Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

OYAK DOSYASI -II-

21 Ağustos 2012 Salı

Evet şimdi de gelelim OYAK ta ki oluşumların günyüzüne çıktığı zamanlara yani 2000 li yıllara;  

OYAK’ta Haziran 2000’de göreve başlayan yeni yönetim kuruluyla birlikte keyfi yönetimin başladığını iddia eden Babaoğlu, kitabında şunları yazıyor: “OYAK’ta Haziran 2000 tarihinde göreve başlayan yeni yönetim kurulu ile birlikte OYAK Genel Müdürü de değiştirildi. Bu yeni müdürün aylık ücreti de, yıl sonu ikramiyeleri hariç 15 bin Amerikan Doları olarak tespit edildi. Yeni Genel Müdür, 2000 yılı sonuna kadar geçen sürede üç tane genel müdür yardımcısı (10.000 dolar net aylıkla) ve yönetimine egemen olunan şirketlerin tamamının genel müdür ve genel müdür yardımcılarının değiştirilmesi işlemlerini yönetim kurulundan çıkartmayı başarmıştır.”

Babaoğlu, genel müdüre 7, yardımcılarına 6’şar maaş ikramiye verilerek maaşlarını yeterli bulmayan yöneticilerin maaşlarının yarısı kadar da ikramiye aldıklarını ileri sürerek, şunları anlattı: “Aralık 2000 itibariyle, yıllık ikramiye adı altında genel müdüre 7 maaş, yardımcılarına da altışar maaş ödeme yapılması için gerekli yönetim kurulu kararı oy çokluğuyla alınmıştır. Öyle bir yönetim anlayışı oluşmuş bulunmaktadır ki; yönetim kurulunun yetki ve sorumluluğundaki konularda bile, bir kişinin fikri ve görüşleri çerçevesinde işlem yapılmakta ve ancak olaylar geri dönülemez noktaya geldiğinde yönetim kuruluna bilgi verilmektedir. “

OYAK’ın 200 binin üzerinde üyesi olduğunu yazan Raif Babaoğlu, tüm üyelerin maaşlarından üye aidatı adı altında her ay yüzde 10 oranında kesinti yapıldığını kaydetti. Babaoğlu, OYAK yönetiminin üye aidatları kesintisinden her yıl yaklaşık 100 trilyon lira topladığını ifade etti.

Raif Babaoğlu, yönetimin kaldığı lüks villalar konusunda ise şunları yazıyor: “Ankara’daki yönetim kurulu tesisinin lüksü yeterli bulunmamış, İstanbul Bebek’te de ‘OYAK Üst Yönetimi’ diye çok masraflı bir birim kurulmuştur. Bu iş için yıllığı 150.000 ABD Doları karşılığında ve 5 yıl süre ile lüks bir villa kiralanmış. Kira bedelinin de Genel Müdürlükçe değil de, OYAK’ın Yönetim Kurulu’na egemen olan şirketlerce ödenmesi için ilgili şirketlerin genel müdürlüklerine yazılı talimat gönderilmiştir. Aynı yerin insası için OYAK İnsaat AŞ. akıl almaz paralar harcarken, yönetim kurulunun en ufak bir haberi olmuyor.”

OYAK’a yönelik bir dizi eleştirinin yer aldığı kitapta, OYAK’taki diğer yanlışlar şu şekilde sıralanıyor:

• Sümerbank’ın satın alınması safhasında, OYAK’ın üzerine yüklenen 1.6 katrilyonluk devlet iç borçlanma senedi (DİPS), karsılığı olan mevduat ve kredilerinin fon maliyetlerinin OYAK’a getireceği külfetin ne olduğu.

• Almanya’da bulunan OYAK Anker Bank ve İstanbul merkezli OYAKBANK eski yöneticilerinin hangi ödünler karsılığı görevlerine kimler tarafından ve kimlerin izni ile son verildiğinin ve buralardaki dönmeyen kredilerin Genel Kurul toplantılarında konunun uzmanı olmayan, iyi niyetli subay ve astsubay topluluğuna çarpıtılmıs bilgilerle nasıl sunulduğunun araştırılması gerekir.

• 2001 yıl sonu Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda OYAK’ın yıl sonu mali tabloları açıklanırken, OYAKBANK bilançosunda yer alan DİBS’lerin döneme isabet eden kaydi faiz gelirleri (141 trilyon civarında) Genel Kurul üyelerine ve hatta Silahlı Kuvvetler’e sanki OYAK’ın gerçek kârıymıs gibi gösterilmiştir. Bunun sonucunda 2002 yılında emekli olan TSK mensuplarına astronomik emekli ücretleri ödenmiştir. Bu ödemeler ise, diğer üyelerin ve kurumun aleyhine olmuştur. (http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=138979)

Yönetim Kurulu Üyesi Albay Tuncay Salı’nın beyanına genel kurulda hiç kimse itiraz etmiyor. Dolayısı ile OYAK (Ordu Yardımlaşma Kurumu) MSB’ye (Milli Savunma Bakanlığı) bağlı bir tüzel kişilik olmadığını düşünüyorum. OYAK,tamamen bu beyana göre Türk Silahlı Kuvvetlerine ait bir Holding olarak degerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim, diyor.

Temmuz 2000 yılı 40. Genel Kurul Toplantılarında 4. sayfa paragraf 1’de cari giderlerin asgari seviyeye çekilerek, kurum genel müdürlüğünde 4 ayrı katogoride, 6 ayrı özellikte ödenen aylıkların sadeleştirilmesinin ve personel giderlerinin gözden geçirilmesi hassasiyeti. Devami paragraflarda; MAİS OTOMOTİV 1999 yılında 14,605 TRİLYON,GOOD YEAR 4,636 TRİLYON, aynı zamanda ENTAS’ın 1999 yılında kuruma karpayı vermediği, OYAK BANK’ın 1997-1998-1999 yıllarındaki ortalama karı enflasyonun 10 puan altında kaldığı,1999 yılında ise bankanın karının enflasyonun 20 puan altına düştüğü, 1998-1999 yıllarında finans sektörünün en büyük getiriyi sağladığı bir dönemde OYAK Bank tarafından kredi olarak verilen ve bugüne kadar kuruma geri dönmeyen 4,479 TRİLYON liralık takipteki alacakların neden olduğunu beyan ederek raporlarını vermektedirler. Bu raporların varlığına rağmen; Yıl itibarı ile 4 ayrı kategoride,6 ayrı özellikte ödenen maaşların Türk hukuk mevzuatına, iş kanununa uygun olup olmadığının, ayrıca kurumda cari açığın tavan yapmasına, kadrolardan fazla personel alarak personel sayısının sisirilerek OYAK kurumunun zarar etmesine neden olan şahısların tespit edilmesini, yıl itibarı ile fazla alınıp sisirilen personel kadrolarına kimlerin müsaadesi ile ise alındığı, alınan personelin TSK’daki akrabalık ilişkilerinin araştırılması elzemdir. Zira çalışanların tamamı aile holdingi kurma yönünde olup Saadet Zincirleri olmuşlardır. Eleman alımı için başvurular sonucunda tanıdık generalin varsa işe alınırsın söylemleri hiç yalan olmadığı belirtilmektedir. Tüm bu gerçekler doğrultusunda; OYAK BANK’ın kuruluşundan satıldığı zamana kadar kimlere kredi verilipte alınmadıysa, alınamadıysa, verilip de alınamayan kredilerin miktarı ve OYAK BANK’a borcu olup da ödemeyen, OYAK ve banka yöneticileri tarafından “ verilen bu krediler artık geri gelmez görev zararı olarak bildirelim veya deftere zarar olarak yazalım” deyip ümidi kestikleri, satılan OYAK BANK’a aldığı krediyi ödemeyen borçlu sahısların isimlerinin tespit edilmesini, bu şekilde bankayı yanlış yönetim ve mali politikalar sonucu zarar etmesine neden olan sorumlu banka genel müdürü hakkında OYAK YÖNETİCİLERİ tarafından bir hukuki işlem başlatılıp başlatılmadığının bildirilmesini, OYAKBANK’ın TRİLYONLARCA LİRA zarar etmesine sebep olan OYAKBANK GENEL MÜDÜRÜ hakkında hukuki işlem başlatılmadı ise bunun sebebinin OYAK YÖNETİCİLERİNE sorulması elzemdir. Mais Fabrikasının nasıl batırıldığı hakkında S.S. nin suçluluğunun saptanarak onanması önemlidir.  Ayrıca Ağustos 2001 yılı 41. Genel Kurul Toplantısındaki 4. Sayfa paragraf 1’de OYAK; istiraklerimizin 2000 yılında firma bazında karları ve kurum kar payları incelendiğinde,goodyear’ın 1999 yılında 4.6 TRİLYON, GOODYEAR’ın 2000 yılında 7.8 TRİLYON, OYPA’nın 2000 yılında 6.4 TRİLYON, OYAK BANK’ın ise 2000 yılında 8.4 TRİLYON zarar ettiği görülmektedir diyerek rapor vermektedir. Devam ettiğimizde; OYPA (Ordu Pazarı) nın personel istihdamı, ücret politikasının, pazarlama politikasının tamamen yanlıs ellere teslim edildiği ve yüksek meblağlarda kira ödettirilmek sureti ile OYPA’nın kendini toparlayamaz bir duruma sokulduğu açıkca görülecektir.

Aynı zamanda 2000 yılı itibarı ile Ankara Balgat OYPA’nın yıllık kirasının 129.1 MİLYAR, Tandoğan mağazasının 152.2 MİLYAR TL, Göztepe mağazasının 119.2 MİLYAR TL olduğu görülecektir. OYAK istirakleri içerisinde yer alan HALKLEASING tarafından finansal kiralama yaptıkları firma ve kuruluşlara verilen hizmetler karşılığı toplam: 18,619 MİLYON DOLAR, 5,567 MİLYON DM,128 MİLYAR TL alacağının takipteki alacaklar olduğu belirtilmiş olup bu alacakların icra takibi haciz işlemleri ve ipotek karşılığı ile tahsiline çalışıldığı, bu hizmetlerden dolayı ircaa takibindeki haciz işlemleri ve ipotek karşılığı elde edilecek kaynağın HALK LEASİNG’in alacaklarını karşılamasının mümkün olmadığı denetleme kurumunca değerlendirilmiştir. Aynı zamanda OYAKBANK’ın yıllar itibarı ile karlarına bakıldığında 1997, 1998, 1999 yıllarındaki ortalam karı enflasyonun yaklaşık %10,1999 yılında bankacılık sektöründeki karlılık oranının tavan yaptığı bir dönemde bile OYAKBANK’ın karı enflasyonun 20 puan altında kalarak OYAKBANK’ın başına profesyonel olmayan iştirak genel müdürü atanarak KASITLI OLARAK ZARAR ettirildiği düşüncesini de savunmaktadır.

Bununla birlikte OYAKBANK tarfından TÜRK PETROL GURUBUNA verilen 4,479 TRİLYON TL lik takipteki alacakla birlikte bankaya ipotekli firmalardan 3 adet gayrimenkulun icra kanalı ile satısı tamamlanması denetleme kurulunca tespit edilmiştir.

Ayrıca 31.03.2000 tarihi itibarı ile OYAKBANK’a ait 13,1 TRİLYON TL olan takipteki alacaklar dikkat çekici olup, OYAKBANK’a ait Almanya’daki ANKERBANK ve İrlanda’daki OYAK EUROPEAN PLC. Finans kurulusuna ait mali tablolar ve kredilerin durumu incelendiğinde ANKERBANK’ın 31 mart 2000 tarihi itibarı ile 11,7 MİLYON DM, bireysel kredi olarak 28,5 MİLYOM DM olmak üzere TOPLAM 40,2 MİLYON DM yasal takipte olan kredi alacağı olduğu buna karşılık bu bankaca, artık ümidi kesildiği kabul edilerek icra iflas kanununa göre en azından vergiden düşmek imkanı sağlamak amacı ile 27,6 milyon dm karsılık ayrıldığı yine denetleme kurulunca tespit edilmistir.

OYAK EUROPEAN’in finans kuruluşunun Mart 2000 tarihi itibarı ile 38,7 MİLYON DOLAR ticari kredi alacağının olduğu, Mart 1999 yılında OYAKBANK’tan 1999 yılında kredi alan aynı firmaya 1,6 MİLYON DOLAR tutarında bu sefer İrlanda’dan bir kredi imkanı sağlandığı ve bu sağlanan kredinin de takipteki krediler hesabına intikal ettirildiği, bu kredi için Aralık 1999 tarihinde ve Kasım 2000 tarihinde toplam 2 milyon 605 bin dolar karşılık ayrılarak takipteki krediler hesabından çıkarıldığı yine denetleme kurulu raporlarında geçmektedir. Denetleme kurulu üyesi Albay Tuncay Sallı’nın beyanına göre; Toplam olarak HALK LEASING,OYAKBANK, OYAK EUROPEAN finans kurulusunun TL bazında 1,185 paritesinde aldıgımızı kabul edersek 112.1 TRİLYON LİRA, DOLAR bazında paritesini 1,185 liradan alırsak 94,6 MİLYON DOLAR tahsil edilmeyen takipteki alacakların mevcut olduğu görülecektir.

Albay Tuncay Sallı devam ediyor; iyimser koşullara göre %70-80 oranında geri dönüslerin olmayacagı ve çok zor olacagını, OYAKBANK’ın risk karsılığını yüzde yüz riskli olan insanlara veya gerçek ve tüzel kişilere kredi vermek sureti ile en büyük riskli işlemi yaptığını değerlendirmiştir. Birikimlerin HEKTAS ve TUKAS gibi iştiraklerin yatırımlarında nasıl heba edildiği, OYAKBANK gibi yıllarca kar etmeyen kuruluslara yatırım yapılarak TRİLYONLARCA LİRA ZARAR ettirilmesi, çok iyi incelendiğinde OYAKBANK’ın 1998 yılından beri süre gelen takipteki alacaklarının 112 TRİLYON olduğu, bunun 2000 yılı 41. Genel kurulda ise gün itibarıyla 400 TRİLYON olduğu Hurşit Tolon tarafından dile getirilmektedir ki 41. Genel Kurul’da kayıp 112 trilyonla ilgili büyük tartısmalar oldugu yayınlanan 41. genel kurul dergisinden de anlaşılmaktadır ve bu tartışmalar ticari sır kaygısı ile yayınlanmamıştır. Denetleme kurulu üyesi Maliye Albay Tuncay Sallının OYAK kurumunda ki olumsuzluklar ile ilgili gerçekleri söylerken susturulmaya çalışılmıştır. 112 TRİLYON LİRALIK alacağın, takipteki alacak olmadığı bu paranın oyak kurumunun açığı olduğu ve açığın kaynağının da tespit edilemediği ve yolsuzluk yapılarak buharlaştırıldığı emekli bir general tarafından idda edilmiştir. Bu konudaki haber; Oyak’ta 112 trilyon açık Ancak bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığı, en azından eksik olduğu, Genel Kurulda 112 trilyon liranın hesabının verilemediği öğrenildi.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 66696 defa okunmuştur
helal olsun
ünsal gençer
yazılanlar tamamen dogru. Türkiyenin bugünkü terör belasında ve ekonomisinin çok daha iyi olması gerekirken bu oyak denen belanın bir parmagı oldugunu düşünüyorum. tez elden fesh edilmesi elzemdir. hemde hemen.
21 Ağustos 2012 Salı 19:48
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri