (mehirlerini vererek) istemeniz size helâl kılındı.(Nisa, 4/24)

Evliliğin verdiği huzur ile kişi, ahlâkî yönden olgunlaşır. Peygamber (s.a.v.) buna işaret ederek şöyle buyurmaktadır: "Allah kime saliha bir kadın nasip ederse, dininin yarısı hususunda ona yardımcı olmuştur, artık diğer yarısında da kendisi Allah’tan korksun.

Ayeti kerimede evliliğin hedeflerinden ilki ve gerçekten önemli bir hedefi de şefkat ve merhamet duygusudur.

Tarih, parlak sayfalarında şefkat ve dinlendirici, gönlü yatıştırıcı sevgi kaynağı kadınlarla doludur. Onlar, kocaları için güvenli bir sığınak, gölgesinde serinlenilen ulu çınar mesabesindedirler. Kocaları, hayat yorgunluğunun alın terlerini silen, korkularını güvenliğe çeviren, ümitsizliklerini umutla dolduran huzur, sükun ve teselliyi onlarda bulurlar.

Evlilikte üçüncü gaye ise; Rahme sözcüğü Rahim kökünden gelir ki bunun lügat anlamı, çocuğun oluştuğu organ, akrabalık ve sebepleridir. Kalb yumuşaklığı ve şefkata da rahmet denir. Yani aranızda evlilikle ortaya çıkan merhamet ve şefkat peyda etmiştir. Evlilik meyvesini verip çocuklar doğunca bu şefkat ve merhamet daha da artar. Ana-babanın çocuklara karşı mevcut olan sevgi ve şefkat, yavaş yavaş akrabalara; hem kocanın ve hem de kadının akrabalarına kadar uzanır ve bunun çerçevesi gittikçe genişler. Nihayet aile çevresinden gelişen bu şefkat hâlesi, toplumun derinliklerine kadar uzanır.

Çünkü insanların hepsi aynı kaynaktan ve aynı rahimdendir.

"Ey insanlar, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah yanında en üstün olanınız, (Allah’ın buyrukları dışına çıkmaktan) en çok korunanınızdır.

"Ey insanlar, sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun; adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık (bağını kırmak) tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözetleyicidir. (Nisa, 4/1)

Aile gibi dar bir çerçevede bu insancıl merhamet ve şefkate alışıp kendisini bu noktada geliştiremeyen diğer insanlara bu tür duygular besleyemez ve toplumun iyi ferdi olmaya ehil olamaz.

Evlilikle duygular yatışır. Karşılıklı yardımlaşma olduğunda; koca karısına iyi davranır ve kadın da hayat problemleri karşısında kocasına yardımcı olur, görüşlerini paylaşır, yokluğunda onu gözetir, onu yararlı işlere ve büyük umutlara sürükler. Böylece her ikisi de huzur duyarlar.

Bu konuda Peygamberi Efendimizin hadisi:

Peygamber (s.a.v.) birçok hadis-i şerifte buna işaret etmektedir. Sözkonusu hadislerden birkaçı:

Taberânî, senediyle Ibnu Abbas’tan şöyle dediğini nakleder:

"Her kime dört şey verilmişse dünya ve ahiret iyiliği kendisine verilmiş demektir: 1- Şükreden, bir kalb, 2- Zikreden bir dil, 3- Belalara sabreden bir vücut, 4- Bir de kendi canı ve onun malı konusunda haksızlık etmeyen bir eş.

Nesâî ve Hâkim, Leys b. Aclân, Saîd el-Makberî’den Ebû Hüreyre’nin şöyle dediğini naklederler:

 

"Rasûhıllah’a (s.a.v.) kadınların en hayırlı olanı soruldu. Buyurdu ki: Kocası ona baktığında kocasını sevindiren, ondan birşey istediğinde istediğini yerine getiren ve kendi canı ve onun malı konusunda hoşlanmadığı bir şey yapmayandır.

Tirmizî, Ibnu Mâce, Sevban’ın (r.a.) şöyle dediğim naklederler: "Altun ve gümüşü yığanlar.(Tevbe, 9/34) âyeti indiğinde Rasûlullah’ın (s.a.v.) yanında bir yolculukta idik. Sahabeden bazısı, altun ve gümüş hakkında mı ayet indi, hangi malın daha hayırlı olduğunu bilseydik onu biriktirirdik, dediler. Rasûlullah buyurdu ki: "En hayırlısı, zikreden bir dil, şükreden bir kalb ve kişinin imam konusunda ona yardımcı olan imanlı bir eş.”

Evliliğin Gayeleri Özetle

Sadece eşleri ilgilendirenler ki bunlar, ruhî ve bedenî huzuru sağlayan ve bunlara bağlı olan eşler arasındaki sevgi ve şefkat, canı koruma, aklı koruma ve dini koruma gibi gayelerdir. Bu çeşit gayelerin gerçekleşmesi, eşleri fitne ve sapmadan koruyan bir duvarın oluşmasına, duyguların yatışması ve ahlakî istikamet için zemin hazırlanmasına yardımcı olur. Kişinin bedenî ve fikrî yeteneklerinden yararlanmayı düzenler.

Canı Korumak:

Evliliğin gayelerinden bu çeşiti, canı duygusal taşkınlıklardan ve ruhî bunalımlardan korur. Yüce Allah: "Kendileriyle kaynaşmanız için size kendi nefislerinizden eşler yarattı" (Rum, 30/21) ayetiyle; Peygamber Efendimiz de: "Sizden evlenmeye gücü yeten evlensin, çünkü evlenmek gözü daha çok haramdan korur ve iffete daha çok yardımcı olur hadisiyle buna işaret etmektedir.

Aklı Korumak:

Burada, şehevi arzuların azgınlığından ve Hâkimiyetinden korumak da vardır. Ibnu Abbas’ın: "Kendisinden islam nuru sökülüp atılmadıkça kişi asla zina etmez sözünün anlamı budur.

Dini Korumak:

Aklı, şehevi arzuların azgınlığından ve Hâkimiyetinden korumak, aynı zamanda dini ve ahlakı korumak anlamına gelir. Tavus’un: "Evleninceye kadar gencin ibadeti tam değildirsözünün anlamı budur.

Nesli Korumak:

Evliliğin gayelerinden ikinci çeşiti; nesli korumak ve islam mesajını yüklenmeye ehil ve ümmetin ilerlemesine destek verecek bir nesil yetiştirmekle ilgilidir. Rasûlullah’ın (s.a.v.) şu hadisi buna işarettir: "Seven ve doğurgan kadınla evlenin, çünkü kıyamet günü diğer peygamberlere çokluğunuzla Övüneceğim.

Evliliğe ait emir ve hükümler nesli korumayı, en mükemmel şekilde onları gözetmedi hedef edinmiştir. Kendileriyle evlenmek haram kılınanlar, akrabalarla evlenmenin hoş karşılanmayışı, koca ve kadında iyi ahlakın şart koşulması ve süreli evlenmenin haram kılınışı gibi konuları ileride anlatacağız ve orada bu meseleyi etraflıca ele alacağız.

Bu çeşit gayelerin gerçekleşmesi, ancak ortak sorumluluk, nesebin belli olması ve çocukların gölgesinde eğitilip gözetilecekleri ve bağımsız hayatlarını devam ettirecekleri yaşa kadar geçirdikleri bütün merhalelerde özenli bir şekilde korunacakları uygun ortamın bulunmasıyla mümkün olur.

Malı Korumak:

Üçüncü çeşiti ise malın korunması ve arttırılmasıyle ilgili gayelerdir. Ibnu Mesud’un: Evlilikte zenginliği arayın sözü ile Hz. Ebû Bekir ve Ömer’in benzeri sözleri buna işaret etmektedir. Evli kimse, malı korumaya ve servetini arttırmaya bekârdan daha çok ihtiyaç duyar. Çünkü evli kişi, ailenin geçim sorumluluğunu üstlenmiş kişidir.

Can, akıl, din, nesil ve mal, hem İslamda, hem de geçmiş ilahi dinlerin hepsinde korunması zorunlu şeylerdir. Bunların gözetilip korunması için can da, diğer değerli şeyler de feda edilir. Korunması zorunlu bu beş şeyin korunmasında evliliğin Önemli bir rolü vardır. Duygunun yatışması, dengeli düşünme ve ahlak istikametinin delalet ettiği can, akıl ve dinin korunması ancak sözkonusu yatışma, dengeli düşünme ve ahlaki istikamet etkenlerinin bolca bulunduğu bir çevrede tam olarak gerçekleşebilirler. Aynı şekilde yeni neslin yetişmesi ve gözetilip korunması ancak huzurlu bir aile; insanî ilişkilerin sürekli olduğu ve varlığına sebep olan ana ve babalarının sürekli yardımlaştığı bir ortamda sözkonusu olabilir. Bu ilişkiler evlilik ilişkilerinden ve ortam da, aile ortamından başkası değildir ve olamaz da. Bu nedenle duygu yatışması, dengeli düşünme ve ahlâk istikametinin kendisinde gerçekleşmediği hiçbir ilişkiyi islam dini tanımaz.

Aynı şekilde kendisiyle yeni neslin yetişmesi ve gelişme dönemlerinin tamamında gözetilmesini hedef edinmeyen her ilişkiyi islam, reddeder.

 

Bu nedenle, sözkonusu gayelerin gerçekleşebilmesi için islam, evlilik için birtakım şartlar koşmuş ve gerek cahiliyet döneminde ve gerek kendilerini modern diye takdim eden çağdaş toplumların birçoğunda mevcut olan evlilik çeşitlerinin birçoğunu; sözkonusu gayelerin bir kısmını gerçekleştirmedikleri için reddeder.

 

HABERNAMEAİLESİNDEN OLMANIN ONUR VE GURURUNU YAŞAMANIN BİR AYRICALIK  OLDUĞU ORTADADIR. OKURLARIYLA BİRLİKTE HABERNAME AİLESİNİN BİR ÜYESİ OLARAK TÜM AİLEMİ YAPACAĞIMIZ OLAN KARDEŞİMİN DÜĞÜNÜNDE GÖRMEYİ ARZU ETMEKTEYİZ. TEŞRİFLERİNİZ ŞAHSIM VE AİLEM OLARAK BİZE ŞEREF VERECEKTİR.

 

SAYGI VE HÜRMETLERİMLE

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5942 defa okunmuştur
Allah TAMAMINA erdirsin
Kemal Bozkurt
İnci HANIM, Düğününüz şimdiden HAYIRLI olsun. ALLAH CC mesut bahtiyar eylesin. habername ailesi olarak tebrik ediyoruz efenim.
03 Ağustos 2012 Cuma 17:46
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri