Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

OYAK DOSYASI -III-

21 Ağustos 2012 Salı

41. Genel Kurul'a katılan bir emekli generalin gazetemize ulaştırdığı bilgilere göre, Genel Kurulda 112 trilyon liralık kayıbın tartışıldığı bildirildi. Ancak “Genel Kurulda gündeme alınan ve müzakere edilen konuların kayıt altına alınıp yayımlanması bir zorunluluk iken”, kamuoyuna açıklanan belgelerde bu tartışmalara ve tutanaklara yer verilmedi. “Bunların kayıtlardan çıkarılarak gizlenmesini ve üstünün örtülmesini amaçlayan bir anlayışla, uçurulan 112 Trilyon liranın kimler tarafından hortumlandığının anlaşılması mümkün olmayacaktır” diyen emekli general yapılan bu büyük yolsuzluk nedeniyle gazetemize çeşitli bilgiler gönderdi. Emekli general, OYAK'daki müthiş yolsuzluğa ilişkin şunları açıklad: “OYAK'ın 112 Trilyon Lirası buharlaştırıldı. Bu, sermayesinin yaklasık 1/5'i demek. Her bir askerin alın teri ile kazandığı maasından kesilen paralardan olusuyor. Hortumcu, askerin bu alın terine göz dikmenin ötesinde, 112 Trilyon lirayı uçurmuş bile. (http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=5&ArsivAnaID=3112 -11-06-2001)

Buna göre; 2000 yılı itibarı ile OYPA’ya kiralanan taşınmaz malların OYAK Yöneticileri veya Silahlı Kuvvetlerdeki herhangi bir kimseyle akrabalık bağlantılarının olup olmadığının araştırılması, 2000 yılı itibarı ile HALK LEASING’in takipteki ve icra kanalı ile alacaklarının tahsil edilip edilmediğinin edilmedi ise ne kadarlık bir meblağın alınamadığının tespitini, 1997,1998,1999 yıllarında OYAK BANK’ın zarar ettirilmesine neden olan OYAK YÖNETİCİLERİ ve OYAKBANK genel müdürü hakkında BANKAYI bilerek ve isteyerek zarara uğrattıkları, OYAKBANK’ın alınması aşamasından satıldığı ana kadar kimlere bireysel kredi, kimlere ticari kredi verilmiş,ödenen ve ödenmeyen tüm kredilerin isim isim ve ticari kredi alan kuruluşların tespit edilmesi, % 200 riskli şahıslara ve ticari kuruluşlara kredi vererek Oyakbank’ın, Halk Easing’in ve oyak european’ın oyak yöneticileri ve istirak yöneticilerinin anlaşarak kasıtlı olarak ve bilerek zarar ettirildiği kanaatindeyim. Bilerek ve kasıtlı olarak kendilerine haksız kazanç sağladıklarını düşünüyorum, tüm bu oyak ve istirak yöneticileri hakkında oyak kurumunun gerçek sahibi şahsımı kandırdıkları haksız kazanç elde ettikleri, OYAK EUROPEAN’in finans kuruluşunun Mar 2000 tarihi itibarı ile 38,7 MİLYON DOLAR ticari kredi alacağının olduğu, Mart 1999 yılında OYAKBANK’tan 1999 yılında kredi alan aynı firmaya 1,6 MİLYON DOLAR tutarında bu sefer İRLANDA’dan bir kredi imkanı sağlandığı ve bu sağlanan kredinin de takipteki krediler hesabına intikal ettirildiği, bu kredi için Aralık 1999 tarihinde ve Kasım 2000 tarihinde toplam 2 MİLYON 605 BİN DOLAR karşılık ayrılarak takipteki krediler hesabından çıkarıldığı yine denetleme kurulu raporlarında geçmektedir. bakımından,%100 riskli firmaya 2 kez ticari kredi verilmesi ve bu firmanın aldığı kredilere mahsup olarak 1999-2000 yıllarında 2 MİLYON 605 DOLAR karsılık ayrılarak takipteki krediler alacağından çıkarılmasının ne demek olduğunun, Firmanın aldığı krediyi ödeyip ödemediğinin, karşılık ayrılan paranın kimlerin parasından karşılık ayrıldığı bakımından,%100 riskli firmaya 2 kez ticarikredi verilmesi ve bu firmanın aldığı kredilere mahsup olarak 1999-2000 yıllarında 2 MİLYON 605 DOLAR karsılık ayrılarak takipteki krediler alacağından çıkarılmasının ne demekolduğunun, Firmanın aldığı krediyi ödeyip ödemediğinin, karşılık ayrılan paranınkimlerin parasından karşılık ayrıldığı, 41.genel kurulda söz alan Coşkun Ulusoy’a Ziraat Bankas’ında “bir cebindenalıp, bir cebine koyma” işin ne anlama geldiğinin sorulmasını,aynı zamanda veriliptealınmayan, batırılan kredilere kimlerin parasını karşılıkayırdığını, oyak kurumu iştiraklerini trilyonlarca lira zararauğratan iştirak yöneticileri hakkında herhangi bir kanuni işlembaşlatılıp başlatılmadığının sorulmasını ve oyak yöneticileritarafından yolsuzlukla hortumlandığı idda edilen

(http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=5&ArsivAnaID=3112)

Kayıp 112 Trilyon Liranın Ne Olduğu, devam eden paragraflarda; OYAK Gn.Md.Coskun ulusoy diyor ki “bir başka yaklaşımımızda Mehmetcik sigortası başlatarak,silahlı kuvvetlerimizin her kademesinde kimensuplarına erinden en üst düzey komutanına kadar, ek bir sosyal güvence içine girmelerini sağlamak oldu” Mehmetcik sigortası İş Bankası aracılığı ile Anadolu sigortaya havale edilmiş olup Silahlı Kuvvetlerde görevli herkesin bu sigorta kapsamına alınması zorunludur. Özellikle kara kuvvetleri komutanlığından gelen denetleme heyeti üyeleri bu konu üzerinde titizlikle durmaktadırlar.Fakat yapılan bu uygulamanın serbest piyasa kosullarına aykırılığının tespiti, OYAK Gn.Md.Coskun Ulusoy (ki Kaşif Kozinoğlu’nun üvey kardeşidir” diyor ki “ 2001 yılına girerken yine bir krize yönelik olarak endişelerimiz sürüyordu. Ocak ayından itibaren böyle bir krize hazırlıklarımızı başlattık ve elimizdeki birikmiş bu nakit kaynakları dolara, yabancı paralara dönüştürmeye başladık.” OYAK Kurumu elindeki bunca büyük birikimlerin büyük riskler alınarak kriz öncesi dolara ve yabancı paralara dönüştürmenin büyük risk taşıdığı kanaatindeyim, eğer hükümet içinde veya hükümete yakın bir çevreden bir köstebeğiniz var ve o köstebeğin kesin net söylemlerine göre hareket edilip bunca yüksek meblağa da paralar hiç korkmadan, risk almadan kriz öncesi dolara,yabancı paralara yatırılıyorsa bu durum etik olmadığı gibi haksız kazanç elde etmek, OYAK Gn.Md.Coskun ulusoy diyor ki “Bu arada yaptığımız en önemli uygulamalardan biri OYAK’ı ek bir sosyal güvence kuruluşu olarak lanse etmek, kamuoyunda olayı bu sekilde koymak, yani bizim ana ruhumuz itibarı ile bir emekli sandığından, sosyal sigortalardan, Bağ-Kur’dan farklı olmadığımızı belirtmekti. Onların tabi olduğu ana prensiplere, ana ruha bağlı olduğumuzu oraya anlatmak istedik. Ayrıca oyak bir emeklilik fonudur” onlarca vergi muafiyeti ve malları devlet malı rüchanlığı kapsamında olan bir holding’in,emeklilik fonu kapsamında kamuoyuna bu şekilde empoze edilip, OYAK Kurumu Yöneticileri iş yaparken emeklilik fonu kapsamının dısına çıkarak iş yaptıkları.

Haziran 2003 yılı 43.Genel Kurul Toplantısı’nda; Kurul Denetleme Üyesi Albay Tuncay sallı’nın beyanı; büro giderleri içinde yer alan PTT giderleri %72,5 oranında, duran varlık giderleri içerisinde yer alan bakım-onarım ve güvenlik giderleri %67,1 oranında,çesitli giderler içerisinde yer alan uzman ücretleri ve sivil savunma hizmet giderleri %118,5 oranında,amaortisman giderlerinde ise %148,3 oranında artışlar olduğu görülmekte olup 2003 yılında alınacak tasarruf tedbirleri doğrultusunda yönetim giderlerinin azaltılmasının uygun olacağı, Kurum genel müdürlüğü ve istiraklerde görevli personele 1475 sayılı is kanununun 13. maddesinde hizmet akdinin fesh edildiği önceden bildirilmeli ve aynı kanunun 19. maddesine göre yeni iş bulması için ücretli izin verilerek ihbar tazminatı ödenmemelidir.Albay Tuncay Sallı’nın beyanı; Kıdem tazminatı sadece kıdem tazminatından oluşur. 1475 sayılı yasaya göre; eğer sizin bir hizmet işgal ettiginiz bir sektör varsa, atacağınız insanları önceden tespit edersiniz (verimli olmayan, rantabilitesi düşük, disipline uymayan, kanunlara uymayan) onlra önceden dersiniz ki sizin su tarihte hizmet akdinizi fesh edeceğim, kusura bakmayın. O bir öneldir, ihbar önemlidir. Bu 1475’in 19. Maddesidir.

Ayrıca da bu kişinin iş araması için 1475’in 13.maddesine göre, günde 2 saat, işçi isterse hepsini veya tamamını vermek sureti ile de iş aramasına izin verirsiniz. Hele şu sözleşme ücretleri, iş kanununda olmamasına rağmen, sözleşmelere getirilen özel hükümler ile, çok üst düzeyde ki insanların geleceklerine istikbal sağlamak anlamında bir ödemedir. Raporlar da bunu göstermektedir.Bugün en yüksek devlet memuru başbakanlık müstesarıdır, onun muadili silahlı kuvvetlerde orgeneraldir, 54 sene 55 sene çalısan bir bürokratın alacağı ikramiye 44.4 milyarken, 1 yıl 8 ay çalışmış bir genel müdür yardımcısı 38-39 yaşlarındaki bir arkadaşa kurumun kasasından 63,2 milyar lira vermenin mantığı nedir?

Albay Tuncay Salı’nın beyanına göre; OYAK yöneticilerinin bir takım istirak ve kurum çalısanlarına, kendi şahsi menfaatleri doğrultusunda kanunlara aykırı davranıp imtiyazlar vererek haksız kazanç sağlayıp, 1475 sayılı iş kanununun ilgili maddelerine tamamen aykırı davranarak suç işledikleri kanaatindeyim. Denetleme Kurulu üyesi maliye Albay Tuncay Sallı’nın ifadelerinde oyak yöneticilerinin 1475 sayılı iş kanununa aykırı davranak suç işlediği ve haksız kazanç elde ettikleri, oyak kurumunu ve 260 bin üyenin birikimini bilerek, isteyerek, kasıtlı olarak, planlı ve programlı bir şekilde zarar ettirdikleri,

Kısa adı OYAK olan Ordu Yardımlaşma Kurumu yöneticilerinin tam bir saltanat sürdüğü iddia ediliyor. Subay ve astsubayların her ay maaşlarından yüzde 10 kesilen aidatların önemli bir kısmının, kurumun dolarla maaş alan yöneticilerine gittiği ileri sürülüyor.

Milli Savunma Üzerine Düşünceler isimli kitabıyla dikkatleri üzerine çeken emekli Tuğgeneral Raif Babaoğlu, OYAK Genel Müdürü ile genel müdür yardımcılarının aldığı maaşa dikkat çekiyor. OYAK’ın üst düzey yöneticilerinin 15 ve 10 bin dolar gibi oldukça yüksek rakamla maaş aldığını belirten Babaoğlu, yöneticilerin neredeyse maasları kadar da ikramiye aldığını savunuyor.

İşte OYAK’ta çalısan bazı yöneticilerin aylık maaş dökümü (ABD Doları):

OYAK Genel Müdürü: 15.000 $ ( coskun ulusoy)

OYAK Genel Müdür Yardımcısı (4 kisi): 10.000 $

OYAK Genel Müdür Danısmanı: 10.000 $

OYAKBANK Genel Müdürü: 10.000 $

OYAKBANK Genel Müdür Yardımcısı (2 kişi): 7.700 $

MAİS Genel Müdürü: 7.500 $

OYAK Portföy Yönetim Genel Müdürü: 7.500 $

OYAK Menkul Değerler Genel Müdürü: 7.500 $

OYTUR Genel Müdürü: 4000 $

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 67200 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri