Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

YETKİLİLERE ÖNEMLE DUYURULUR

16 Ocak 2013 Çarşamba

Bugünkü yazımda o kadar çok mail var ki her biri de ayrı bir mağduriyeti anlatmakta. Hepsini de haksızlığa uğramışların ve neden uğradıklarını ne yasalarda ne de vicdanlarda bulunmayan gerekçelerden çözememiş onca mail. Bu maillerle isimleri ben de kalmak şartıyla eğer ki bir devlet büyüğümüz istedikleri takdirde paylaşacağım onca isimsiz kahramanın haksızlıklarla dolu yaşamlarından kesitleri sunacağım bu yazımda. Bu yazımla yetkililere haksız yere re’sen emekli edilen mağdurların haksızlıklarının belgelenmesi ile aslında haklı olduklarının yasalarda da görülebileceği ama nedense yanlış anlaşılması için düzenlenen evraklarla sen haksızsın denilen ve bu durumu da kabul gören anlayışın ayakları altında ezilen assubayların gururlarının onurlarının iadesi adına; mağduriyetlerin incelenmesi için hakkın yerini bulacağı bir hukuk mücadelesi adına sıkıntılara yangınlara şefkat elleri olmaları için sesleniyoruz. Ben de bu yazıdaki durumu incelemekteyim. Sizlerden de istirhamım bu sadece bir tanesi o kadar çok var ki her birine köşemde zaman zaman yer vereceğim. Yine uzun bir yazı olacak ama özellikle yetkililerin zamanlarını ayırıp buradaki olaylara ve isimlere dikkat etmelerini ve artık bu tür haksızlığa uğramışlara merhem olunmasını arz ediyorum.

 

İşte bir mail:   

2009 yılında re’sen emekli edilen Astsubay S. C.’ın mailini ilgililere ve kamuoyuna bilgi olması adına ilk ağızdan aynen taşıyorum köşeme.

“Öncelikle bizler için başlatmış olduğunuz mücadeleniz için çok teşekkür ederim. Ben 1998 yılında üniversiteden sonra hava kuvvetlerinin saflarına dahil olan genç ve gelecekle ilgili planları olan idealist bir insandım. O yıllarda başladığım meslek hayatıma  F /16 jet uçak bakım astsubayı olarak ve gayet yüksek iyi bir sicille adım attım. İlk görev yerim olan 5.Ana Jet Üs Komutanlığın da iken 2003 yılının Mart 24 tarihinde yani Irak Körfez Savaşı’nın başlamasının 3. gününde gerçek göreve bomba yüklü uçağımızı gönderirken pilot arkadaşın bir ihmali, sonucu ve F/16 uçaklarında acil destek ünitesinde yakıt olarak kullanılan kansorojen bir kimyasal olan Hıdrazın Gazının patlayarak açığa çıkmasıyla bu gaza mahruz kaldım ve hastaneye kaldırıldım. Merzifon Hava Hastanesi’nde bir süre geçici görme bozukluğu yaşadım, fakat ben hastanede komutanlarım beni ziyaret edecekler diye beklerken apar topar ertesi gün taburcu edildim. 20 gün istirahat verildi tarafıma ben ise 2 günde bir rahatsızlanıp hastaneye acile gitmeye başlamıştım. Velhasıl 6 aylık sürede kan ve kemik iliği değerlerim akciğerlerim karaciğeri bunlara bağlı yüksek tansiyon şikayetleriyle Gata Ankara’ya gitmeye başladım. Hematoloji Onkolojı Göğüs Kalp Damar kısacası 25 yaşında genç bir insan iken ben epey hastaydım. Lakin bu arada Emekli Sandığından tarafıma yazı geldi. Mevcut sağlık durumumun kötüye gidişi baz alınarak adi malül emekliliğime ya da muharip sınıftan (savaş sınıfı) geri hizmete (masa başı) geçmem ön görülmüştü. 10 yıl hizmetim dolmadığı için daha da önemlisi görevim başında sağlığımı kaybetmeme rağmen vazife malülü olmam gerekirken neden adi malüldüm. İşte en canımı acıtan nokta bu idi. Sürekli bir taraflarımdan parçalar kemikler ilikler vs alınıyor canım acıyor fakat bu adi malül damgası canımı en çok acıtanı oluyordu. Olayı mahkemeye taşıdım çok ilginç şeyler çıktı. Benim uçakta başıma gelen kaza rapor edilmemiş üstelik ört bas edilmişti. Hastane kayıtları dahi silinmiş yok edilmişti. İşte o gün neden apar topar sen iyisin deyip de hastaneden çıkardıklarını ve neden hiçbir amirim ve komutanın evimin dahi kapısını açıp da halimi sormadıklarını anlamıştım. Bir kez daha yıkılarak. Lakin mahkemeler devam etmekte ve ben komutanlarım tarafından sert bir uslubla uyarılmaktaydım. S. Astsubay mahkemeleri geri alacaksın gibi tehditler olmuştur. Elimdeki tek kanıt Merzifon Asker Hastanesi’nin eşime vermiş olduğu hasta gözlem raporu idi. Rapordaaynen şu yazıyordu. Hıdrazıne gazına maruz kalmıştır.... Evet mahkeme komuta kademesini idari suçlu bulmuştu kuvvet komutanı İbrahim Fırtına idi. Üs komutanı Abidin Ünal. Harekat komutanı Atilla Gülan. Diyeceksiniz ki bu isimlerin çoğunluğu Silivri de. Evet idari kusurlu komutanlarıma hiçbir cezai işlem yapılmadı. Darbe üstüne darbe görüyordum ve Emekli Sandığı Türkiye’nin şu günlerde sıkça tartıştığı Ankara Gata’nın profesörler heyetine çıkarılmamı ve sağlık durumumun bu kimyasal gaz neticesinde ne derece etkilendiğini kuruma rapor etmelerini istedi. Vücudumdaki bütün rahatsızlıklarım Dünya Zehir Araştırma Merkezinin de raporunda belirttiği üzere bu kimyasaldan ciddi şekilde etkilenmişti. Ve Aylar süren adeta kadavraya döndüğüm raporda Gata’nın büyük kararı şu idi:Kişi hıdrazıne gazına maruz kalmıştır. Kişideki bütün hastalıkların bünyesel orjınli olduğunu düşünmekteyiz. Hıdrazıne gazıyla direk alakalı olduğunu düşünmemekteyiz.

Ben de yüksek eğitim almış önemli bir işte çalışan hatta bir vidanın sıkma oranının dahi uçağı düşürebileceği kadar disiplinli bir işte çalışan ve bana hayatını emanet eden pilot arkadaşlarımın uçaklarının bakımını yapıp uçup uçamayacağına karar veren bir teknik adam olarak bu rapora Gata’nın koridorlarında içim acıyarak kahkahalarla gülüyordum..Bilimde bir karar noktasında hep kattiyat vardır. Nedir bu? ya vardır ya da yoktur ilkesi. Kaldı ki tıp adamları komik bir rapor yazmışlardı direk alakası olduğunu düşünmüyoruz dolaylı olarak etkilenmiştir gibi komik bir rapor. Velhasıl vazife malülü olamadım hakkım olanı vermediler neden mi? Çünkü personele Nato’dan verilen tazminat ortada kayboluyor ve bizler bu gaz için hiçbir maaşımızda tazminat alamıyorduk ufak bir uçuş hat parasının dışında. Davalarıma devam etmeye kararlıydım lakin sağlığım iyi değildi. Artık çocuğumun olmasının bile imkansız olduğunu gösteren raporlarda girmişti dosyama. 10 yılımı verdiğim çok sevdiğim eşimden de işte bu noktada artık ayrılmıştık, terk edilmiştim herkes tarafından. 2008 yılı İzmir Asker Hastanesindeyim 10 yıllık Emekli Sandığı için olan sürem dolmuştur. Heyete çıkıyordum emekli raporumu almak için çünkü sürekli hastanelerde olan bir personeli sevmiyordu amir ve komutanlar ayrıca bir de paşalarını mahkeme eden asi bir astsubayı neden sevsinler ki.1 yıl içersinde botun boyasız, gömleğin ütüsüz, selam vermedin gibi komik gerekçelerle tarafıma oda hapisleri veriliyor hasta olmama doktor yatamaz oda hapsi raporlarına rağmen haftalarca parmaklıkların arasında tutuluyordum. Sivil hayatla tamamen ilişiğimi kesmişlerdi. Askeriyenin misafirhanesinde kalıyordum diskoda yani askeri ceza evi birlik içersinde olmadığım vakit. 2009 Ocak ayı ilk haftası başlayan heyet raporu koşturma ne hikmetse 3 defa kan vermeme rağmen kayboldu, makina arza yaptı, karışmış gibi bahanelerle haftalarca uğraştırılıp 5 Şubat sabahı yine hastanedeyken komutanım tarafından aranıp. C. astsubay derhal üsse dön emri ile çağrılıyordum.denildiği şekilde üs de olmuştum. Karşımda son üç yıldır tarafıma sürekli şimdiki adı mobing olan psikolojik baskı yapan komutanlarım bir odada toplanmış ve alaycı bir şekilde ........... “eeee C. astsubay disiplinsizlik ve ahlaki nedenlerle TSK den ilişiğin kesilmiştir. Artık bunu da gider dava açarsın sen mücadeleyi seversin silahın ve kimliğini ver dediler” cümlesi bitmemişti binbaşının “aaa biz zaten silahlarını almıştık sen sadece kimliğini ver” diye tamamladı.(şunu belirteyim ordudan atma yoluna soktukları personelin silahlarını sanki personel taşımak istemiyormuş gibi yazı imzalattırıp alırlar) benim 2 tabancam vardı ikisini de hakkımda mahkeme kararı dahi yokken ve doktor tarafından silah taşıyamaz raporu yokken almışlardı kendilerince usulüne uygun. neden mi. İnanın yaptıkları baskı ve eziyetler ve muameleler yüzünden ya onları yada kendinizi vurursunuz. Atacakları personeli sürekli uyuşturucu yada eşcinsel vs. gibi şeylerle de karalamaya kalkarlar hiç unutmuyorum askeri istihbarattan gelenler ki bunu atacakları personelde kullandıkları bir taktikleridir yine beni saçma sapan sorgularlarken bir tanesi. C. astsubayım senin uyuşturucu kullandığını duyduk ne diyorsun. Evet C. astsubay her hafta kan vermesi gereken kemik iliği hastası S. C. astsubay öyle ki en son polis olan abisinin kemik iliği ona uygun bulundu diye sevinip hayata bağlanmaya çalışan S.C. astsubay mı uyuşturucu kullanıyor dedim. Bu karşımdaki kamera ne diye sordum. Bunu kuvvet komutanımıza götürüp izletiyoruz. kime dedim. Orgeneral Aydoğan Babaoğlu dedi istihbaratçı sadece yüzüne bakıyordum 3 saattir alamadığım ilaçlarımın ve bir yudum suyun büyük eksikliği ile. Ne bakıyorsun astsubayım tanımıyor musun Aydoğan Babaoğlu generali diyordu. Aydoğan Babaoğlu beni tanıyor mu dedim. Ya da burada mesnetsiz delilsiz kişilerin üzerinde baskı kurarak yapmadıkları şeylere evet dedirterek kameralara kaydettiğiniz benim gibi direnen pes etmeyenlere de bu ve bundan daha ağır baskı ve zulümle de yaşattığınız S.C. astsubayı tanıyor mu................ vel hasıl yıpranmalarım dahil 13 seneye yakın şerefimle çalışıp vatanım için seve seve canımı verebileceğim işimden aşımdan üniformamdan düzmece cezalarla hakkında hiçbir mahkeme kararı yada kovuşturma veya soruşturması olmayan S.C. astsubay hasta ve bakıma muhtaç haliyle ordudan resen emekli adı altında atılıyordu.yazıkkk..

Vel hasıl hastalığım için iyi bir bakımla 12 yıl yaşar deniliyor. ben meslekten atılmadan 1 yıl önce 2. evliliğimi yaptım 2008 yılını Ekim ayında baba oldum ve hayata sımsıkı sarılmam gereken bu noktada kızım 4 aylıkken üzerimden üniformam alındı. Şimdi baba olduğum için hiçbir sosyal güvencem maaşım hakkım olmadan yaşamam gerekiyor. Uzun yazdım demeyeceğim inanın yaşadıklarım sayfalara sığmaz. Burada en yalın haliyle anlattım size. arabamın kesilen bijonlarını ya da altında kaldığım kamyonu ya da hastanede gece yatarken orda hiç olmayan hemşirenin yaptığı iğneyle duran kalbimi ve birçok şeyi anlatmadım.Saygılarımla  “

 

Mail böyle bitiyor. Ama hayat hala sorunlarla devam etmektedir...

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5972 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri