Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

YÖK’ten Yurtdışı Üniversitelerinde Denklik Karmaşası

08 Ekim 2012 Pazartesi

Herkesin üniversiteye girme hayaliyle, istediği mesleğe ulaşmak için  çaba gösterdiği yurtiçi ve yurtdışı üniversitelerde eğitim gördüğü artık dünyanın gerçekten küçüldüğü zamanlarda yaşıyoruz. Çağların atlandığı modernliğin teknolojinin hızlı yaşandığı bu dönemlerde eğitim için maddi manevi tüm şartları zorlayarak sadece gelecek kurmak için verilen çabalar sonunda alınacak diplomalarla hayatta amacına ulaşma; kendine, vatanına ve insanlığa faydalı olma düşüncesi ile mezuniyetin verdiği o mutluluğu yaşamak. Evet dile kolay maddi manevi sarsıntılarla gecenin gündüze katıldığı kah yurtiçi kah yurtdışına bizzat giderek kah ta yurtdışı okullarında uzaktan eğitim imkanlarının olduğu üniversitelerde ömürden çalınan 4 hatta 8 yıl gibi uzun zamanlar. Eğitim hiçbir kimse için hoby amacıyla yapılan bir sosyal faaliyet değildir. Ya da işte ego tatmini için zamanın yitirileceği sektör oluşturulmasına katkı sağlamak için yapılan aktiviteler de değildir.  İşte; ortada varolan bu haksızlığa uğrayan insanların toplanıp tek ses olabileceğini düşünerek bu konuyu köşemde aldığım yüzlerce mail doğrultusunda ele aldım.

Uluslar arası konsolosluklarla imzalanan anlaşmalar sonucunda uzaktan eğitime imkan veren pek çok çeşitli haber alma organlarıyla kitlelere ulaşan yurtdışı üniversitelerinin gündemimize düştüğü zamanlardayız. Türkiye’de irtibat büroları dahi olan pek çok yurtdışı üniversitesinin denklik sorununu aşamaması hatta denkliğe gerek yok derken devamında “Çünkü biz mezun vermek için oturmuyoruz bu koltuklarda, biz sizi bilim adamı, sanatçı ve zanaatçı yapmak için varız. Bunda ise yardımınıza ihtiyacımız var. Lütfen sadece öğrenci olmayın; siz o ayçiçeği de olmayın, burada olmakla zaten yapraklarınızı güneşe açtığınız aşikar; siz katip de olmayın, yüzyıllar boyunca portrelerde kalacak; alnınızın teri o altın bileziğinizi materyali çekmek için kullanmayın, bırakın materyal bulsun ait olduğu yeri; siz her yüzyılda yedi milyar öğrencisi olan bilim insanları olun dünya var oldukça” yorumlarını getirmeleri talihsizcedir.

Şimdi soralım ülkemizden pek çok eğitim gören öğrenciye sahip üniversiteler olarak artı irtibat büroları bile kurmuş eğitim camiaları olarak mezunlarının alacakları diplomanın Türkiye’de denkliğinin olamamasını nasıl açıklayacaklardır? Ya da şöyle soralım; ülkemizde bu durumun varlığı biliniyorsa yetkililerce bu konular neden çözülemez. O zaman denklik sorunu tamamen kalksın kaldı ki bu şartın aranmamasına sebep olan uluslararası anlaşmalar da mevcut olup bunlar; Lizbon Sözleşmesi, Sorbon Deklarasyonu, Bologna Deklarasyonudur. Neden bu anlaşmalar dikkate alınmaz? Bu kadar kolay mıdır gördüğü eğitimi ciddiye alan neredeyse normal eğitim gören öğrencilerden daha fazla, oldukça ağır ve kaliteli eğitim-öğretim müfredatıyla diğer üniversite öğrencilerinin yaşadığı sıkıntıların, stresin fazlasını yaşayan zümreye bu olaya sadece hoby olarak bakın demek. İşte bunun sonucunda ne olur istenmeyen bir durumda olsa ticarethaneleşme olur ki bu asla yadsınamaz.

Kaldı ki; yurtdışında okunulan üniversitelere 2008 yılına kadar kayıtsız şartsız denklik verilirken, şu an seviye tespit sınavı zorunluluğu getirilmiştir. Yüksek Öğrenim Kurulu (YÖK) teşekkül ettirildiğinde bildiğim kadarıyla 26 üniversite vardı. Şimdi ise 104’ü devlet, 62’si özel olmak üzere 166 üniversite bulunuyor. Yedi de yüksekokulu saymak gerekir. Kendi imkanlarıyla AB ülkelerinde alınacak diplomaların denklik işlemlerinde ÖSYM sınav şartından muaf tutulması gerekirken ve YÖK tarafından bu şartın aranmayacağı güvence altına alınmışken, YÖK Denklik Kurumu bunu kabul etmiyor. O halde artık bu insanlık sana soracaktır; “denklik vermeyeceğin bir oluşumun iznini veriyorsun bunlar gizli olmayıp aleni olan bu uygulamalara neden sessiz kalıyorsun?” YÖK olarak denkliği şart koşuyorsan ki uluslar arası anlaşmalarla bu şartın uymamaktadır o halde gereği neyse yapılarak mağduriyetlerin giderilmesi görevini bekliyor senden bu mağdur topluluk.

Geçtiğimiz günlerde bir milletvekili, denklik meselesindeki gecikmeler ve problemler yüzünden mağduriyetin nasıl giderileceğine dair soru önergesi vermiş.

Cevabı göreceğiz...

http://www2.tbmm.gov.tr/d24/7/7-7710c.pdf

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 9038 defa okunmuştur
yök-yok
adil konu
yıllardır kanayan ve daha çok kanayacak olan bir yara...denklik konusunda asla bir standardı olmayan yök ün bu konuda da çifte standart uyguladığı yaygın bir kanaat. artık hayırlısı demekren başka hiçbir şey kalmıyor bizlere..
08 Ekim 2012 Pazartesi 13:28
Beğendim (8)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri