Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kemal BOZKURT

Coşan, Özal, Kahveci, Recep ve Muhsin

28 Mart 2009 Cumartesi

Son 16 yılda Türkiye Cumhuriyetini derinden sarsan ve herkesi yasa boğan 5 ölüm gerçekleşti.

Vefat sırasına göre hatırlıyacak olursak;

1) Adnan Kahveci. Tarihler 5 Şubat 1993 ü gösterdiğinde Türkiye acı haberle sarsıldı. Gerede’de kendi kullandığı arabayla kaza yapan Adnan Kahveci ve eşi olay yerinde kızı ise 10 gün sonra hayatlarını kaybettiler. Yeni yapılan otobanda Kahveci’nin bu şekilde vefat etmesi herkesi derinden düşündürdü. Çok iyi hatırlıyorum Kahveci vefat ettiğinde Özal tedavi için ABD idi ve kendi çoçuğumu kaybetmiş gibiyim demişti. Merhum Kahveci’yi bu millet neden sevmişti? Kendi partisindeki bakanın (İ.Ö) yolsuzluğunu tesbit etmiş ve çekinemden Özal’a bildirmiş rahmetli de gereğini yapmıştı. Cumhuriyet tarihinde ilk ve son kez yapılan tercihli sistemde en yüksek tercih oyunu alarak rekor kırmıştı. Bir defasında gazeteceilere enflasyonu düşürecek tedbirleri buldum dediğinde; meraklı gazetecilerin lütfen söylermisiniz sorusuna; hayır o benim başbakanlık kozumdur diye cevap vermişti ancak kaderi onu erkenden aramızdan aldı. Ve Türkiye büyük bir devlet adamı ve ekokomistiyle başbakanlık adayını kaybetti.



2) Turgut Özal. Merhum Kahveci’den sadece iki ay sonra (17 Nisan 1993) aniden aramızdan ayrılarak yine herkesi yasa boğdu. Rahmetlinin yaptıklarını yazmaya kalksam sayfa yetmez. Bana sorarsanız o Abdülhamit’ten sonraki en büyük siyasi dahi idi. En büyük özelliği ise bugüne kadar hiçbir siyasi liderden işitmediğim pişmanlık veya hatalarını açık yüreklikle söylemesiydi. (siyasi yasakların kalkmasını referanduma götürmeden kaldırmalıydım. Eşim Semra’yi ANAP İstanbul il başkanı olmasına karşı çıkmalıydım. Mesut Yılmaz’ı desteklememeliydim)



3) Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan. (4 Şubat 2001) Cumhuriyet tarihimizdeki en dramatik ölüm rahmetli hocaefendinin ölümüydü. Gurbette, hemde sevenlerinin yıllardır yolunu dört gözle beklediği bir ortamda, hemde neredeyse hiç trafik kazası olmayan dünyanın en geniş, nüfus oranı en düşük devasa ülkesi Avusturalya’da müphem bir trafik kazasıyla ölmesi. Coşan Hocaefendi’yi bu aziz millet, Avusturalya’da vefat edeceğini bizzat bildirerek hakiki mürşit olduğunu maalesef çok sonra anlayınca bağrına basmıştı. Bu aziz millet Hocaefendiye borcunu aynen Özal ve Kahveci’de olduğu gibi mahşeri bir kalabalıkla cenazesine iştirak ederek ödemişti.



4) Recep Yazıcıoğlu. (2 Eylül 2003) O, Türkiyenin yetiştirdiği tek SÜPER ve ÇILGIN valisiydi. Görev yaptığı Tokat, Aydın, Erzincan ve Denizli illerinde sıradışı işler gerçekleştirmişti. Vali olarak devletin hantallığını bizzat dile getirmesi, devletin her ilde fuzuli devasa binalar yapmasının yanlış olduğunu söylemesi, neredeyse 24 saat çalışması, onu halk nezdinde vazgeçilmez yapmıştı. Ne yazıkki o da aramızdan yine enteresan bir şekildeki trafik kazasıyla ayrıldı.



5) Muhsin Yazıcıoğlu. ???? 2009 O, bir yiğit, o bir başkan, o bir yağız Anadolu delikanlısı, o bir lider, o bir abi, o tam bizden birisiydi. Daha fazla anlatmama gerek yok. Zira son üç gündür bütün Türkiye kendisini yeniden ve daha iyi tanıdı.



Rabbımdan 5 merhuma da rahmetler diliyorum. Bizlere de böyle baki kalan bu kubbede HOŞ BİR SADA bırakabilmeyi nasib etmesini niyaz ediyorum.
Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 6582 defa okunmuştur
nur icinde yatın
erdal aytas
tesekkurler gercekten 2.si dısında katılıyorum beni de vefatlari derinden yaralıan zatı muhteremler hepsi hepsinden Allah razı olsun mekanları cennet olsun.... evet gaybı yalnız Allah bilir ama istedigine de bildirmek O nun tasarrufundadır heralde. bir konu hakkında ahkam kesmek icin konunun tamamına hakim olmak gerekir yoksa bu günkü birtakım ilahiyat proflarının yaptıgından öteye gidilmez. Allah herkese onlar gibi ölüm nasib etsin. amin....
29 Mart 2009 Pazar 23:16
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
cvp
nur selvi
sayın ibrahim kalyoncu amenna gaybı tabiki yalnızca Allah (c.c.) bilir fakat Allah dilediği kullarına gaybı bildirebilir.ve size de sormak istiyorum ki gaybdan haber vermek niçin hakiki mürşitliği zedeler?
29 Mart 2009 Pazar 21:03
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Değer bilememezlik
gençalperen
Vefat edenlere Allah rahmet eylesin. üzüntülüyüz kederliyiz. Türkiye daha ne zamana kadar değerli insanlarına sahip çıkacak. Ne ZAMAN?
28 Mart 2009 Cumartesi 15:51
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Yanlis
Ibrahim Kalyoncu
Esda Cosan Hocaefendi ile ilgili yazinizda Avustralya'da olecegini soyleyerek hakiki mursid oldugunu gostermisti diyorsunuz. Iki vahim hata var burda, birincisi gaybi yalniz Allah Teala bilir, Izaha gerek yok herhalde. Ikincisi hakiki mursid olmak icin boyle gaibden bir haber vermeye gerek yoktur, tam tersine, boyle bir sey hakiki mursitligi zedeler. Insanlari overken ve yererken ifrattan uzak durmak lazimdir.
28 Mart 2009 Cumartesi 12:58
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
çok doğru yazılanlar
Mustafa Kuralcı
Habername güzel bir çizgiyi yakaladı. Sanırım site editörü dikkat edemedi, paragrafların arası çok açık kalmış... Ayrıca "Habertürk"ün yaptığı gibi "helikopteri cahil dediğiniz halk buldu"yu değişmeyen manşet yapınız bir süreliğine...
28 Mart 2009 Cumartesi 09:21
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri