Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

Van Depremi Yıldönümünde H.A.A.R.P. Silahı

23.10.2014 20:20

2011 yılında Van depreminin yıldönümü olan bugün de yaşanılan acıların üzerinden 3 yıl geçmesine karşın deprem sonrası hala bu deprem gerçekten doğal bir olayın sonucu mu gerçekleşti yoksa kısa adı H.A.A.R.P. olan bir teknolojinin dünyayı ele geçirme çalışmalarından sadece birimiydi?

HAARP NEDİR ?

Yüksek Frekanslı Etkin Güneşsel Araştırma Programı (İngilizce: High Frequency Active Auroral Research Program) veya kısaca HAARP; Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Alaska Üniversitesi tarafından ortak yürütülen iyonosferin özelliklerini ve davranışlarını araştırmak üzere Alaska'da sürdürülen çalışmadır. 1 saatlik çalıştırılması sonucunda Hiroşima’ya atılan bombanın etkisini yaratacak güçte olan enerji yoğunluğudur. . Bu fikir, ilk kez Sırp asıllı ABD'li bilim adamı Nikola Tesla tarafından ortaya atılmıştır. Nasıl ve nerde denenmiştir peki? Nicola Tesla New York’a geldiğinde cebinde bu teknolojinin ilk denemesini yapacağı cihazda vardı. Bir inşaata giren Tesla cihazı kirişe bağladı ve cihaz çalışınca inanılmaz hızla artan bir sallantı ile insanların kaçışmaları sonucunda zaman sayacına bakıldığında 10 dk da yerle bir olan bir yapı vardı karşılarında.

Bu projenin hayata geçirilmemesi için birçok ülkede kampanyalar olmuştur. Çünkü HAARP projesi iklim kontrol ve yapay deprem silahı olarak kullanılabilme iddialarından dolayı çok tartışmalı bir konu halini almıştır.

HAARP, Pentagon'un kontrolünde ve ABD ordusunun hizmetinde olan önemli bir projedir.

Alaska GAKONA Askeri üssündeki  HAARP antenleri mevcut olup finansör hava kuvvetleri ve donanma olarak bilinmektedir.

Alaska'daki merkezde şu anda, yüksek frekansta radyo sinyali yayınlayabilen toplam 180 adet anten bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, çok yüksek frekanstaki sinyallerle ilgili çalışmalarda kullanılacak olan bir radarın yapılması da planlanmaktadır.

HAARP projesi kapsamında, iyonosferin ısıtılması yoluyla VLF (çok düşük frekans) dalgaları da üretilmektedir.

Elektromanyetik dalgalar üzerine birçok deneyin yapıldığı bu alan uçaklar için çok tehlikelidir. Bu yüzden HAARP tesislerinde, uçak kontrol sistemi kurulmuştur. Herhangi bir uçağın yaklaşması durumunda antenlerin faaliyetleri otomatik olarak durdurulmaktadır.

20 Kasım 2011 yani Van depreminden 2 ay sonra HAARP teknolojisinin varlığı dilden dile dolaşır olmuştu. İlk önce Venezuela lideri Hugo Chavez Venezuela da gerçekleşen depremin Amerika tarafından HAARP silahı aracılığıyla gerçekleştirildiğini iddia edecekti. İspanyol gazetelerinden ABC ‘nin haberinde Chavez’in 8 şiddetindeki depremden sorumlu tuttuğu Amerika’nın ilerleyen zamanlarda aynısını İran’a da yapacağını yazacaktı. Bu arada bilimsel olarak tektonik hareketleri açığa  çıkaran Silahların hiçbir zaman kanıtlanamadığı ancak bu tekniğin teröristlerin yoğun olduğu bölgeleri yok etmek için kullanıldığı da gizli bir durum değildi. Buna dair örnekler arasında; 2002 yılında Sovyet Rusya’da Gürcistan’da yaşanan depremlerin bu çalışmalar sonucu gerçekleştiğine dair örneklerin sadece biridir.

1996 yılında bu teknoloji sayesinde Kardak kayalarının haritadan silinmesi sonucuna varan büyük bir deprem yaşanarak Kardak krizi ortadan kaldırıldı. Şili depremi sırasında yaşananlar, gökyüzündeki değişme gözardı edilerek doğal olay izlenimi verilmişti. O anda gökyüzünde ne vardı halka şeklinde  bir pembe ışık vardı ve ışık oyunları ile gökyüzü renkleniyordu ve bu durum Japonya ve Çin depremlerinde de görülmüştü. 2011 Van depremi öncesine göz atacak olursak 17 Ağustos 1999 yılında TSK devir teslim töreninde ilginç bir ilk yaşanıyordu. Bu ilk 76 yıllık tarihte hiç yaşanmayan durumdu ve İsrail neden Donanma Komutanlığının devir teslim töreninde bulunmuştu? 1999 depreminden kaç İsrail subayı enkaz altında kalmıştı ve çıkarılmıştı ve onların orada ne işleri vardı bu verilere hiç ulaşılamadı. Gölcük depreminin de gökyüzünde görülen ışık oyunlarından sonra bu depreminde HAARP teknolojisi ile olup olmadığı konusunda hala tartışmalar vardır. 20 Ağustos’da Ataköy açıklarında denize düşen  İsrail uçağının bir tekneli balıkçı bir vatandaş tarafından denizden çıkarılan İsrailli askerlerin panik oluşları niyeydi? Gölcük depremi denizden gelmişken denizin altındaki değişim ölçümleri nelerdi?

Kısaca fay hatlarının belli olduğu yerlerde doğal olayların derecesi belli iken risk olmayan fay hatlarında bu derecede depremlerin olması ve diğer tüm olaylar tesadüf müdür?

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3292 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri