Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

SAVAŞ ESİRLERİYİZ ASLINDA ...

24.07.2014 20:23

Günümüz Dünyası artık küçülen; kıtalar arası yolculukların birkaç saat içinde hatta dakikalar içinde varılan yerlerin olduğu bir dünya olmuştur. Gelişen teknoloji sadece ulaşım ağında değil iletişim ağında ve yerlerin belirlenmesi ile de hayli küçülen bir dünya olmuştur. Sanal ortamı reel ortamdan ayıran teknolojinin harika çocuğu olan internet alemi tam bir dipsiz kuyu. Çocuğu yetişkini yaşlısı gencinin her türden düşünceye sahip kişilerin bulunduğu kimi zaman tehlikeli çıkmaz sokak olan bir alem ve dipsiz kuyu. Küçücük bir ekran ve dünyaya açılan ortamlar. Bir çocuk bile artık sosyal alanları kendi başına açabilerek oyun oynayacagını sandıgı bu ortamlarda tuzaklara düşme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Sanal ortamda binlerce ortam, kişi ve sosyal otrtamlarlada paylaşılan fotoğrafların akıbetleri meçhuldur. Her ne kadar da korunma altında olunsa da acaba ne kadar korunuyoruz. Gizem ki her zaman ilgi çeker gizemin girdiği yerde kaçmak yerine bireyler merak dürtüleriyle hareket ederek nereye gittiğini bilmeden ya da kiminle görüştüğünü bilmeden bu dipsiz kuyunun gizeminde kaybolmaktadır. Güvenilirliği hala şüpheli olan sanal ortamda onca uyarı yapılrıken hala gizemiyle kendine çeken bu dünyada nice intiharlar nice dolandırıcılıklar olmamış mıdır. Gerçek yaşamda evli olduğu halde sanal alemde sadece fuhuşa hizmet eden bir anlayışla aileler dağılmamış mıdır? Ya çocuklarımız işte en önemli varlıklarımız ne kadar güvenli bu sanal ortamda? Yetişkinliğe adım attığı dönemlerde kendini keşfetmeye başladığı fallik dönemde buluğ çağının kavak yelleri zamanlarında nelerle karşılaşacaklarını bilemeden kaçta kaçı sağlıklı yetişmiştir. Her nimet külfet misali toplum olarak aslında interneti kullanamayan bağımlılık derecesinde sapkınlıkla bağlanılan yaşamdan kopuk hastalıklı beyinler ve tuzağa düşürülen bireyleriz aslında. Sosyal ortamlarda kim kimi tanır yolda görsek tanımayacağımız şahıslarla ortamda resımler paylaşıyoruz bilgierimizi paylaşıyoruz hatta yediğimiz içtiğimiz herşeyi çoğu zaman da duygularımız. Biz ne yapıyoruz ? Reel hayatta adaptasyon sorunu yaşayan savaşlarla bunalan bizler aslında sanalda tam da savaşın kurbanları değil miyiz ? Açık havayı doğayı unutan bizler nereye koşuyoruz? Güvensiz olan bizler asosyal bireyler hatta toplum olmaya ne kadar da hevesliyiz. Sanalda ki arkadaş grubumuz ne kadar biliriz tanırız kocaman bir hiç. Hepimiz suç makinası olma yolundayız aslında farkında olmadan zira o kadar çok sanaldan kaynaklanan cınayet intihar ve kötü durumlara düşülen vakalar var ki suç makinaları olma yolundayız evet. Gerçekte kimiz peki ya sanalda kimiz?

Raporlar açıktır. Siber suçlarda yaşanan artış; 2011 yılında yüzde 9,3 ile 5 bin 304 artış yaşandığı; Bu suçlarla ilgili şikâyetlerin üçte biri ise çocuk pornografisinden kaynaklandığı ve 2012 yılında yapılan 700 ihbardan üçte birini çocuk pornografisi, 200'ünü kişisel bilgilerin çalınması ve kredi kartı dolandırıcılığı, 87’sini aşırılıkla ilgili bilgilerin yer aldığı siteler oluşturdu. anılan yıldan bu güne bunlar azaldı mı elbette ki hayır daha da arttı.

'5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun' kapsamında görev yapan Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi Başkanlığı çatısı altında kurulan Sanal Devriye Büro Amirliği, ileri teknolojik alt yapı ile, internet aracılığıyla işlenen başta 'intihara yönlendirme, cinsel taciz, tehdit, hakaret, şantaj, fuhşa teşvik ya da aracılık etmek' gibi suçları işleyenlerle etkin olarak mücadele etmektedir.

Bilinmelidir ki, şantajcının en büyük kozu size ait bir bilgi veya görüntüyü “AÇIKLAMA TEHDİDİ”dir. Eğer siz bu konuyu yakınlarınız ve yetkililerle paylaşmış olursanız, şantajcının elindeki tüm kozları almış olursunuz. Ayrıca resmi şikayet süreci başlatarak, şantajcının cezalandırılmasını sağlayarak, size bu üzüntüleri yaşatan kötü niyetli kişilerin yaptığının yanına kar kalmamasını sağlamış ve benzer davranışları bir daha size veya başkalarına yapmasını önlemiş olursunuz.

Aileler çocuklarına sürekli “Hangi hatayı yapmış olursa olsunlar, onları koşulsuz sevdiklerini ve her zaman yanlarında oldukları” mesajını vermeli; çocuklar da “Başlarına gelebilecek herhangi bir olumsuzluk halinde, durumu derhal ailesiyle paylaşma” cesaret ve kararlılığını mutlaka gösterebilmelidir...

Tüm bireyleri tehdit eden bu teknolojik oluşum nimetten külfete dönmüş bulunmaktadır. Dünyanın küçülmesi bir yana adım attığımız yerin tespit edilmesi sadece ve sadece savaşlar için faydalı olmuştur. Bireylere sunulan sosyal ortamlar vs durumlar ise aslında diğer bir savaş şeklidir ve hepimizi de esir almıştır bu savaş oyunu.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2402 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri