"NEFSİME ÇAĞRI"... BİZDEN BAHSEDEN BİR ŞİİR.

Bu haftaki yazımızda mevcut sistemin sosyal mühendisleri tarafından dizayn edilen "uydurulmuş din" ve "uydurulmuş tarih" ile kütükleştirilme operasyonuna tabi tutulan bir milletten yani “bizden” bahsetmeyi plânlamıştık.

Ancak düğünlerle ve cenazelerle dolu on günlük zaman diliminde düşüncelerimizi kaleme almaya fırsat bulamadık.  

Biz de bu hafta arşivimizde yer alan ve yine bizden bahseden ve ne yazık ki yazıldığı dönemden daha da güncel hale gelen bir şiirimizi paylaşmak istedik.

Vesselâm...

 

Nefsime Çağrı

Ey nefsim artık uyan! Ölümü kavuşmak bil,
Gözyaşın tevhid olsun, sözlerin nurlu kandil.

Dört bir yanda uçurum, dipsiz karanlık kuyular,
Kokuşmuş kelimeler ve dâhi akbabalar.

Kutlu seda yükselir, tazeliğini yitirmez,
Maddiyat perde olmuş, son peygamber (as) bilinmez.

Oruç, örtü adetten; ria, kibir kor saltanat,
Ana baba dışlanmış, gözlerinde acı feryat.


Tağutlar böğürüyor, etrafta şirkin kokusu,
Mâbedimde zincir var, cemaatte kış uykusu.

Ey nefsim artık uyan! Bu benim kaderim mi?
Koş Resûl' ün (sav) ardından, yalnız dua yeter mi?

Tapar olmuş mecnunlar, kara gözlü Leyla’ ya,
Bir bilinmez sona dek, çağlayan kara damla.

Semada farklı sesler, tek yumruk paramparça,
Kan emici vampirler, atar acı kahkaha.

Ayaklar çukurdaysa, derya içilse kanılmaz,
Gül’ ün (as) sardığı gönül, alev içinde yanmaz.

Yalan dolan yol olmuş, kitap girmiş kılıfa,
Kullar kula kul olmuş, yönler dönmez Allah’ a.

Ey nefsim artık uyan! Saman alevidir ömür,
Koş Resûl' ün (sav) ardından, kullar ancak böyle büyür.

Ocak, 2001

kenanozmen@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.