Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

KAMU LOJMANLARI OTURANLARIN TAPU İLE ALDIKLARI MÜLKLERİ MİDİR?

19 Şubat 2013 Salı

Kamu lojmanları; kamu çalışanlarına  puan usulüne tabi olarak yerleştirme esasına bağlı olarak verilen bir haktır. Bu hak çoğu zaman mülk gibi algılanarak hiç çıkmama lüksünü de bireylerde yanılgıya neden olsa da lojmanda oturmanın da herkese hak olduğundan süreli olmasında fayda olduğu malumlarımızdır. Zira lojmanlar kamuya ait olup kamuda çalışan herkese eşit oranda oturma faydalanma hakkının verilmesi gereken gayrimenkullerdir. Ama ne yazık ki bu hak tek taraflı işleyerek içindekileri oturma süreleri dolsa da çıkarmak sorun olmaktadır.

Kamu Konutları Kanunu'na bağlı Kamu Konutları Yönetmenliği'nin ki;”Bu Yönetmeliğin amacı, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 2 nci maddesinde belirtilen kurum personeline kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usül, esas ve şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tesbit etmektir.” demektedir.  34/3'üncü Maddesinde; süresinde lojmanı boşaltmayan işgaliye bedeli adı altında bedel tahsil etmekteydi. Fakat anılan Kanunda da 2946 Sayılı 'Kamu Konutları Kanunu'nun davalı idareye yalnızca 'konutu boşaltma' yetkisi tanıdığını, işgaliye bedeli tahsil etme yetkisini tanımadığını, yasanın vermediği bir yetkinin yönetmelikle idareye tanınamayacağını, bu nedenle 'Kamu Konutları Yönetmeliği'nin 34'üncü maddesine 2011 yılında eklenen 3'üncü fıkrasının anayasaya ve 'Kamu Konutları Kanunu'na aykırı olduğu gerekçesine yönelik Danıştay kararı ile bu hükmün yürütmesi durdurulmuştur.

Danıştay, karar gerekçesinde, “2946 sayılı kanunun 8'inci maddesinde; konutta oturma süresi sona erenlere karşı idarelere sadece 'konutu boşalttırma' yetkisi tanınmış, konutun boşaltılmaması durumunda, idareye 'işgaliye bedeli' tahsil yetkisi verilmemiştir. Kanunun bu açık hükmüne rağmen, yönetmeliğin 34'üncü maddesine eklenen 3'üncü fıkra ile idareye işgaliye bedeli tahsil etme hakkı tanınması hukuka aykırıdır” denildi. Danıştay, davacının işgaliye bedelinin yasal faiziyle iadesi talebine ise, “Dava konusu yönetmelik hükmü hukuka aykırı olduğundan, bu yönetmelik hükmüne dayanılarak davacıdan işgaliye bedeli alınmasına ilişkin işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının maaşından kesinti yapılarak tahsil edilen işgaliye bedellerinin de yasal faiziyle iadesi gerekmektedir” dedi.

Evet Danıştay emsal bir karar vermiş fakat; bu durumda Bakanlar Kuruluna Kanunun yetersizliği ya da başka nedenlerle ayrıca Yönetmelik yapma yetkisinin kısıtlanması gerektiği de gündeme gelmektedir. Kanunda bu istisna yok iken Yönetmelikle bu durum yapılmışsa ve herkesin eşit derecede yararlanması amacına yönelik olarak ek bir fıkra ile caydırıcılık esasına dayalı bir cezalandırma ile lojmandan herkesin faydalanması adına belirlenmiş süre içinde boşaltılmayan lojmandan işgaliye bedelinin alınması kanımca doğrudur. Zaten kanunun ilgili maddelerinde de süre şartı konmuştur. “2946 sayılı kanunun 8'inci maddesinde; konutta oturma süresi sona erenlere karşı idarelere sadece 'konutu boşalttırma' yetkisi tanınmış,” maddesi zaten her şeyi anlatmaktadır. Yani idareye bu konuda konutu boşattırma yetkisi tanınmıştır.

Modern bir toplum olarak da medeniyetin gereği maddi ceza uygulaması idarenin takdiriyle belirlenmiş bir durum olması ve bunu da yönetmelikle Bakanlar Kurulunun kabulü yanlış bir uygulama olmamaktadır.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2828 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri