Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

Heykeli Dikilecekler...

03 Ekim 2012 Çarşamba

Alex de Souza, heykeli dikilecek adamdan heykeli dikilen adama geçti. Böylece, “soyut” deyiş, “somut” deyiş oldu. Alex, heykeli dikilen ikinci futbolcudur artık! 14 Eylül 1977 doğumlu olan Alex, heykelinin açılışıyla 35. yaş gününü kutladı. Böylece heykel, Fenerbahçeli taraftarların Alex’e yaş günü armağanı oldu. Alex, her zamanki gibi alçak gönüllüydü. “Hala ‘bu heykel için ne yaptım?’ diye soruyorum kendime. Ben bu büyük kulübün küçük bir parçasıyım. Kendimi kimseden büyük görmüyorum. Bütün emeği geçen herkese, sevgiden saygıdan dolayı kalbimin en uç köşesinden teşekkür ediyorum.” 14 Eylül 1977'de Curitiba'da dünyaya gelen kaptan Alex 35. yaş gününü her futbolcuya nasip olmayan bir mutlulukta kutladı. Çünkü F.Bahçeli taraftarlar ‘Kaptan’larına doğum günü hediyesini Kadıköy'deki Yoğurtçu Parkı'nda verdi. 16 Eylül 2012’de taraftar gruplarının yaptırdığı Alex heykeli açıldı. Efsane Lefter Küçükandonyadis'in 2009'da dikilen heykelinin 50 metre yakınında yer alan bu heykelin en önemli özelliği, yaşayan bir futbolcu anısına dikilmiş olmasıydı.

Dilimizde, övgü anlamlı birçok sözcük, sıfat vardır. Sevdiklerimizi, anlayışımıza göre önemli büyük işlerin üstesinden gelenleri bunlarla anlatmayı severiz. Bunlar, bazen kişiselliğin sınırlarını aşar, çoğunluğun sesi olur. Bu bakımdan çoğu kişi de, aynı duyguları taşımanın mutluluğunu birlikte yaşar. “Heykeli dikilecek adam” deyişi, övücü sözlerden biridir. Sevdiğimizin hakkını vermek, değerini yüceltmek için, kimilerine göre de abartılı  biçimde anlatırız.

Bu kadar kolay olmamalı bir kişinin heykelinin dikilmesi. Heykeli dikilen kişi bir kordan ateş gibi bir ulus bir millet bir vatan yaratmalı. Sosyal yaşamda alanında başarılı olan heykeli dikilecek kadar onu yüceltecek kadar başarı sağlamamıştır, öncülük yapacak kadar başarı sağlamamıştır ki heykeli dikilsin. Evet yineliyorum; heykeli dikilmek bu kadar kolay olmamalıdır. Her başarının ödülü muhakkak ki verilecektir. Osmanlıdan günümüze heykeli büstü yapılanları gözden geçirdiğimizde ve devamında dünya çapında da bu duruma baktığımızda heykel veya büstün yapılması o kadar kolay olmadığı görülmektedir. Heykeller ve büstlerin millete insanlığa anlatacakları olmalıdır. Artık günümüz heykelciliğinde anlatılan ise sadece sanatın ve iletilecek mesajların amacını yitirmesi ve rant aracı olarak yaşatılmaya çalışılmasıdır. İşte bu nedenle de ne olursa olsun heykel yapar olduk.

Tarihi çok eski olduğu bilinen heykel ve heykelciliği bu derece yaygınlaştıran asıl sebep, inançtır. Çeşitli devirlerde yaşamış insanların tapındıkları ve ilah tanıdıkları şeylerin ağaç, taş, maden üzerine işlemeleri ve ibadetlerini bunlara karşı yapmaları, heykel ve heykelciliğe cemiyet hayatında geniş yer verilmesine yol açmıştır.

İlk çağ topluluklarında sanatçılar genellikle bir geleneği devam ettirir. Ortaya konan eser, toplumun ortak malı olarak kabul edilir. Dolayısıyla eserler sanatçıları değil üretildikleri kavim ve toplulukların adıyla anılırlar.

İnsanların heykellere tapmaya başlamasından sonra, heykelcilik bir sanat ve ticaret metaı olmuştur. Yüzyıllarca insanlar, her çeşit malzeme ve maddelerden heykeller yapmışlar ve hatta bunları başkalarına satarak geçimlerini temin etmek yolunu tutmuşlardır. Arkeolojik kazılarda, çeşitli yörelerde bol miktarda bulunup müzelere konan heykeller bunu ispatlamaktadır. Bilhassa mermerden yapılan heykeller, günümüze kadar sanat özelliklerini korumuşlardır.

Gerçekten sanat uzun süredir amacını yitirip bir zevksizlik uğraşısı olmuşsa, bireysel oluşumlara bir engel koyamayız ama konu anıt adına ya da şehircilik içeriği konumunda giderek bir Türkiye dekorunda çirkinlikten çok daha öte bir zülumdür.

Bu yazımda sanılmasın ki ben heykele karşıyım; amacından saptırılan her duruma karşıyım ben… Atalarımızın ve değerlerimizin heykelinden manasızca, anlamadığım nedenle rahatsız olunurken olur olmaz heykellerin göz zevkimizi bozarcasına dikilmeye başlanmasıdır rahatsız eden...

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1900 defa okunmuştur
heykel mi ? Anıt mı ?
adil konu
anıt ve heykel arasındaki ince ayrıntıyı ayıredemediğimiz sürece öyle sanıyorum ulusça daha çokm kavram kargaşası yaşamaya devam ederiz biz...
03 Ekim 2012 Çarşamba 12:25
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
SLM
Murat
Gerçekten de hak eden bir insan. Futbolculuğunda çok hak ilk önce bir insan evladı. Diğer futbolcular gibi kendi beğenmiş biri değil en azından bir insan yanına yaklaştığı zaman büyüklenip kaçmayan bizzat tanıştığım kendisiyle sohbet etme fırsatı bulduğum biri teşekkürler Fenerbahçe'ye verdiği hizmetler içinde. Saygılar sunarım yazılarınız içinde...
03 Ekim 2012 Çarşamba 11:18
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
analiz
salim
Dikilecek heykeller Türk'e yakısır olmalı; dikilince arkasında durup korumalı... sanırım acele verilmiş birilerine iş çıkarılmış dikkat çekme senaryoları düşünülmüş. Heykel dediğiniz gibi herkese olmamalı.haketmel
03 Ekim 2012 Çarşamba 09:48
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri