Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

Kıyamet ya da Kıyam-Et

11 Nisan 2013 Perşembe

 

Fani dünyanın yükü ile omuzlarımız düştükçe düşer. Sırtımız kambur olur da bu görünmese de içimizdeki ruhu inanılmaz derecede sıkar. O manevi yaşam kaynağımız ruh öylesine sıkılır ki rahatlamak için hemen nefsi harekete geçirir. Ahreti düşündüğümüz anda daha da bir sıkılır o ruh içeri de daha da bir nefsi uyarır. Uyarılan nefs fani dünyada yaşa yaşayabildiğini der ona fısıltıyla ye iç gez dolaş. Harama uzan sadece beni dinle der. Her işini ruhunun neşesi için yap ama görüntünde bunu fark ettirme ki seni sürekli kıyam-eder görsünler gıpta etsinler. Senin içinde yaşadığın kıyameti dışarıya vurma sakın diye sürekli uyarır o nefs. Dipsiz kuyuya düşen Yusuf gibi şaşırır kalır o zaman o ruh. Gözlerini ve diğer uzuvlarının kontrolünü nefse verdiği için kendine gelemez hatta korkar kendine gelmekten. O bayram yerinde çok mutludur. Ahirete yakacağını hazırlamaktadır oysa ki. Ruhu nefs öylesine almıştır ki kontrolüne Kıyama durur sırtında malı, çocuğu, parası yani dünya işleri, zekat verir; şimdi herkes beni çok iyi görecek ne kadar iyi diyecekler beklentisine denk gelen dünya işleri, hacca gider; benim için herkes o hacı olmuş maşallah diyeceklerin verdiği nefs körlüğü, bir garibe yardım eder desinler diye düşünür de düşünür.

 

Kullar kıyama durmadan kıyamete mi dururlar hiç düşündünüz mü? Zenginlikte fakirlikte kıyamete götürebilecek imtihanlar iken ve içimizdeki dahi Rabbim görürken nedir bu kul olarak acizce duruşlarımız ve yaşamımız. Nedir ettiğimiz kar. Eğlenceli dünya yaşamımı nedir? Dini bütün geçinen pek çok kimse vardır ki ne yazık ki aslında imtihanını ateş üzerine verir de bunun farkında değildir. Dini bütün geçinen onca aciz kul çevresinde ne kadar Allaha yakın bilinse de aslında bu durumunun tam tersine davranış ve hayat felsefesi olduğunu öğrenmek ne kadar acı olsa gerek.

 

Hangimiz kıyama dururken Burak atına binebiliyoruz, nefsimize o anda olsun sus diyebiliyoruz. Turistik gezi olsun diye kaçımız umre ve hac yollarına düşüyoruz. Bu arada gerçekten gönülden yapanlar Rabbimin terazisinde değerlendirilecektir. Aslında tam tersi olanlar da Rabbimin terazisine çıkacaklardır gün geldiğinde. Hiçbir şeyin gizli kalmayacağı mahşer gününde hesaplar dökülecektir tek tek hepimizin önüne. Kul haklarımız, yüz karalarımız her şeyimiz. Öncelikle namazımız sorulacak huşu içinde kıldığımız namazlarımız dualarımız sorulacak ne zaman dua ederiz, şükürlerimiz sorulacak, kıyama duruşlarımız aciz kulların önünde olduğunda nefsimizin durumu sorgulanacak.

namaz-28b.jpg

Götüreceklerimiz kıyametlerimiz olacak. Paramız eşimiz çocuğumuz evimiz malımız mülkümüz kalacak fani dünyada. Bir avuç toprak atılacak işte sermayemiz bu olacak. Bir yudumluk yer verilecek oraya sığacağız. İç hesaplar bitecek, kul olarak kıyam-a durduğumuzda sırtımıza yüklediğimiz nefsimize esir olduğumuz her şey yok olacak. Geri dönelim çok hayırlı kul olacağız desek de o vakit bitmiş olduğu için dönemeyeceğiz. Düşünemeyeceğiz o zaman kadar bize bu zenginlik bu fakirlik neden verildi diye. Zengin isek şaşıracağız makam sahibiysek ezeceğiz astlarımızı, fakirsek ya da sıkıntı da isek tevekkül etmemiş isyan etmişsek idrak edememişsek imtihanda olduğumuzu işte o zaman eyvah ki eyvah bize. Şükür etmeyi bilemediysek, kul hakkını göz ardı ettiysek vay halimize. Bir meczubun gözünden bile hayata, ahirete bakamadıysak vay halimize. Sağımızda solumuzda meleklerin varlığını bile bile yine de kimse görmez diyerek her hatayı yaptıysak vay bize.

Camiye giren meczubun bakışıyla bile göremiyorsak vay bize dedim. Malum hikayedir; meczub camiye gider sağına bakar soluna köşelere kadar bakar. Sonra çıkar dışarıya sırtında bir yükle yani kulun da göreceği bir yükle döner camiye tekrar. Saf da durur namazını eda eder. Ama sırtındaki yükünden çıkardığı sesten diğer cemaatte hayli rahatsız olur söylenmeye başlarlar ki tam bu sırada imam döner. Bre adam bu ne haldir namaz böyle eda edilir mi der. Bir çocuk bir de meczupların gönül gözlerinin açıklığı gizliyi aleni eder biliriz. Der ki o meczup ben adeti yerine getirdim. Sizler kıyam rükü duruyorsunuz da huşu ile mi durursunuz, kul görmez ama melekler en önemlisi Rabbimden bunu nasıl saklarsınız. Hele ki imam efendi sırtındaki o ineğin işi nedir deyince. Tüm cemaat şaşar kalır.

İşte kıssadan hisse; ibadetler desinler diye yapılmaz, görüntü ve şekilcilik için de yapılmaz. Nefsin sesinin susturulmadığı yerde ibadetin Rabbim katındaki durumu ne oladır hep beraber düşünelim.

imagescaobhpwe.jpg

Kıyamımızın Kıyametimiz Olmaması Dileğiyle….

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 6448 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri