Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

KISA KISA....

25 Mart 2013 Pazartesi

Muharrem İnce!!

Vatandaş kimliğiyle meclisteki kürsüde yerini alarak yaptığı değerlendirmeler sade vatandaşın aslına hep iç sesi olup bir türlü dışa vuramadığı söylemlerdi. Kanayan yaranın hep içe akan cerahatlarının dışa vurumuydu. Ne diyordu vatandaş Muharrem İnce soyadına yakışır incelik ve nezaketle gerçekleri tek tek anlattığı kürsüde. Her siyasi partinin varlığının gayesinin ülkeyi her koşulda önceliklilerini bilerek bütünlüğünü bozmadan yönetme iddialarının olduğunu ve bunu da her imkanını kullanarak ama asla ülkenin menfaatlerinin önüne kişisel menfaatlerin geçirilmeden yönetilmesi gerektiğine vurgu yaptıktan sonra devam etmektedir. Burada ki söylemlerde sade  bir vatandaşın yazımın başında da belirttiğim gibi sessiz çığlığının dışa vurulduğu zamandır. Edepli bir vatandaşın ülkesini seven bir vatandaşın mantıklı değerlendirmelerine devam etmektedir. Ve ülkeyi yönetmenin elini taşın altına koymanın gereği olduğu ve yapılan her durumdan da sorumluluk alma bilincinin yerleşmiş olması gerektiğini dile getirmektedir. Vur kaç tekniğinden ziyade evet yaptım şunun şunun için yaptım deme cesaretini mertliğini gösterme yeri olduğunu beyan etmektedir. Toplumun empati yapmadığı için bugünlere geldiğini ve herkesin bu ülkede farklı da olsa çeşitli mağduriyetlere düştüğünü anlattı. Herkes kendi yaşadığını bilir felsefesinin nedense hep ben yaşadım hep ben çektim gibi yanılgılarla empati yapmadan tek taraflı direnme hakkının istenmesi tek taraflı mağdur oyunları oynamanın mantıksızlığını da örneklerle açıkladı. Ne dedi? Konuşulan ya da türkülerde bile belli bir dilin ortaya çıkmasının engellendiği ama bunun sadece dış mihrakların oyunlarına gelmemek adına yapıldığının bilinmesinin gerekliliğine vurgu yaparken de aslında ülke olarak bu cezaların çekildiğine dikkat çekti. En önemli konu da silahın, mayının ve terörün arkasında olunduğu andan itibaren ülkeyi bölmek isteyenlerin amaçlarının gerçekleşeceğinin altını vurguyla çizilmesi gerektiği beyanının devamında; özellikle silah kullanma yetkilerinin ülkelerde sadece devlete ait olduğunun da altını daha bariz çizgi ile çizmektedir ki mantık budur. Tarafların silah bırakması mantığı bir ülkenin silahsızlaştırılması ve tamamen dış ülkelere savunmasız hale getirilme oyunun aşamalarıdır. Dünyada hiçbir ülke yoktur ki asla silah bırakmaz kendi savunması için ki her ülkenin silahlı gücünün bulunması gayet doğal ve elzemdir. Bir ülkede iki ayrı silahlı gücün olması iç savaşın göstergesidir ve illegal silahlı gücün silahlarını bırakması ülkenin bekası için elzemdir. Diyarbakır cezaevinde yaşananların hepsi farklı cezaevindekilere de uygulanmıştır. Yani belli bir dönemin sancılarını sadece bir halk çekmemiştir ülke olarak kurgulanan oyunun içerisinde aslında tüm ülke halkı çekmiştir. Bunların bilinmesi ülkenin bütünlüğünün korunması ayrışmaması için elzemdir. Doğudaki kürt halkı fakir evet fakir bunu devlete değil düğünlerde dolarları havalara saçan gelinler dahil tüm düğün katılımcılarının altınların ağırlıklarından yürüyemedikleri ağalarınızdan sorun diyerek de o yörenin fakirleşmesindeki etkenleri sıralamaktadır. Japonya’daki 22 dolar milyarderine karşın ülkemizdeki 28 dolar milyarderinin bu da demektir ki ülkemizin tamamında gelir dağılımında ve her konuda adaletsiz bir ülke durumundadır. Devletin dışındaki tüm silahlı kuvvetlerin terör örgütü olduğunun kabulünün gerekliği ki bunun da ülkenin devamı ve huzuru için gerekli olduğunun altını çizmektedir. Bölgesel Kürt Yönetimin bayrağı söylemlerinin arasında tüm ülke bayrağının önemine dikkat çeken Sayın İnce tam bir vatandaş söylemini dile getirerek hislere tercüman olmuştur. Bu empatiler üzerine açılım adı ile yapılan tüm çalışmaların artık empati sürecine girmesinin ülkenin bütünlüğü adına önemini vurgulamıştır.

 

TEMAD’da neler oluyor?

Tertemiz yüreklerle sadece mağduriyetlerin bitirilmesi adına ortaya çıkarılan ve tüm medyanın da ilgi odağı olan ama sonrasında içerde dönen onca oyunun su yüzüne çıkması ile medyanın tek tek desteğini çektiği bir grup assubaylar. Tüm saflıklarıyla hiçbir ard niyet olmaksızın sadece ve sadece mağduriyetlerini dile getirirken nasıl oldu da bu duruma geldiler. O kadar derin bir deprem varmış ki aysbergin altında yüze çıkan sadece bunun titreşimleriymiş. Assubaylar hak ararken aslında anlaşılıyor ki içtekilerin çoğu siyasi ikbal peşine düşmüşler. Hatta her ne hikmetse çoğunun da sahte isimlerle assubayların arasına sızdıkları kulislerin bir numaralı konusudur. TEMAD kamuoyunun ve basının da bilmeden desteğini verdiği ikinci OYAK olma yolunda mı? Ne yazık ki öyle. Trilyonların hesabının konuşulduğu istifaların geldiği hatta istifaların yerine gelenlerin de şaibeli oldukları yönündeki kulis sohbetleri assubayların sorunlarını arka tarafa itmektedir. İstifalardan sonra yönetim kurulu üyeliğine getirilen şahısların isimleri ile gerçek isimleri arasındaki fark nedendir ? İsim tahsisi yapılmış mıdır yoksa oynanacak oyunun senaryosu gereğimi bu yapılmaktadır. Artı bir dernekse burası nasıl oluyor da sahte kimliklerle üyelikler oluyor. Dernekte dernek dışı yapılan işlerin ağırlığı mıydı istifaların nedeni? Amacımız assubayların haklarını ararken bu yazıyı ayarak onların bugüne kadar yaptıklarını baltalamak değildir. Amaçları dışında yapılan kendilerinin de içten içe sordukları bu soruları gün ışığına çıkartmaktır. Bizlere bile sahte kimliklerle yapılan saldırıların artık kendi içlerinde olması ikinci OYAK saadet zincirinin temellerinin atıldığı sinyallerinin sancılarının dışa vurulmasına tercümanlık etmektir amacımız.

Mağduriyetlerin unutturulmaması için ordunun asillerinin konuşmasının zamanıdır diyoruz artık.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1578 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri