Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

YOKTUR BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ...

21 Ekim 2012 Pazar

Emek birdir alın teri birdir deriz. Amacımız medeniyettir amacımız insanca muamele görmek ve göstermektir deriz. Biz bir vatanda yaşayan kocaman bir milletiz deriz. Birimizin eline diken batsa birimiz yara alsak aynı havayı soluduğumuz için DNA larımız farklı da olsa aynı fizyolojik yapılandırmayla oluşturulduğumuz için yok aslında birbirimizden farkımız. Vardır elbet farkımız birbirimizden bizi farklı kılan iki şeydir aslında; onlar da vicdanımız, karakterimiz ve bakış açımızdır. Kimimiz çok mülayimizdir kimimiz çok despot, kimimiz benden nasıl kırmızı kan akıyorsa ondan da akıyor diye eş tutar herkesi, kimimiz adam sende ben kendimi bilirim ben kendi emeğimi bilirim çünkü ben benim özelim deriz. Neyimizdir özel olan bizi birbirimize karşı üstün kılan nedir? Yaşam standartlarımız mı? Nedir yaşam standardı peki hiç düşündük mü? Yaşam standardı yüksek olan toplumsal tabaka acaba o standardı yakalamak için gerçekten salt emeğiyle mi gelmektedirler. Bir akademisyen ile bir öğrenci veya bir memur ya da bir işçi, çöpçü ya da bir subay ile bir assubay bir midir? Çoğu zihniyet vardır ki elbette bir değildir diyecektir. Neden diye sorduğunuzda ben okumuşum ben kaliteli yaşamalıyım o kimdir o bir asalaktır o benden  aşağıdadır hiç benimle o bir olur mu der. Bre gafil diyeceksin sen kimin sırtına binerek bu günlere geldin. Sen bilmez misin ki seni de onu da yaratan Yüce Rabbindir. Sen na hakla kendini üstünler sınıfına dahil edersin. Sen imkan bulmuşsun bu duruma gelmişsin o imkan bulamayandanın belki de hakkına bilmeden veya bilerek gasp etmişsin de bu duruma gelmişsin aslında senin onlara karşı kocaman bir vebal borcun vardır.

Sen kimsindir ki Rabbimin her yarattığına bu dünyada görev verdiğini her birinin gerekliliğini gözönüne alarak yarattıklarına sen kimsin ki tepeden bakarsın. Sen kimsin ki kendini aslında onun sırtına binmesen yukarda olamayacağını unutarak onları ezer de ezersin. Sen şunu unutmayacaksın kul hakkı almayacaksın.

İnkara gitmektesindir inanıyorum şu anda. Elbette benim sınıfım büyüktür elbette ben çok çalıştım ve hakettim insanca yaşamayı. Büyük bir yanılgıya hatta şeytana uymaktadır bu düşüncenle ruhun vicdanın ve bedenin. Rabbim bile kullarını birbirinden ayırmazken senin bu şaşırmışlığın nedir?

Toplum olarak ekmeğini, aşını paylaşan komşun açken sen tok yatmayacaksın terbiyesiyle yetişen bizler, evimize soframıza gelene en iyi şekilde en kaliteli şekilde misafirperverliğimizi gösteren bizler, Atalarımız zamanından konaklarda olsun mütevazi evlerde olsun gelen konuklara aş verirken ikramlarında en temizi en kalitelisini kullanılırken sen kim olursun ki aynı çatı altında görev yapan emekçilere sınıfa göre ünvana göre ayırıdığın yemek cafeteryalarında üst tabaka diye ayırıdğın zümreye hizmet edenlere maske eldiven taktırırken en kaliteli porselen takımlarla en kaliteli paşabahçe bardaklarla çatal ve kaşıklarla yemek sunumu yaparken aşağı gördüğün emekçilerine teneke kaplarda, sunum yapanların elinde ne bir eldiven ne de maske olmadan tamamen iptidai bir sistem ve usulsüz saygısız bir tutumla yemek ikramı yaparsın. Bu mudur ölçün zihniyetin? Toplumda birarada yaşayanlar olarak elbette ki personel sayın çok olacaktır buna göre de binan yeterli gelmeyecektir ama bu ne demektir ki akademisyen, memur-işçi ve öğrenci kafetertası olarak ayırırsın o da olmadı hizmeti bile sınıfsal bazda uygularsın. Ya da sen kim olursun ki hastanelerde sınıf ayrımı uygulayarak odaları bölersin. Hemen yasalarla bu yapılmıştır diyebilirsin yasalarda bölücülük içeren bu maddeleri de yazan insan değil midir? Hukuk bir yandan da örf adetlerden uzak olmaması gereken maddelerden oluşmaz mı? Örf ve adeti de yardımcı kaynak olarak kullanmaz mı? Okuyunca bu kadar mı örfünü adetini geldiğin yeri unutuyorsun? Senin benim herkesin birbirinden hele ki sağlık ön planda ise yoktur birbirimizden farkımız. Unutma ki senin küçümsediğin ayrıma tabi tuttuğun Rabbimin kuluna gelen zarar toplum olarak seni de etkileyecektir. O ayrıma tabi tuttuğun hizmette bile hiyerarşi uyguladığın hijyene dikkat etmemenden kaynaklanan sorunlar sana da aynı havayı teneffüs edenler olarak geri dönecektir.

Sen okumaya imkan bulmuşsan senin asıl görevin okuduğun topluma borcunu her yönden ödemektir. Bu kah madden olur kah manevi olur. Sen kendin için sadece topluma faydalı olmak için okuyorsun. O lüksü ya da düşünmeyi sana Rabbimde vermez hiçbir kulda vermez. Şunu unutma her koşulda sen önce Rabbimin kulusun önce sen insansın sen okurken asla kendini unutma sadece eğitim alma sadece kitap okuma sınıf geçmek için ünvan veya rütbe almak için kendini ayrıcalıklı yapmak için okuma okumuş cahil hiç olma. İşte o zaman senin diploman da okuman da boştur.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1972 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri