Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

KUTLU DOĞUM HAFTASINDAYIZ

04 Nisan 2013 Perşembe

Urfa’nın Halfeti ilçesi Amara (Ömerli) köyü…Namı diğer; Diyarbakır, Siirt, Bismil, Nusaybin, Kızıltepe, Batman, Derik, Adana, Hatay, Maraş, Osmaniye ve Mersin’i kapsayan muhteşem Amara Cumhuriyeti sınırı. Bugün Amara şenliklerinin günü. Aynı zamanda da Peygamber Efendimizin kutlu doğum haftasının dönemidir. Nasıl bir denk geliştir bu ki her iki olayda ilahi bir olay olarak karşımıza çıkarılmaktadır.

Bugün yukarıda saydığım şehirlerde şenliklerin yapılacağı Amara Cumhuriyeti’ne doğru insanlar davul zurna eşliğinde akın etmektedirler. Bugün bayram günüdür bugün nurlu bir gündür bugün ve bugün doğan ne yüce bir kuldur!

Evet ne tesadüftür ki bugün Rabbim tarafından İslam’ın ışığının yeryüzüne gönderildiği Peygamber Efendimizin vasıtasıyla Müslümanlığın da kutlu doğumun bayramı günü.

İlahi kuvvetin kudreti ve uygun görmesiyle bugün doğanlar ne kadar yüce ulu ve nurludurlar anlatılamaz!

Zira Müslümanların yeganesi Peygamber Efendimizin doğum gününde doğmakla ayrıcalıklı, dini bütün hatta Mesih olmak gerekir! Bugün ne yüce ne nurlu gündür ki Rabbim uygun görmüştür bu doğuşu! Ne faziletli andır ki dini bütünlüğün ululuğun işaretidir bugün de doğanlar!

Demek ki Peygamber Efendimizin doğumuyla nur saçılan yeryüzü seneler sonra aynı tarihte başka birinin doğumunu da denk getirmesi ile o kula ne kadar nurlu bir kuldur mesajını vermiştir!

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Arabistan’ın Hicaz bölgesinde Mekke şehrinde m.s. 571 yılında Reblülevvel ayının 12′nci ve Pazartesi gecesi 20 Nisan’da dünyaya gözlerini açmış şereflendirmiştir. İçinde bulunduğumuz hafta da Kutlu Doğum Haftasıdır.

Peygamber Efendimizin Doğum anı Fil Suresinde;

  • “Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin dünyaya teşrif ettiği gece Sava nehri birdenbire kurumuştu. Sumav vadisinde ise sular birdenbire kabarmış ve etrafı korkunç  şeyler kaplamış yine aynı gece ateşe tapan İranlıların bin yıldır hiç sönmeden yanacaklarına inanmış oldukları Ateşgedleri ansızın sönüvermişlerdi. Yine  aynı gece İran Hükümdarı Bir sürü hırçın ve sert develerin ve bir kısım arap atları ile birlikte Dicle nehrini geçip İran ülkesine dağıldıklarını rüyasında görmüş ve yine o gece yüzüstü yere yıkılmış.”
  • Doğdu ol saatte ol Sultan-ı din
  • Nura garkoldu semavat-ü zemin..

İşte son peygamberin doğuşunun anlatımının bir kısmıdır yukarıdaki beyitler;

Kur’an-ı Kerim’de bu konu şöyle açıklanmıştır: “…O, Allah’ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur...” (Ahzab, 33/40) Bu ayet-i kerime Hz. Peygamber (s.a.s.) ile birlikte peygamberliğin sona erdiğini, Yüce Allah’ın artık bir daha dünyaya peygamber göndermeyeceğini haber vermektedir. Allah Resûlü (s.a.s.) de şöyle buyurmuştur: “Benimle benden önceki peygamberlerin benzeri, şu bir kimsenin benzeri gibidir ki, o kişi bir ev yaptırmış, binayı tamamlayıp süslemiş de yalnızca bir köşede bir tuğlası eksik kalmış. Bu durumda insanlar binaya girip gezmeye başlarlar ve eksik yeri görüp hayret ederek; ‘Şu bir tuğlanın yeri boş bırakılmış olmasaydı’ derler. İşte ben o tuğlayım, ben peygamberlerin sonuncusuyum.” (Buharî, Menakıb, 18).

Peygamberlerden sadece bir kısmının ismi ise Kur’an’da bildirilmiştir. Peygamberlerin ilki Hz. Adem (a.s.)’dir. (Ahmed, V, 178) Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) de peygamberlerin sonuncusu yani “Hatemü’l-Enbiya”dır.

Kıssadan hisse asla ve kata! Ulu yüce peygamber efendimizin doğum dününde doğanların kul olmaktan gayri namzetleri yoktur. Hele hele Rabbimin verdiği canı Rabbim alır inancının hakim olduğu emir olduğu bir toplum da sözde ilahlara prim vermeyecek kadar dindardır ve dinine sahip çıkar. Af ve mağfiret Rabbimden dilenir Rabbim uygun görürse zaten aciz kul tevekkülle huzura erer. Herkesin sınavı kendinedir. Ulvileştirmek yüceleştirmek aciz kullara değil Rabbime özeldir. Son Peygamberimizden sonra da vahiyle gelmedi ve gelmeyecekse ve dahi herkes tarafından bilinir ki herkes Rabbime sadece Rabbime secde eden mahfiret dileyen aciz kullardandır. Yoktur kimsenin kimseden üstünlüğü. Geldiğin yer belli gideceğin yer bellidir. Amellere göre de yakacağımız ateşle mahşer gününde hesaplar dile gelecektir. Bireysel ve toplumsal sınavlarımızdan Firavun ve halkı misali lanetlenmeden muvaffakiyetle çıkmak ümidi duamızla…

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2056 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri