Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

Savaşlarda Kadınlar

06.12.2014 19:19

İki kelimeden oluşan bu ikili aslında içeriğinde nefret, kin, husumet, toprak, pastadan pay alma hırsı, felaket, yoksulluk, saldırı, cinayet, tecavüz ve soykırımı barındırır.

Nedir bunun adı Savaştır.

Savaş suçu her platformda işlenedursun Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ’nin 1998’de BM önderliğinde Roma’da (Roma Statüsü) tarafından toplanan bir konferansta kurulmasının ardından 7 ret oyuna karşılık, 120 kabul oyuyla ve oyçokluğu ile (21 çekimser) kabul edildi. Roma Statüsü suçları, mahkemenin nasıl çalışacağını ve devletlerin mahkeme ile işbirliği için ne yapmaları gerektiğini tanımlar. Statü gereğince, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin faaliyete geçebilmesi için 60 ülkenin onayı beklendi ve 11 Nisan 2002 tarihinde söz konusu 60 onaya ulaşıldı. 15 Temmuz 2008 tarihi itibariyle Roma Statüsü, 139 devlet tarafından imzalamış ve 107 devlet tarafından onaylanmıştır. Roma Statüsünü imzalamak onaylamak anlamına gelmemektedir. Savaş suçu, askeri veya sivil, kişi veya kişilerin, savaş kanunları ihlâli için uluslararası ceza hukuku çerçevesinde cezalandırılabileceği suçtur. Devletler arası çatışmalarda savaş kanunlarının her ihlâli bir savaş suçu sayılmaktadır, ama devlet içi çatışmalarda yer alan ihlâller savaş suçu sayılmayabilir.

Savaş kanunları sınırları içinde, yerleşmiş güvenliğinin ihlâli, çatışma esnasında kabul edilmiş prosedürlerin ve kuralların çiğnenmesi, örneğin ateşkes bayrağını kaldıranlara saldırmak veya ateşkes bayrağını yanıltıcı şekilde kullanıp saldırmak, savaş suçu sayılır. Savaş esirlerine ve sivillere karşı kötü davranmakta savaş suçu oluşturan davranışlar arasında yer alır. Savaş suçları toplu katliam ve soykırım olaylarının bir parçası olmasına rağmen, bu tip suçlar genel olarak uluslararası insani hukuk çerçevesinde insanlığa karşı suçlar kapsamına girer. Savaş suçlarının uluslararası insani hukuk alanında önemli bir yeri vardır ve bu alanda Nurnberg Mahkemeleri gibi uluslararası mahkemeler düzenlenmiştir. BM Güvenlik Konseyi tarafından oluşturulan Eski Yugoslavya için Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Ruanda için Uluslararası Ceza Mahkemesi yakın tarihten örneklerdir. Uluslararası Ceza Mahkemesi, 1 Temmuz 2002 tarihinden sonra işlenmiş savaş suçları davalarının görüşülmesi için Lahey'de kuruldu. Bazı ülkeler, özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve İsrail, mahkemeye karşı eleştirilerde bulunup, katılmayı reddetmişlerdir ve mahkemenin vatandaşları üzerinde yargılama yetkisine sahip olmasına izin vermemişlerdir.

Mahkeme, şu durumlarda kişiler hakkında soruşturma açmak için yetkilidir: Suçlar Roma Statüsü’nü onaylayan devletin toprakları dahilinde işlendiğinde; Suçlar Roma Statüsü’nü onaylayan devletin vatandaşı tarafından işlendiğinde; Roma Statüsü’nü onaylamayan bir devlet, suç karşısında mahkemenin yargı yetkisini kabul ettiğine dair bir bildirimde bulunduğunda; Suçlar, uluslararası barış ve güvenliği tehdit veya ihlal edildiği durumlarda işlendiğinde ve BM Güvenlik Konseyi durumu BM Şartı Bölüm 7’ye uygun şekilde mahkemeye gönderdiğinde. UCM’de yargılanan suçlar; Soykırım Suçu

İnsanlığa Karşı Suçlar, Savaş Suçları ve Saldırı Suçu olarak sayılmaktadır. Bunlardan Saldırı Suçu Taraf devletler, konferansta yapılan tanımlamanın ardından UCM’nin bu suça yönelik yargı yetkisinin 2017 yılı sonrasında başlamasına karar vermişlerdir. Bu kararın ana nedeni, bu suç ile sorunu olan devletlere bu sorunu çözebilmeleri için fırsat vermektir. Bunun dışında Mahkemenin zaman bakımından yetkisi – ratione temporis, Mahkemenin kurulduğu ve işlemeye başladığı 1 Temmuz 2002 tarihinden sonra islenen suçlar içindir. Kişi bakımından yetki – ratione personae, yukarıda da belirtildiği gibi gerçek kişiler üzerindedir. Yer bakımından yetki – ratione loci, Statünün 12nci maddesindeki düzenlemeden hareketle, suç Statüye taraf bir devletin ülkesinde islendiğinde ya da sanık taraf bir devletin vatandaşıysa devreye girecektir.

Bu bilgiler ışığında; Adana İl Kadın Komisyonu Başkanı Ziraat Mühendisi Ayten Dolançay, başkan yardımcısı Filiz Mersin Paksoy, Raportör Makina Mühendisi Arzu Özdal İdem tarafından hazırlanan ve Sayın Sema Erdoğan Hanımefendi ile Prof.Dr. Adnan Gümüş’ün konuşmacı olarak katıldıkları Savaşlarda Kadınlar paneli zaman yetmediği halde dolu dolu geçti. Sayın Ayten Dolançay’ın moderatörlüğünde başlayan panel Sayın Filiz Mersin Paksoy’un açılış konuşması ve komisyonlarına dair vizyon ve misyon tanıtımı ve çalışmalarından oluşan slayt gösterimiyle devam etti. Sayın Prof.Dr. Adnan Gümüş’ün konuşmasının ardından savaşın canlı tanıklarıyla kadınlarla ailelerle birebir Suriye kamplarında bulunan Sayın Sema Erdoğan’ın konuşması benim olduğu kadar tüm katılımcıların dimağlarında yer etmiştir sanıyorum. Sayın Erdoğan konuşmasına başlamadan önce Suriye’den Türkiye’ye geçişlerinden itibaren ailelerin ve özellikle kadın ve çocukların hayatlarından kesit olarak hazırlanan slayt gösterimi ile savaşın mağdurlarını gözler önüne seriyordu. Ülkelerinden evlerinden analarında babalarından kopan binlerce yüzbinlerde can. Çadırlarda yaşam savaşı veren çalışmak zorunda olan ama çalışırken de her koşulda çalışmayı kaç kuruş olursa olsun diye kabul eden kadınlar çocuklar. Türkiye’ye minnettar Türk kadınına özgürlüğü için hayran kadınlar. Biraz çekingen biraz nefret dolu ama yine de kadındı onlar. Her biri ayrı bir yaşam her biri ayrı bir hikaye. Çadırlarda tarlada serada çalışan kadınlar. Aynı dili konuşmasak da savaşın son yüzyıldaki tek şahitleri.

Sayın Erdoğan’ın bu dolu dolu anlatımları için teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki daha çok anlatacağı var Sayın Erdoğan’ın. Kısa zamanda kendisine kadınlara halkımıza seslenmesi için fırsat verilmesinin yerinde olacağını şahsım adına düşünmekteyim.

Bu paneli düzenleyen başta Adana İl Kadın Komisyonu Başkanı Ziraat Mühendisi Ayten Dolançay, başkan yardımcısı Filiz Mersin Paksoy, Raportör  Makina Mühendisi Arzu Özdal İdem olmak üzere Esin Güvercin Altıokka, Hülya Yılmaz, Dilay Aydoğan ve Pelin Salım’a teşekkürlerimi bir kez de köşemden iletmek istiyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3094 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri