Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

SEVDA YILDIZLARI KAYMADAN DEĞER BİLMEK...

02 Ekim 2012 Salı

Yıldızların tek tek kaydığı bize bıraktıklarıyla artık hasret gidereceğimiz bir hafta geçirdik.

Kayan yıldızlarımızdan ilki; türkülerinde hep hayatın izlerini bulduğumuz Neşet Ertaş ozanımız, ikincisi geleceğimiz neslimizin devamı evlatlarımız için pekçok çocuk kitapları yazarı, şair, çevirmen ve eğitmen Bilgin Adalı üstad ve üçüncüsü ise sadece Samanyolu isimli bir şarkısıyla  ama düğün törenlerinde bile aileye mesaj vermek için kullanılan “Bir Şarkısın Sen” sözleriyle bize aşkı, sevdayı, hayatta bu güzelliklerin ömür boyu sürmesi mesajını verdiği sevdaları bize öğreten gönüllere taht kuran Berkant’ın o güzel ve içli sesi geldi geçti sessizce birkaç gün içinde artık onlar aramızda yoklar.

Sevdaları öğreten kavgaları bitirmek için çaba veren yıldızlardan sadece üçü idi bu değerlerimiz. Bir insanın içindeki cevheri görmek için gözlükle bakmak gerekmiyor. Onlarca eseri arkasında bırakıp giderken, mirasını kimler yiyecek diye düşünmüyor insanoğlu. Böyle olsaydı, Karacaoğlan, Köroğlu, Dadaloğlu, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal gibi halk ozanları, sadece çalıp söylemezler, eserlerini bir arada toplayıp,  yedi sülalelerini telif haklarıyla zengin ederlerdi.

Türkülerini ve bozlaklarını hepimize hediye eden bozkırın tezenesi Neşet Ertaş üstad. Kendi yaşamını ve ülke durumunu cesurca sazıyla türkülerine döken usta neden bozkırın tezenesiydi?

Ertaş’ın müziği, bozkır taşrasının müziği idi. Neşet Ertaş’ın iki özelliği, onu, bozkır taşrasının, sadece coğrafi olarak değil, kültürel olarak da içeride olanın, içi oluşturanın dışına yerleştiriyordu. Neşet Ertaş’ı bozkırın ruhunun dışına yerleştiren Abdal olmaktan kaynaklı bir yaşam biçiminin temsilciliğiydi. Abdallar, İç Anadolu’nun Sünni yerleşik halkının tersine göçmen karakterli, tarımın ve hayvancılığın, yani mülk sahipliğinin belirlediği bir yaşam tarzını benimsemeyen, bozkırın çalışma etiğinin dışında kalan ve hayatlarını çalgıcılık ve türkücülükle kazanan kimselerdi. Tam da bu nedenle Neşet Ertaş Can Dündar’ın çektiği belgeselde sevdiği kızı Abdal olduğu için kendisine vermediklerini söylüyor ve “kızını serbest bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya kaçar” sözünü sitem ederek hatırlatıyordu.

 İşte Neşet Ertaş’ın ölmeden 1 ay kadar önce kaleme aldığı son şiiri “VEDA”

Tükendi ömrümün çoğu gidiyor

Cahil ömrüm geldi geçti yel gibi

Sevdiğim uzaktan seyir ediyor

Beni görüp bakınıyor el gibi

Geçti günler, yıllar, ömürse doldu

Giden gitti bilmem geri ne kaldı

Ömrümün baharı sarardı soldu

Yandı kaldı garip bağrım çöl gibi

Veren, geri almak için gözlüyo

Her an her saniye beni izliyo

Garip bağrım için için sızlıyo

Sazımda inleyen sırma tel gibi

Uzun yoldan gelmiş gibi yorgunum

Ne kimseye küskün ne de dargınım

Bir ahu gözlüye candan vurgunum

Garip gönlüm kapısında kul gibi

Neşet ERTAŞ

İkinci değerimiz üstad Bilgin Adalı gayet mütevazi kişiliğiyle gönüllere taht kurmuştur. Mesajlarında kitaplarında sadece okunmamasını yaşanmasını da öneren yazarımız çocukların dünyalrını bir büyük gözüyle görmüştür. Yapıtları hakkında övülmeyi ve övmeyi sevmeyen değerimizn mesajında çocuk ruhunun kıpırtısıyla;

"Canlarım,

Kendi reklamımı yapmayı hiç sevmedim. Beceremedim de.

Ama bu, benim için sevinçli bir haber... Paylaşmak istiyorum.

2004'ten bu yana yazdığım çocuk kitaplarının sayısı otuzu aştı. (Çeviriler ve redaksiyonlar dışında)

Bir öbeği yayınlanmak için sırasını bekliyor. Beklesinler. Sırası gelince yayınlanırlar.

Önümüzdeki hafta, otuzuncu kitabım basılıyor. "Barış'ın Uçurtması"... (Çakıltaşı Yayınevi)

1972'de ilk kitabım basıldığında duyduğum heyecanı yaşıyorum.

Yetişkinler için yazdığım kitaplar ve yaptığım çevirilerle, kırkı aşıyor imzamı taşıyan kitapların sayısı." derken selamlarını herkese iletecektir.

Ne güzel bir ömrü dolu dolu faydalı olmak için geçirmek...

Bir şarkısın sen ömür boyu sürecek dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek.

İşte son yıldızımızın bize bıraktığı sevdamıza sahip çıkmamıza çağrı yapan, değerlerimize sıkıca tutunmamızı bize aşılayan tek bir şarkısıyla bile hayatımızı etkisi altına alan güzellikleri aşkı sevdayı bize gösteren bu hafta yitirdiğimiz son yıldızımız Berkant. Küçücük bir kızken bile ben ki şu anda programı bile var çocukların olduğu; aklıma geldikçe dönmeyen dilimle “bir şallısın sen” diye başlarmışım. Ahh ki ahh ne değerler geldi geçti ülkemizden Allah başka değerlerimizi arattırmasın bize. Onların, yanımızdaki ailemizde dahil olmak üzere bıraktıklarıyla oyalatmasın.

Ruhları şad olsun. Allah Razı Olsun…

Ben de nacizane yazımın sonunda sevdama sesleneyim. Yaşarken değerlerin sevdaların bilinmesi umuduyla…

Ey Sevdam bilir misin veya anlar mısın ki; Sevdam Yüreğine küçük bir çocuğun bir yetişkinin parmağına sarılışı gibi sarılmıştır.

Bilir misin ki hiçbir zaman kabuk bağlamayan hep kanayan yaram olacağını göze alarak sevdim seni imkansız olduğunu bile bile.

İç ağrılarım ne kadar çok ise de mutluluk kelimesinin karşılığı sensin beynimde ve ruhumda

Karanlıksız yapamayan geceler, suya muhtaç denizler gibi seviyorum seni.

Gülüşüne umut dedim ben ne anlamlar yükledim.

Yüreğim dilinde dilsiz sözcükler biriktirdi her nefeste haykırıyor sessiz sessiz sanki duyacakmışsın gibi.

Varlığının yokluğunu tüm soğukluğuyla hissederken hergün

Söndüremiyorum bir türlü sol yanımdaki ateşi

 

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2046 defa okunmuştur
saygı
adil konu
biryanda yüzyıllardır dilden dile söylenegelen eşsiz türküler,şiirler,yazılı eserler,bir yanda çıtır çerez niyetine anlık şarkılar...ne mutlu değer bilen insanlara..
04 Ekim 2012 Perşembe 09:57
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
yüreği güzel insanlar ruhunuz şad olsun
can
üç değerimize de allahtan rahmet mekanları cennet olsun..böyle degerli sanatçılarımızın aramızdan ayrılması kadar acı bi şey olamaz..
03 Ekim 2012 Çarşamba 08:39
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
RAHMET OLSUN
UĞUR CANBOLAT
Vefa örneği bir sıcak yazı... Gidenlere rahmete gark olmak, kalanlara merhametle yaşamak düşsün. Ve türkülerle Ve dostlarla
02 Ekim 2012 Salı 18:05
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri