Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kemal BOZKURT

Üç Numara Bir Ve İki Numarayı Seçerse

14 Ağustos 2009 Cuma

Türkiye’de gerçek demokrasinin olmadığını ısrarla söylemeye devam edeceğim. Demokrasinin gelişip muassır medeniyetler seviyesine gelmesine engel teşkil edenlerde bana göre, ne ordu, ne medya, ne de üniversiteler. Demokrasinin önünde demoklesin kılıcı gibi duranlar, bizzat siyasetçilerin ta kendileridir.

 

Geçen hafta sessiz sedasız yeni meclis başkanımız oldu. Bir kısım medya ne başkanın seçiliş şekline, ne atanışına, ne karizmasına ne de geçmişine baktı. Onlar için varsa yoksa eşinin başörtülü olmasıydı.

 

Medeni toplumlarda resmi ya da sivil, hangi görevde olurlarsa olsunlar, kişilerin eşleri kimsenin dikkatini çekmez. Ama burası Türkiye burda böyle derseniz, bende durun bakalım derim.

 

Düşünebiliyor musunuz? İcranın başı da olsa protokolde Devletin üç numarasını teşkil eden Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçiminde adayı bizzat kendisi belirledi. Yine protokolde iki numarayı teşkil eden Meclis Başkanını da lütfedip kendisi seçti. Sakın milletvekilleri oy kullandı hatta muhalefette oy verdi filan demeyin. AK Partili vekiller fire verseydi acaba bir dahaki dönem aday olabilirler miydi? Bu resmen bir komedi. Gelişmiş ülkelerde böyle birşey asla olamaz.

 

Tayyip Erdoğan son demokrasi açılımı da dahil olmak üzere tarihe geçecek birçok atılımlar yaptı. Tarih bunu elbette yazacaktır. Ancak bana kalırsa yapması gereken en önemli işi yapmadığı gibi, diğer liderlerden daha da keskinleşerek, resmen lider demokrasisini ülkemize armağan ediyor.

 

Cumhurbaşkanı Gül ve Meclis Başkanı Şahin protokolde Başbakandan önde olmalarına rağmen, Erdoğan tarafından bu göreve seçildiklerinden dolayı, onun aleyhine birşey yapabilirler mi?

 

Milletin oylarıyla seçilmiş vekiller, kendi özgür iradeleriyle Meclis başlanlığına aday bile olamıyorlar. Hadi MHP’de töre!! ağır basıyor ve orada liderin sözünden dışarı çıkılmıyor diyelim. AK Parti niçin gerçek demokrasiyi bu güzel memlekete getirmiyor?

 

Başbakan Erdoğan gerek Cumhurbaşkanlığı seçiminde, ve gerekse Meclis Başkanlığı seçiminde isteyen her vekil kendi özgür iradesiyle aday olabilir demeliydi. Tabiiki Mecliste tecrübeli ve kıdemli kişiler aday olurldu ve vekillerde istediklerini seçerlerdi.

 

ABD’de protokoldeki üçüncü kişi meclis başkanıdır. (Başkan ve Yardımcısından sonra) Her iki yılda bir meclis başlanlığı seçimi olur (Vekillik ABD’de iki yıl içindir) Şu anki Meclis Başkanı Kaliforniya Milletvekili olan İtalyan asıllı Pelosi, kendi insiyatifiyle aday oldu ve kazandı.

 

Sevgili Başbakanımız Erdoğan’a ABD’den bir kez daha sesleniyorum. Hadi reisicumhuru ve de meclis başkanını bizzat seçmek zorunda kaldınız. Lütfen iki yıl sonra yapılacak milletvekilliği seçimi için şimdiden bir kanun tasarısı hazırlayın, ve lider sultasına son verin. Her parti her ildeki kendi adayını ön seçimle belirlesin. Böylece vekiller gerçekten milletin vekili olsun. Liderin emir kulu değil. Unutmayın böyle olursa hem siz, hem millet ve hem de şahsiyet kazanacak olan vekiller hulasa herkes kazançlı çıkacaktır.

 

Karşı kıyıdan selam ve de muhabbetlerimle.

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2724 defa okunmuştur
Katılıyorum
Lale
Kemal Bey sözlerinize bir Ak partili olarak ben de samimiyetle katılıyorum.Sayın Tayyip Erdoğan Demokrasiden bahsederken icraata dökemediğini umarm en kısa zamanda anlar.İnsanların seçimi ile vekil olan kişiler özgürce adaylığını bile koyamıyor.En son yerel seçimlerde neden sıkıntı yaşandı ,yine bu yüzden...Baştakiler kimi seçti ise o aday oldu,özgür siyaset olmadıkça gençler de bir yerlere gelemiyorlar işte!Hep aynı tas aynı hamam bence...
17 Ağustos 2009 Pazartesi 10:12
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri