Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

SINIRIMIZIN SON NOKTASI HATAY'A DARBE

12 Mayıs 2013 Pazar

Bir ay kadar önceydi yine köşemden El-Kaide ve Hizbullah taraftarlarının Adana’nın çeşitli mahallelerine bildiri dağıttıkları özellikle Suriyeli mültecilere yönelik olarak Sünni’lere uyarı yapılan bir kağıt dağıttıklarını yazmıştım. Ama ne yazıktır ki bu hiçbir yayın organında yayınlanmamıştı. İşte orada yazılanlar 1 ay sonra fiile dönüştü ve 45 cana mal olan ve ölü sayısının artmasından da endişe edilen Hatay’ın Reyhanlı ilçemizi vurdu. Türkiye’nin 11 Eylül’ü olacak kara 11 Mayıs. Analar ağlamasın denilen çok şükür 90 gündür kan yok denilen ama acısının çıkarıldığı El-Kaide ve Hizbullah çağrışımı yapan bir can alma hareketidir. Sonrasında pekçok spekülasyonlar olsa da istihbarat Suriye’yi adres gösterse de bu istihbarat olay vuku bulmadan tespit edemediğinden sınır çizgimiz olan ama sınır falan kalmayan Hatay’ımız kan gölünde döndürüldü. Yapılan açıklamalrda Suriyeli mültecilerin bulunduğu yerleşim yerleri olağanüstü korumaya alındı. İkiz Kulelerin akıbetine bir belediye binamız ve PTT binamız uğradı. Hedefin çözüm sürecine sekte uğrtma olduğu söylensede bu durumun çözüm süreciyle değil de daha çok Hatay’ın topraklarımızdan çıkarılma ve en son ülkemizin bütünlüğünün kurulduğu sınırımızın netleştiği bölge olarak bu bölgenin artık elden çıkması adına yapılan tahakkümdür.

Tarihi süreçte Reyhanlı’nın Türkiye’nin sınırlarının netleşmesi için önemli rolü incelendiğinde bu savımın gerçekliği ortaya çıkacaktır.

“Reyhanlı bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır.Tarihi İsa’dan önce Yontma Taş dönemine kadar uzanır. Binlerce senelik geçmişin tarihi henüz saptanamayan Hurriler ve Mitannilerin Hatay’da egemenliklerinin izleri tespit edilmiştir. İsa’da önce 1595 te Halep’te yapılan bir barış antlaşması sonucunda Hatay bölgesi Murşilin ölümüne kadar Hitit devletinin egemenliğine girmiştir. Daha sonra Asurlar, Persler, Büyük İskender ve İ.Ö 64 yılında da bölge roma imparatorluğuna girer. İ.S 14 yılları arasında Ağustos döneminde her dört yılda bir tekrar edilecek olan olimpiyat oyunları Hatay’da başlar. Daha sonra Selçuklu-Bizans ilişkileri ve savaşları sürerken doğudan gelen Türk akıncıları bölgeye girerler. Bölge halkı Türkleri benimser. Özellikle Hıristiyan Bizans’a karşı Türk-Arap birliği bu dönemde defalarca gerçekleşir. Selçuklu himayesinde akınların ve fetihlerin sürmesi 1067 yılında Hanoğlu Harun adlı bir Karahanlı prensinin Reyhanlı’daki Artah (Pınarbaşı) ve İmma ( Yenişehir ) kalelerini Bizanslılardan alması büyük yankılar uyandırır. 12.12.1084 tarihinde Antakya Süleyman Şah tarafından fethedilir ve 1085 yılında da Reyhanlı Bizanslılardan alınır. Reyhanlı’daki Artah ve İmma kaleleri Stratejik önemleri nedeniyle sık sık el değiştirir. 1268 ortalarından itibaren bölgeye Memlüklüler girer. 1378 tarihinde Dulkadiroğlu beyliği Amik ovasını ele geçirir.Karışıklıklar bu dönemde de sürer. 24 Ağustos 1516 yılından itibaren Mercidabık savaşından sonra Osmanlı’ların himayesine girmiştir. Büyük Reyhanlı Aşiretinin bulunduğu bölge Aşiretleri ileri gelenlerin , Konya’da toplanarak 1690 yılında Osmanlı Devletine bağlılıklarını bildirmişlerdir. 1865 yılında Derviş ve Cevdet paşaların komutasında bölgeye gelen islah birliğinin sonbahar da Amik Ovasının doğusunda Reyhaniye adıyla merkezi yerleşim birimini kurmuşlar ve aşiretleri mecburi iskana tabi tutmuştur. 30 Ekim 1918 günü Mondros Mütarekesinin imzalanmasıyla Hatay’ında içinde bulunduğu Osmanlı imparatorluğunun işgaline başlanmıştır. 1919 Eylül’ünde Hatay’da Müdafaa-i Hukuk örgütü kurulmuştur. Tayfur Sökmen, Dedebeyzade Hakkı, Türkmenzade Ahmet’in Yüzbaşı asım bey yönetiminde toplanarak işgalci Fransızlara karşı görev bölümü yapmışlardır. Tayfur Sökmen’in Amik ovasındaki yerel direnişçilerin başına geçerek mücadeleye devam etmiştir. 20 Ekim 1921 tarihinde Hatay konusunda Türkiye - Fransa arasında bir antlaşma imzalandı. Buna göre Hatay’da özel bir yönetim kurulacaktı. 24 Temmuz 1923 ‘ te Lozan Barış atlaşmasının imzalanması ile Suriye ve Lübnan’daki Fransa manda hakimiyeti milletler cemiyetince kabul edildi.9 Eylül 1936 günü işgal altında bulunan Suriye’nin egemenliği Fransa tarafından kabul edildi. Bu sırada Hatay Fransız işgaline karşı silahlı mücadeleye devam ederek kurtulmaya çalışıyordu. Türkiye is siyasi alanda çalışmalarına devam ediyordu. 20 Mayıs 1937 tarihinde Hatay’ın Uluslar arası bir statüye kavuşması şimdiki Birleşmiş Milletler kararıyla oldu. Hatay adı ise İskenderun Sancağı adıyla geçiyordu. 1938 tarihinde Türk ve Fransız askerleri arasında varılan antlaşma gereğince Hatay’da asayişi sağlamak üzere 2500 er kişilik birer askeri birlik Hatay’a girdi. 8 Temmuz 1938 günü Türk askeri Albay Şükrü Kanatlı komutasında Reyhanlı’ya girdi ve tekrar Kırıkhan’a döndü. 2 Eylül 1938 günü Hatay Millet Meclisi ilk toplantısını yaptı , devletin adı Hatay olarak kabul edildi ve devletin başına Tayfur Sökmen getirildi.25 Ekim 1938 günü Kırıkhan’a bağlı bir nahiye olan Reyhaniye ilçe oldu. 23 Haziran 1939 tarihinde Ankara’da yapılan Hatay antlaşmasıyla Türk - Fransız görüşmeleri sonucunda Hatay Türkiye’ye bırakıldı. 7 Temmuz 1939 tarihli ve T.B.B.M. nin 3711 sayılı yasası ile Hatay il Reyhaniye ise Reyhanlı adıyla ilçe oldu.

Olay vuku bulduktan sonra şudur budur demek sadece laf kalabalığı ile gündem değiştirmedir. Delikler açıldıktan sızmalar olacaktır. Sıfır komşu sorunu diyerek sıfır sorun olmaz. Önemli olan olaylar vuku bulmadan tüm önlemlerin alınmasıdır ki bu da devletin en önemli görevidir. 

 

 

 

 

 
Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1522 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri