Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Lütfi AYHAN

Dünyayı Erken Kalkanlar İdare Eder

17 Ekim 2011 Pazartesi

 

                              

         Osmanlının Yükselme Dönemlerinde Onun ülkesini ziyaret eden seyyahların kitaplarında, Osmanlı ahlakı ile ilgili yazılanlara baktığımızda çok olumlu cümlelere rastlarız; “sade giyinirler, az yerler, az konuşurlar,kanaat sahibidirler… Ve hepsinde ortak bir cümle vardır; erken yatıp erken kalkarlar”

        Bu yargı Roma içinde geçerlidir, Abbasi içinde. Moğol İmparatorluğu içinde geçerlidir, Bizans için de. Günümüzde  erken kalkan milletler hangileri? Almanlar, Japonlar, Amerikalılar, İngilizler… Peki günümüzde Dünyayı  kimler idare ediyor?   

          Vakitlerin, İngiltere’nin başkenti Londra’dan geçen Grenviche göre ayarlanmadığı dönemlerde, İslam dünyası zamanlarını ibadetlere göre ayarlardı. Bir kişi, Vakit nasıl? diye sordu mu onun vakitten kastettiği o sualin sorulduğu andan sonra beklenen namazdı.Bir kişi “Vakit tamam” demişse kastedilen namaz vaktinin girdiğidir.

                               Tanzimattan Beri Saksağanlaştık

           Bu asırlar süren anlayışı İslam ümmeti, özellikle de Türkiye de yaşayan Müslümanlar,  Tanzimatla birlikte yitirmeye başladılar. Bu meşhur hadise ile birlikte yıllardır karşısında galibiyet alamadığımız, her alanda hep mağlup olduğumuz bir medeniyetin, bir kültürün hayat tarzını taklit ederek yükseleceğimizi, güç kazanacağımızı sandık. Gerçi bunu da tam başardığımız,  yani tam taklit ettiğimiz söylenemez. Çünkü giyimini, hukukunu, ev yapısını, aile yapısını, mimarisini v.b.  taklit ettiğimiz Batı’nın çalışma sistemini, kurallara uymadaki titizliğini, çalışkanlığını bünyemize uyduramadık. Saksağanın durumuna düştük.dönüştük.  O hayvancağızda,  keklik gibi yürümek için ondan dersler alıyor fakat bir türlü beceremiyor. Sonra, “Neyse kendi yürüyüşüm bana yeter” deyip maziye dönmek isterken bir de bakıyor ki onu da unutmuş.  O nedenle bu gün saksağan bazen normal yürür bazen de iki ayağı ile zıplar. İşte biz de öyle, ceketimiz, pantolonumuz, eteğimiz, saç tipimiz, aile yapımız, eğitim sistemimiz, hukukumuz batılı;  ama  tembelliğimiz, kuralsızlığımız, geç yatıp geç kalkma hastalığımız doğulu. 

                                Gece Ve Gündüzü nasıl anlıyoruz?                    

           Zamanı ayıran kelimelerin anlamları her medeniyette farklıdır. Bakmayın şimdi siz günün başlangıcını gece yarısı yapan garip anlayışa. Bu garip anlayışa göre biz Tanzimattan beri günümüzü, gecemizi, öğlenimizi, akşamımızı Londraya göre ayarlamışız. Gecenin bir yarısında yani 24. 00’te  gün bitip,  gün başlar mı? Gün güneşle başlar onun batımı ile son bulur. Adı üzerinde gün. Yani güneşin görüldüğü vakitler. Gecenin bir yarısında gün başlar mı? Gün başladı dediğiniz andan 7-8 saaat sonra doğuyor güneş. Gün; Güneşin doğduğu andan battığı ana kadar geçen zaman.  Gece ise geri kalan zaman . . İslam öncesi atalarımız bile vakti güneşe göre bölmüşler ve zamanı; Gün- Tün olarak iki ana gövdeye bölmüşler, ayırmışlar.

           Niçin erken yatıp erken kalkmalıyız?   sorusuna,  dini, sağlığı, ekonomiyi, çevreyi temel alarak yüzlerce cevap yazabiliriz. Dini temel aldığımızda;  Kuran-ı Kerim de (Furkan 47 ) O, geceyi sizin için bir elbise, uykuyu bir dinlenme ve gündüzü de yayılıp çalışma (zamanı) kılandır.) ayeti kerimesini baz alır ve gündüzün çalışma vakti olduğu gerçeğini Allah’ın emrine dayandırabilirdik.Sağlık açısından ise,  günümüzde hiçbir aklı başında doktor yoktur ki gece uykusunun kıymetini söylememiş olsun. Yine vücudumuzla ilgili bilgi sahibi olan her uzman sabah erken kalkmanın, güneş doğarken ayakta olmanın büyük bir nimet olduğunu söyler.

            Atalarımızda konu ile ilgili birçok büyük söz söylemişlerdir. Mesela, “Akşamın hayrından sabahın  şerri.” “ İş de sabahın aş da” “Erken kalkan yol alır”bunlardan bir kaçı. Bu gün çok kullandığımız kelimelerden biri olan “kuşluk “ kelimesi nerden gelir biliyor musunuz? İslam öncesi atalarımız gün doğmadan kalkarlar, kuş avlarlar ve getirip hatunlarına verirlerdi. Onlarda bunu pişirir ailece hep birlikte eti bu günkü “kuşluk” dediğimiz vakitte yerlerdi. O nedenle bu vakte kuşluk denilmiştir. Görüyorsunuz eski atalarımızda güneş doğmadan kalkıp iş yaparlarmış. 

                      Koyunların Sayısı Her Zaman Köpeklerden Çoktur

           Koyunlar sene de bir kere doğurur ve bir yavru yapar; affedersiniz,  köpekler üç beş yavru yapar. Koyunları insanlar yer, kurban edilir, köpekler, kurtlar yer;  ama bu orantısızlığa rağmen yine yeryüzünde koyun çoktur. Niye? Çünkü koyunlar erken yatar, gün doğmadan kalkarlar; köpekler ise gece boyu gezerler tozarlar,  tam güneş doğarken uyurlar da ondan.( Mesnevi’den)  Olaya çevre açısından bakarsak,  tabiat yani tüm canlılar gece sessizdirler, dinlenirler, gün doğmadan kalkıp hayat mücadelesine girişirler. Kuşlara bakın, tavuklara bakın, güllere bakın hepsi böyle. Yani insanda erken yatıp erken kalkmakla çevreye uyum sağlamış oluyor.

                                    Erken Yatalım Erken Kalkalım

           Hasıl-ı kelam erken yatıp erken kalkmak, sabah namazını kılıp Güneş doğana kadar ayakta kalmak medeniyetimize uygun bir davranıştır. Bu davranış bize, bereket sağlık ve huzur getirir. Tanzimattan önceki atalarımız, sabah namazından sonra hep birlikte dualarla açarlarmış bedestenleri. Talebeler sabah namazından sonra başlarlarmış derslere;  hafızlığa, hadis okumaya, matematik çalışmaya, tarih öğrenmeye.

           Bu gün de keşke Enerji Bakan Yıldız’ın teklifi hayata geçse de iş günümüz Güneşle birlikte başlasa. Bu teklif gerçek olsa emin olun milletimiz hem daha sağlıklı,  hem de daha zengin olur.Bununla da kalmaz malımız da ömrümüzde daha bereketli olur. Günümüzde erken kalkanlar ya  sağlığının kıymetini bilenler, ya  namaz kılanlar, ya da itini güneş doğmadan gezdirmek isteyenlerdir.

                 "Erken yatalım erken kalkalım. Bir Yumurtayı sütle çarpalım..."Diziler, maçlar, tartışma programları, sohbetler, misafirlikler v.s.  hiç biri bizleri erken yatmaktan alıkoymasın. Alıkoymasın ki  bizler,  bereketli, sevaplı, sıhhatli seher vaktinde ayakta olalım. Böylece bedenimiz sağlıkllı, rızkımız bol, zihnimiz zinde, neslimiz ve kazancımız bereketli olsun.

     Dünya'yı erken kalkanlar idare eder, Ahireti de erken kalkanlar kazanır. 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 17978 defa okunmuştur
Uygulayabilmek temennisiyle...
Elif Hüsna
Allah razı olsun. Günümüzün çok önemli olmakla birlikte önemi fazla önemsenmeyen bir konusuna parmak basmışsınız.
21 Ekim 2011 Cuma 23:03
Beğendim (6)Beğenmedim (2)
YORUMUN DEVAMI
Tesekkurler, cok istifade ettik yazinizdan..
Av.Ramazan Kerpeten
Tesekkurler, cok istifade ettik yazinizdan.. Selam ve hurmet.
21 Ekim 2011 Cuma 20:11
Beğendim (3)Beğenmedim (2)
YORUMUN DEVAMI
Doğru söze ne denir?
mevlüt acar
Erken kalkmak; İnsanın gönlüne huzur, ömrüne de bereket verir. Ellerinize sağlık...
18 Ekim 2011 Salı 13:01
Beğendim (7)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
ellerinize sağlık
ahmet kavgacı
Evet hocam yine konuyu her yönüyle irdelemiş ve çok güzel tespitler yapmış. Benim açımdan geç yatıp geç kalkmanın günümüzde en büyük sebebi, kuşkusuz TV dir. Tv insanoğlunun günlük yaşamında devrim yapmıştır maalesef. Günlük alışkanlıklarımızı temelinden sarsmıştır. Keşke teknolojiyi kendi yaşantımıza uyarlayabilseydik keşke...
18 Ekim 2011 Salı 09:33
Beğendim (5)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
GECENİN HAKKI GECEYE
R. A
Gündüzün hakkı da gündüze.
17 Ekim 2011 Pazartesi 17:01
Beğendim (3)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri