Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnci KAYAR

Yüreğini; yarine, sevdiğine, cananına bu bayramda kurban edemeyene...

28 Ekim 2012 Pazar

İnsan ömrünü nerede ve ne şekilde tükettiğinden sorguya çekilecekse bize düşen; ömrü Hakka kurban olma vasfına büründürmektir. Hem de öyle bir vasıf ki; ne can kurban olduğuna, ne bıçak kurban aldığına incinmemeli, pişman olmamalıdır. Aşk tarifi pek de mümkün olmayan, sadırların nasibi ölçüsünde Hakkın yoktan halk ettiği bir ihsan-ı atadır. Aşk yürek ummanında, benlikten sıyrılmış bir vaziyette, maşuka doğru yol almadır, sevdalanmadır, yanmadır. İsmailce kurban olmak, yare can vermektir. Yare can vermek ise canı kendisine yar kılmaktır. Onun olanı Ona feda ederek, kişinin kendisini yapmasıdır.

Yani kurban olmak; olmaktır. İnsan olmaktır, adam olmaktır, müslüman olmaktır.

Rızay-ı Bariye muhalif bütün istek ve arzularıyla birlikte nefsi tevhid bıçağının altına yatırmanın diğer adıdır kurban. Sevdiğinden, daha çok sevdiği adına vazgeçmedir. İbrahim'i (a.s.) ahlak ile en kıymetli gördüğünü ve benim dediğini gözden çıkarmak, feda etmektir.

Kurbanı açıklamak için tek başına akıl yetmez. Yani kurbanda rasyonellik sökmez. Onu anlatmaya da anlamaya da aşk gerek. Kurban akılla değil aşkla açıklanabilir ancak. Çünkü aşk denizinde akıl gemisi yol alamaz. Aşk körüğü aklı döver, aşk tezgahından akıl geçmez. Mücerred akil olanda aşk olmaz. Sadrında kalp yerine taş taşıyanlar nasıl anlasınlar ki kurbanı? Yani koca bir ömrü yemekhane, yatakhane, abdesthane, işhane arasında, hayatın bundan öte, daha yüce bir anlamı olduğunu fark etmeden geçirenler nasıl anlasınlar kurban eden İbrahim (a.s.)i ve kurban olan İsmail (a.s.)i? Kurban, insana verilen ulvi bir derstir. Baş koymanın, kendini adamanın, fedakarlığın dersidir kurban. Kurban, diri ölümü ölü hayata, baki olanı fani olana, ukba nimetini dünya nimetine, ameli söze, kanı seraba tercih etmektir.

Kurban, İsmail (a.s.) misali yaşamak ve yaşatmak için ölmenin öbür adıdır. Kurban, İbrahim (a.s.) misali Yaradanı yardıma çağırmanın yankısıdır. Kurban, peynir gemileri bile lafla yürümezken, İslam gemisini lafla yürütmeye çalışanların, dini dünyevi çıkarları doğrultusunda budayanların aksine, karaya oturmuş bu kulluk gemisini yeniden yüzdürmek için, kandan/kurbandan denizler akıtmanın, Firavunlar için Kızıldenizler peyda etmenin talimidir, provasıdır. Kurban, vermenin zirvesidir. Kurban, yaşamanın sırrı, rızanın anahtarı, kulluğun göstergesi,

Kuran ve Sünnetten uzak yaşanılan hayatlar sayesinde gönüllerde enkaz haline bürünen İslam binasını, eskiden olduğu gibi yeniden Hakkın vahdaniyetini temel alarak inşa etmektir, tamirat ve tadilat yapmaktır. İnsan ömrünü nerede ve ne şekilde tükettiğinden sorguya çekilecekse bize düşen ömrü Hakka kurban olma vasfına büründürmektir. Hem de öyle bir vasıf ki; ne can kurban olduğuna, ne bıçak kurban aldığına incinmemeli, pişman olmamalı

Hayatların kurban olmaya layık, kurbanların da Hakkın rızasına uygun olması duasıyla

  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2346 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri