Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

VATANIN BEKÇİLERİ

15 Ekim 2012 Pazartesi

Ne dersin oğul der yaşlı kadın kalbinin atışını kulaklarında duyarcasına gözleri dışarı fırlamışcasına oğlum şehit mi oldu? Oyyy oğul diye başlar feryada dağlarda ıssız taş toprakta bekleyen oğlunun sanki duymasını ister gibi yere diz çöküp elini göğe açıp ey oğul sende mi koydun beni sensiz sende mi koydun beni yalnız hani ayrılmayacaktık hani sözleşmiştik seninle hani gelecektin şöyle davullu zurnalı atın üzerinde Nazik kızı sana alacaktık hani ona da söz vermiştin oğul geleceğim seni ele bırakmayacağım diye hani söz vermiştin Nazik kıza; oğul diye feryat eder. Feryadı  ağaçları, yaprakları toprağı sallar adeta feryadı sanki şehit kanlarıyla sulanmış o topraklardan tek tek şehitleri çıkartırcasına çınlar etrafta.

Ana der haberi getiren askerler ana kalk hele der onlar da ağlamaktadır onlar da artık gözyaşlarını gizlememektedir. İki asker anayı yavaşca incitmeden kaldırırlar ana bir sağına bakar bir soluna bakar ki oğul der oğul siz de mi assubaysınız. Oğul oğul der siz de bu vatana şehit olmak için hazırlanan bu vatanın kurtarıcılarımısınız.

O arada okuldan abisinin şehit haberini alan kardeş feyrat figan isyan edercesine düşe kalka eve doğru koşmaktadır. Duyduklarının yalan yanlış olmasını dileyerek artık sesi kısılmışcasına koşar koşar o ev her zamanki gibi yakın değildir o yol bitmez o düz yol ona sanki çakıl taşlarıyla doludur düşerek ayakları tutamayarak koşarda koşar. Abisine seslenir sanki duyacak gibi abisine kızar sanki onun suçuymuş gibi neden der abi neden assubay oldun. Dedin ki biz vatan için varız dedin ki biz şehit olmak için kurbanlarız dedin ki peygamber ocağında ne yaşasak da yine biz değişmeyiz yine biz vatana kurban vatana kuluz. Bu topraklara sadece yaşayarak sahip çıkılmaz gazi olmak var şehit olmak var. Ama abi der ben seni istiyorum. Gazi de olsaydın keşke keşke evimize; işte acı gerçek tüm netliğiyle karşısındaydı artık işte o anda evden yükselen feryatlarla duyduklarının yalan olmasını dilediiği herşeyin hepsinin gerçek olduğunu anlar. Anası bir kenarda bacısı bir yanda babası bir yanda assubaylar hemen yanlarında ateş düşmüş artık evlerine. Artık kelimeler bitmiş artık herşey yalan olmuş.

İşte o kelimelerin bittiği bir bayrak ve içinde şehidin eşyalarının teslimi ile aradan nasıl oluyorsa oluyor bir kağıt yere düşüyor. Hemen yere düşen kağıdı alan kardeş açıyor ki bir feryat daha okuyamıyor sesli okuyamıyor okudukça ağlıyor okudukça isyan ediyor. Kısa mektubu baştan sona defalarca okuyor kokluyor tekrar okuyor. Okuduğu satırları içine işliyor ilmek ilmek, harf harf, satır satır. Babasını anasının yanına götürüyorlar hemen iki can iki yanan yürek şimdi el ele omuz omuza sevdalarının evlerinin evladı canları şehit olmuş kolay mı? Ey diyor babası ey gidi günler. Minicikti asker olacam derdi. Kızardım için için bilirdim sanki o zamanlar hissederdim sanki bu sonu. Kızdım gitme oğul dedim bir yandan da vatana hizmet mukaddestir asker babası olmak şereftir diye de içimden geçirirdim. Maddi zorluklara rağmen assubay okuluna girdi gurur duydum. Ah oğul dedim ne de yakıştı o asil meslek o asil kıyafet ama hep bilirdim ki sırtındaki hep ay yıldızlı al bayrağımızdı. İşte o bayrak şimdi onu örtecekti, üşümeyecekti. O bayrak vatanın tümüydü. O bayrak şehitlerin koruyucu kalkanı idi. O bayrak şehidimin namusu şerefi idi.

İki gün iki gece bitmek bilmedi. Şehitleri gelecekti ama nasıl gelecekti nasıl karşılaşayacaklardı. Tüm sevenleri herkes bekliyordu. İşte acı bir siren sesi. Evden feryatlar, çığlıklar daha çok yükseldi. Neden oğul diyordu anası böylemi gelecektin. Nasıl geliştir bu geliş. Dün değilmiy di bahçede bisiklete binmeye çalışmaların dün değilmiydi yere düşüp ayağını çizdiğinde anacığım diye ağlayan acımadımı oğul orda aldığın yaralardan öpemedim oğul geçiremedim merhem olamadım. Affet oğul affet yanında olamadım. Gelemedim sana ulaşamadım affet oğul hakkını helal et. Anne elimi bırakma derdin oğul sen bıraktın elimi oğullll oğullll...

Koynuna koyduğu oğlundan gelen mektubu defelarca okumuş defalarca koklamıştı. Harf harf satır satır sanki şehidine istediklerini yapacağım oğuş dercesine defalarca ezberinden okudu okudu okudu. "Ben burada öldümse Allah yolunda, vatan namus millet yolunda öldüm. Gülün, asla ağlamayın. Eğer ağlarsanız ben yattığım yerde rahat edemem, dedeme de hepinizin selamını söylerim. Yazacak başka bir şey de bulamıyorum. Oğlunuz”  

Sonunda artık dayanamadı diz çöktü öylece şehidinin evine girdirilen tabutuna öylece baktı kaldı.

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1960 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri