Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

HAYMATLOS (VATANSIZ-UYRUKSUZLUĞA) DOĞRU

31 Ağustos 2012 Cuma

Bu vatanın ve aziz milletin geçmişi neden karartılıyor. Kim rahatsız bizim şanlı tarihimizden Atamızdan da unutturulmaya çalıştırılıyor. 1919-2001 dönemi arası yok edilmeye çalışılırken o dönemin nesline ne yapılacak? Beyinlerine geriye ket vurma yöntemi ile yaşanmışlıklarını unutarak geçmişi olmayan bireylerden geçmişi olmayan millete mi dönüşecekler. Bu iki tarih aralığı Türkiye’nin Türkiye olma mücadelesidir. Bu dönemler sadece Türkiye’nin tarihi olmayıp Dünya’nın tarihi olmuştur. Bu aziz millet unutsa, unutturulsa bile görmez miyiz ki o zamanın bize karşı olan ülkeleri unutmamışlar ve aldığımız o zamanın başarılarının rövanşını bizden almak istemektedirler. Millet unuttu diyelim yaşanmadı saydı diyelim Anzaklar dahil onca şehit veren ülkeler unutacaklar mı o dönem aralığında yaşananları. Hani hepimiz Atatürkçüyüz ya o zaman Atatürk rehberimiz olmalı değil mi. Sizlere Atatürk’ün ölen Anzaklar için söylediği sözleri hatırlatırım:

“Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçikle yan yana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen Analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız, bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Bu aziz milletin tarihi sadece Osmanlı’mı? Osmanlı neden bitmiş o kadar parlak zaferlere o kadar topraklar kazanmamıza rağmen. Dışarıdan müdahale ve dışarı hayranlığıyla bitmiş koskoca Ali Osmaniye. Osmanlı Dönemi olsun Cumhuriyet Dönemi olsun Türkiye’nin var olmasında bugünlere her soruna göre gelebilmesinde önemli zamanlardır. Osmanlı bittiğinde Cumhuriyeti kurmak için çalışmalar ve mücadeleler verilmeseydi şu andaki durumumuz ne olurdu elimizi vicdanımıza ve başımızı iki elimiz arasında koyup düşünelim. Evet, belirli dönemlerde sağcı-solcu gençler kullanıldı ama onlar bu vatanı ölecek kadar çok sevme imtihanından geçtiler. Öldüler, işkence gördüler, işlerinden atıldılar, damgalandılar ama her şeyi vatanları için yaptığını sandılar samimi idiler. Basın, siyasiler, güvenlik güçleri ve istihbarat onların her şeyi vatan için yaptıklarına inanmaları için her şeyi yaptı. O yüzden bir suç işlendi ise, gene en masumları “bilerek yabancı istihbaratlara çalışanlar hariç” bu gençlerdi. Unutmayalım ki tarihte bu hep görülmüştür; karanlık güçler bütün başarılarını namertlik üzerine kurmuşlardır. Bölecekler, birbirine düşman edecekler. Sonra geride kalan dağınık ve güçsüz ekibi yutuverecekler. Kurtuluş savaşındaki yenilgilerinden ders çıkaran dünya yamyamları bu sefer hiçbir olasılığı göz ardı etmek istemeyerek ortaya çıkabilecek direnç noktalarını kırmak için projeler üretirken; kendi solcusunu, kendi milliyetçisini, kendi merkez sağını da oluşturuyor.Yıllarca “mason kadrolardan” kendi Atatürkçülerini yarattıkları gibi. Bu fason ve de mason Atatürkçülerin Atatürk ile halk arasına nasıl duvarlar ördüğünü hep birlikte gördük. Hele Kürt-Türk çatıştırmasını bir başarsınlar, sıra alevi sünniye de gelecektir. Kısacası; yeni oynanan bu oyunun amacı sol ve sağcıları bu tahliyeler üzerinden kapıştırmaktır.

Evet Elhamdülillah Müslümanız; O zaman size dinimizin buyruğunu hatırlatayım:

 “Mümin aynı konuda iki defa aldanmaz.”

Ayrıca dinin akılcı tarafı vardır. Bilim Allah’ın(c.c.) sıfatıdır. Olaylara bilimsel temelde bakmak lazım gelir.

Ey solcular; sizler akıl ve bilimi, araştırmayı ön planda tuttuğunuzu söylersiniz. Bu mudur bilimsel bakış?

Her iki tarafa da birkaç sözüm var:

Ağca gibi karanlık dünya odaklarının maymunu olmuş birine sahip çıkmak kendi davanıza saygısızlıktır.

Kürtçülük yapan “Almanya’da konuşmaları ile sabit”, bir ideal için değil, lümpen bir kabadayı olduğu için Yumurtalık Hakimi Sefa Mutlu’yu öldürdükten sonra hapisten kaçıp Fransa’ya yerleşen Yılmaz Güney’i yıllardır kahraman yaptınız. Eski eşi Nebahat Çehre Güney’in başına elma koyarak nişan aldığını söylüyor. Bu çarpık kafa mı sizin kahramanınız?

Hiç o hakimin eşi, çocuklarının yaşadığı acı sizi üzmüyor mu? Ve her şeyden önce o hakimin yaşam hakkının elinden alındığı aklınıza gelmiyor mu? Ya da o kadar Mehmetçik şehit olurken hiç mi içiniz sızlamıyor ya da savcılar komutanlar faili meçhullere gittiğinde hiç mi onun da yaşam hakkının olduğunu düşünmüyorsunuz?

Yakın tarihimiz unutturulmaya çalışılıyor ya bu tarihler arasında Dünya’da bakın bir İran örneği yaşandı, Irak örneği yaşandı, Afganistan, Mısır, Libya ve şu anda Suriye örnekleri yaşanırken şimdilik gizli olarak da Türkiye örneği yaşanmakta. Bütün bunlarda aslolan nedir bilir misiniz? İran Devrimi'nin oluşumunda da diğerlerinin oluşumunda da aslolan Amerika'nın İnsan Hakları Politikası ivmeyi arttırıcı bir rol oynamasıdır. Sonra ne olmuştur bilir misiniz? Devrim sonucunda Iran bayrağından yüz yıllar ve kimi yazara göre binlerce yıldır Iranın simgesini oluşturan Aslan ve Güneş amblemi kaldırılmış yerine islam cumhuriyeti amblemi olan Allah yazısının logo şekli konmuş ve çeşitli itirazlara neden olmuş. Devrim solcu-islamcı koalisyonu olarak zafere ulaştı yalnız tek başlarına iktidar özlemini yıllardır sürdüren mollalar yönetimden solcu-liberal kesimi uzaklaştırmak için çeşitli oyunlar oynamaya başladı. Bayrağımız konusunda bugün bir büyüğümüz şifre çözmüş ! fetva vermiş ne demiş? “Osmanlı ve Türkiye bayraklarındaki hilal şekli Fatih Sultan Mehmet'in kalıcı kıldığı kutsal bir semboldür. Hilal, 'İslam' anlamına gelir. Bayraktaki 5 köşeli ayyıldız ise İslam'ın 5 şartı anlamında” ifadesini kullandı. Bizler biliriz ki bayrağımız o mübarek savaşlarımızda şehitlerimizin kanı yerde iken Rabbim ayla aydınlatmış her tarafı ve canlı görüntüyü de bayrağımızın şekli olarak şehitlerimiz nuruna istinaden şeklini vermiştir.

Geçmişini unutanın geleceği olmaz eğer ki bu söylenen dönem hafızlardan silinirse bizler aslında vatansız bir millet oluruz ki böyle bir millet de büyük tehlike ve tehditlere açık hale gelecektir. Haymatlos nedir hepimiz biliriz. Millet olarak Türkiye Cumhuriyetine dahilken o dönemin tarih kitaplarından çıkarılmasıyla başlayan süreçle her birimiz aslında Haymatlosuz.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2998 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri