Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

GAZİLERİMİZ HEPSİ BİZİM CANLARIMIZ

19 Eylül 2012 Çarşamba

Bir umursamaz bir aymazlık içindeyiz gibi. Bir yanda şehitlerin acıları bir yanda kolu kanadı kırılmış gazilerimiz. Bu ülkenin havasını soluyan, suyunu içen herkes, hepimiz onlara borçluyuz. Çocuğunun başını okşayan, eşinin-nişanlısının elini tutan, sokaklarda gezen, akşamları da başını yastığa koyup uyuyan, Türkiye’yi seven ve Türküm diyen herkes onlara olan bu borcu ödemek zorunda. Onlar kim mi? Gazilerimiz…

Gazilerimiz ki bize şehitlerimizden yadigar. Bizim için içinde bulunduğumuz durumun ciddiyetinin kanıtları. Bizim için kendilerini ailelerini canlarını düşünmeden gönül gözleriyle baktıkları vatanını korumak için gelecek nesiller için vatanın bekası için herşeylerini feda eden canlarımız. Gazileri ikiye ayırıyoruz. Ben bunu da hiç anlamam ve mantığıma uymaz. Birine muharip gazi deriz ki; Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından harbe fiilen katılanları, ifade eder. Diğerine de malul gazi  deriz ki (4 bin civarındadır) o da ; Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarını korumak ve güvenliğini sağlamak görevi ile harpte veya Devletin bekasını hedef alan terör örgütlerine karşı yurtiçi ve yurtdışı mücadelede her çeşit düşman veya terörist silahlarının tesiriyle veya harp bölgesindeki harekat ve hizmetler sırasında, bu harekat ve hizmetlerin sebep ve tesiriyle yaralanarak tedavileri sonucunda sakatlığı rapor ile kesinleşenleri ifade eder.

Nedir bu sınıflandırma peki? Birinin diğerinden farkı nedir? Her biri de bu vatan için canlarını öne atmamışlar mıdır? Her biri aslında aramızda olsalar da bir sürü sorunla mücadelede değiller midir? O ateşten kurtulmuşlardır ama hayatın ateşi ile kavrulmamakta mıdırlar?

İki babayiğit gazimiz; ikisi de gözlerini yitirmiş. Biri dizinin üstünden sol bacağını da yitirmiş hem de. Yanlarında bir tanışları, görmeyen iki gaziye yardım ediyor. Her ikisi de görme özürlülerin beyaz bastonunu kullanıyor. Bu iki babayiğit gazilerimizden biri İbrahim Şekeroğlu; Beden Eğitimi öğretmeni. Üniversite mezunu. 19 yıl basketbol oynamış. Komando yedek subay teğmen. Kuzey Irak’ta yapılan bir operasyonda yanındaki askeri mayına basmış, anında şehit olmuş. Kendisi 2 metre arkada olduğu halde sol bacağı dizinin üstünden kopmuş ve ayrıca iki gözünü yitirmiş. Gözleri hiç görmüyor, sadece sağ gözü biraz ışık alıyor. Ayrıca kulak zarları delinmiş. Yüzünde de belirgin yara izleri var. Ordu’da oturuyor. Evli ve 2 çocuk babası. 21 kez ameliyat geçirmiş. % 100 iş göremez raporu var. Boy 1.98 ve 112 kilo.

Babayiğit gazilerimizden bir diğeri Murat Cumhur Muhtar; Ege Üniversitesi İstatistik Bölümü mezunu. Kilis’te bilgisayar öğretmeni iken askere gidiyor. Yedek subay teğmen. Kuzey Irak sınırında karakolda görevliyken PKK baskını oluyor. Antalya-Serikli, çok sevdiği bir askeri roketle yaralanıyor. Ona yardım ederken ikinci roket kendisinin önünde patlıyor. Yakın arkadaşı Asteğmen İzzet Türk ve Serikli dahil 5 asker o çatışmada şehit düşüyor. Murat, gözlerini tümüyle yitirmiş. Ancak sağ göze kornea nakli yapılabilirse, o göz yüzde 10 görebilecek. Tek gözü biraz görürken % 95 iş göremez raporu verilmiş. Şimdi hiç görmüyor ve % 100 iş göremez durumda. Evli ve 2 çocuk babası. Kilis’te oturuyor. Boy 1.85 ve 100 kilo.

Soruyorum burada; birilerinin yarattığı, arkasında durduğu terörde gözlerini, kollarını, bacaklarını yitiren bizim evlatlarımız sadece insanca, kimseye muhtaç olmadan yaşamak için kanunlarla belirlenmiş veya belirlenmesini istediği parayı istiyor. Bu işten tasarruf olur mu? Devlet bu gazilerin sırtından tasarruf yapar mı? Yaparsa çok büyük ayıp olmaz mı?

İşte tam burada bir anekdot paylaşmak istiyorum ki buruk bir hayranlık duyduğum bu durumda ister istemez karşılaştırma yapmak zorunda kaldım. Duyumum da; “İngiltere’de bir gazi büyük bir mağazaya gittiğinde ‘gazi geldi’ diye anons ediliyor, ne yazık ki biz gazilerimize gereken saygıyı da,  ilgiyi de gösteremiyoruz.

Gazi Dergisi’nde çıkan bir söyleşide saygıdeğer gazilerimizden Ertan Bey’in gözlemleri ve taleplerinde en hassas konular mercek altına alınmış olup sırasıyla sese ses olmak adına burada da dile getiriyorum. Bir gazinin mali durumunu mercek altına alınca görülmektedir ki; bacağını vermiş, kolunu vermiş gazilerimiz, Güneydoğu’da gazilerimizin maddi yönden sıkıntıları var. Onların en fazla aldıkları maaş 1100 lira civarında bir para. 1100 lira parayla geçimini sağlayamıyor bile.

Sunulan 20’ye yakın kanun maddesi mercek altına alındığında yaşayanların yani gerçek dünyada kesinlikle hiçbir yaraya merhem olmadığı görülmektedir. Toplu Konut Kredilerinde durum; kira yardımı 10 yıldan 15 yıla çıktığı söylense de; bunlardan hiçbir gazi faydalanmıyor. Toplu konut kredisi verdim diyor, 2008 yılıyla sınırlandırıyor. İşte bütün gazilere toplu konut kredisi veriyor. Zaten bu gazilere verilen bir haktı. İş hakları veriliyor deniyor sadece şehit ailelerine verildiği görülmektedir. Gazi arkadaşlarımızın çoğu bu konuda çok mağduriyetler yaşıyor. Çünkü onlar hastanede yattıkları süreç içerisinde hepsinin de ailelerine karşı bir vefa borcu var. İş haklarımızı tuttuk kardeşlerimize verdik. Bize en yakın insanlara verdik. Dedik ki biz zaten uzvumuzu kaybettik. Birde siz bize gelip bakıyorsunuz bunun vicdani bir rahatsızlığı vardı verdik. Fakat bizim psikolojimiz daha sonra işsizlikten dolayı bozulmaya başladı. İş hakkımızda olmadığından; dedik ki arkadaşlar, işte terörle mücadele eden gazilere ikinci bir iş hakkı daha verilsin. Bunu sadece şehit aileleriyle kısıtlanmaya gidildi. 20 maddenin üzerinde tek tek konuşulursa Sayın Başkan bize yansıyan sadece ortez ve protez kısıtlanması getirilmemek üzere bakıma muhtaçlara verildi. Bu bakıma muhtaç kavramı da şunlara verildi. Harp malulleri ve vazife malullerine. Bende harp malulüyüm. Bana bu hakkı verdi. Zaten hakkım olan şeyi verdi bana. Kanunun içerisinde vardı, hakkımdı, veriyormuş gibi yaptı. Terörle mücadele gazilerinin zaten bu hakkı vardı. Bunları halka anlatırken veriyoruz demeye başladı. Zaten bu terörle mücadele gazilerinin hakkı. Bu rahatsızlık var ne yazık ki.Bak bacağım yok, 1 milyar 124 milyon para alıyorum. Örnek aynısını uzman alıyor 2750, astsubay alıyor 3 milyar.  Aynı bacak, o da bacak o da. O parayla yapmış, ben vatan için yapmışım. Yani bunlar dile getirilirken bir şeyler yapılıyorken gerçekten yapılsın. Beni kullanaraktan oy potansiyelini arttırmasın. Ne oldu? Referandum sürecinde bizim için bazı maddeler kondu diyorsun. Zaten var bu anayasada. Benim ayrıcalığım vardı. Pozitif ayrımcılık diye madde koydular engelliyi… Tamam onlara da versinler. Sakat olan, benim için bir şey yapılacaksa gerçekten yapılsın, insanlar kandırılmasın, göz boyanmasın. Tek istediğimiz bu. Destekçimiz olun, yanımızda olan. Artık duygusallık, gerçekten ben artık duygusal demiyorum çünkü az önce arkadaşımızda dedi iş hakkımızı ailelerimize verdik. Ben 20 yaşındayken diyelim örnek 1 milyar verdiği zaman bana yeterdi. Ama bakıyoruz ki hayat şartları farklılaştırdı. 1 milyara şimdi ben çocuk mu okutacağım, ev mi geçindireceğim, doğalgaz, elektriğimi, suyumu mu alacağım? Ama iş hakkına gerçekten ihtiyaç duyuyoruz. Yani bir 3 milyar, 4 milyar maaş versek ne olur, kaç kişiyiz? Diyor ki, 15 yılda konut kredisini, kaç kişi kullanıyor? 300 – 500 kişi. Bakıma muhtaçlara asgari ücretten hak vermiş. Kaç kişi? Topu topu Türkiye genelinde 550 kişi. Yani bu nedir yani? Bu çok atla deve değil ki. Kimse incinmemeli, kırılmamalı. Biz tek temennimiz siz yapın anlamında değil, destekçimiz olun, sesimiz olun. Bizim burada tek amacımız da budur.

İş hakkı ve ödemeler konusunda; bir eşine, bir çocuğuna. Ama iki çocuğu varsa bir çocuğu açıkta kalıyor bu yanlış bir şeydir bir. İkincisi; gazimize iş hakkı verilmiş bir iş hakkı, eşine verilmiş, eşi de ayrılmış gitmiş. Adam tek başına kalmış gazimiz. Bu sefer ikinci iş hakkı olmadığı için gazimiz açıkta kalmış. Yani gazilerimize ikinci iş hakkı talebi bulunmaktadır.

Vazife malullerine faizsiz konut kredisi 69 bin lira. Ama ertesi ay, bu ay verdin, haziran ayı faiz konut kredisi verdin, ertesi ay Temmuz ayında maaşından 4’te 1 oranında kesilerek geri dönüş yapıyor. Bu Türkiye Cumhuriyetinin bütçesine bir katkı şey olacağını sanmıyorum. Ama vazife malullerine bunlar. Vazife malullerinin çocukları üniversitelerde yurtlarda yer verilmiyor, harçlardan muaf tutulmuyor. Bunların tutulması. Diğer yönden kira yardımı adı altında rütbelilere veriliyor 10 yıl ama rütbesiz erlere kira yardımı verilmiyor. Bunlara kira yardımı olarak 10 yıl eşit 500 lira her ay kira yardımı adı altında maaşlarına ilave edilmesi gerekir. Bunlar malul gazi rütbeliler, rütbesizler diye ayrım yapılmış. Rütbeliler kamu yararına çalışan personel güneydoğudaki bizim gazilerimiz, erlerimiz kamu yararına çalışan personel statüsünde değil pozisyonu yaratılıyor. Her rütbelilere veriliyor. Kira yardımı olarak 10 yıl 500 lira, 400 lira veya 600 lira bütün gazilerimize bu paranın ödenmesi gerekiyor.

En önemli bir konuda şu vardır. Atatürk zamanında çıkartılan bir tütün ikramiyesi, içkiden, sigaradan tütün ikramiyesi kesiliyor. Bunun 4’te 1’i veya 5’te 1’i personele, gazilere, vazife malullerine, şehit eşlerine dağıtılıyor. Diğerleri mali bakanlığının bütçesine gelir olarak kaydediliyor. Bu paranın tamamı hepsi gazilere ödenmesi gerekmektedir. Bu parayı ödemiyorlar, hepsini ödemiyorlar.

Tüm bu sorunlar içinde inşallah kandillerimizle ışık olmak adına Başta Atamız olmak üzere tüm Gazilerimizin 19 Eylül 2012 günlerini kutluyorum... Saygı ile önlerinde eğiliyor ellerinden öpüyorum...

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2700 defa okunmuştur
gzi
Murat Kara
Gazilere yapılanlar siizn yazdıklarınız kadar da değil bizim vatandaşımız otobüse binebilen gaziye annesi yanında çocuğa uyu oğlum kızım diyor devlet hiç sahip çıkmıyor YÜCE RABBİM YARDIMCISI OLSUN.
26 Eylül 2012 Çarşamba 14:25
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
GAZİLERİMİZE
Durmuş Gezer Sigorta
19.09.2012 13:55 ey gazilerimiz gününüz burukta olsa kutlu olsun
19 Eylül 2012 Çarşamba 15:07
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri