Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Lütfi AYHAN

Esat mı Halk mı? Zalimin Dini Olur mu?

06 Şubat 2012 Pazartesi

Tarih bize öğretti ki zulüm ile âbad olunmaz. Hangi dinden, hangi ırktan veya kavimden olursa olsun, hangi dönem ve mekanda yaşarsa yaşasın “Küfür devleti yaşar ama zulüm devleti yaşayamaz” Tarih bize başka bir şey daha öğretti: Maalesef  iç savaşlarda, kardeş savaşlarında dökülen kanlar düşmanla yapılan savaşlarda dökülenlerden az değil.Avrupa buna en büyük örnek. Bu zalim Kıtanın insanları sadece müslüman öldürmediler tarihlerinde birbirlerini de kırdılar. Sen Bartelmi katliamına bakın. 1570 yılında katolikler Pariste bir gecede 5000 olmak üzere toplamda binlerce protestan öldürdüler. Katolikler böyle de Protestanlar çok mu iyi? Onlarda ha keza.  

Hristiyanlar Haçlı Seferlerinde yüzbinlerce Müslümanı öldürürken birinci ve ikinci dünya savaşında da birbirlerinden 50 milyona yakın insan katlettiler. Peygamberimiz (sav) yaşadığı dönemde  60'a yakın cihad ve gaza yaptı. Bunlarda müslim ve gayri müslim ölenlerin saysısı iki bine bile varmazken O’nun vefatından sonra çıkan iç savaşlarda (Cemel, Sıffin, Kerbela) bu sayı maalesef çok çok yükseldi.

Din adına yapılan savaşlarda ölenleri gören ve bu yüzden güya kana engel olmak için dinden uzaklaşmak tezini savunan ideolojiler( Komünizm, Faşizm, Kapitalizm) ortaya çıktı. Maşallah onlar bu konuda dinlere rahmet okuttular. 1917 Devriminde ölen Yoldaş sayısı milyonlarla ifade ediliyor. Komünist yoldaş Polpot ölüm tarlalarında yüz binlerce beyin patlattı. Yoldaş Mao ise bu konuda liderliği kimselere bırakmadı. Günümüz Türkiye’sinin baş belası olan ve binlerce genç masum canın vebalini omuzlarında taşıyan PKK da Marksist yani Komünist bir örgüttür.  Komünizm ideolojisinin teorisyenlerine göre,” devrim Kansız olmaz, devrimi kan besler.”  Komünistler böylede Kapitalistler masum mu? Haşa onların yaptığını zaten her gün görmekteyiz. Petrol için, altın için, ham madde için, silah satmak için kıydıkları canları toplasanız yeryüzü ceset ormanına döner. Zalim Roma’da önceleri putçu bir dine inanmaktaydı ama putlar da kanı durduramadı. Budizm, Hinduizm, Janizm, Konfüçyüsçülük  Sihizm, Şintoizm, Taoizm gibi Uzak Doğu dinleri de Japonları, Hinduları, Korelileri zulümden uzak tutamadı. Faşist İtalya ve Nazi Almanya da kan dökmek konusunda rakiplerinden geri kalmadılar. Diktatörlükle idare edilen Küba, Libya, Kuzey Kore, Suudi Arabistan, Yemen, Katar zulüm yapıyor da demokrasi ile idare edilen Almanya, ABD yapmıyor mu?   ( Bu gerçekleri görünce kendi kendime diyorum ki tüm insanlık olarak Hz. Âdemin torunu, Kabil ile Habil'in kardeşleri olduğumuzun en büyük belgesi bu yaşadıklarımızdır.

                                                       Hucurat 9 Ne Diyor?

 Zalim Beşşar’ın (!?)ABD yi bile sollayarak Mevlit kandili gecesinde yüzlerce Müslüman’ı öldürmesi üzerine düşünürken yukarıdaki hakikatler bir bir geçti gözümün önünden. Gazetelerin yazdığı Tv.lerin gösterdiği, ajansların geçtiği haberler doğruysa( bu satırları yazarken aslında çok korkuyorum. “Bundan dolayı cümlelerimde şart edatı kullanıyorum. Çünkü eğer bizi birileri yanıltıyorsa ve bizde bu yanlış haberler üzerine yazıyorsak büyük bir vebal işlemekteyiz.)  o zamanda Kitabımız devreye girmeli : Hucurat  9’da ne buyuruyor Allah Zülcelal:  “Eğer müminlerden iki grup çarpışırlarsa aralarını düzeltin. Biri diğerine tecavüz ederse tecavüz edenle, Allah'ın emrine dönünceye kadar savaşın. Eğer dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve adil davranın. Şüphesiz Allah adil olanları sever…” Biz Müslümansak bu ayette Kuranın bir ayeti ise bize bir emir yok mu? Var Türkiye de yaşayan bizler bu zulme karşı bir şeyler yapmak zorundayız. Fert olarak dua edebiliriz, gazetelere tv.lere mail atıp, telefonla protesto edebiliriz.  Suriye Elçiliğine, BM lere aynı şekilde hoşnutsuzluğumuzu ulaştırabiliriz. Devletimize hükümetimize baskı yapabiliriz. İnternet aracılığı ile sesimizi duyurabiliriz.  

                                'Dervişlik Olaydı Taç İle Hırka, Biz Dahi Alırdık Otuza Kırka.'

Suriye zulmünde benim dikkatimi en çok çeken ülke ne Çin ne ne Rusya maalesef bu ülke İran. Biz Üniversitede okurken gerçekleşen İran devrimini çok içten desteklemiş ve büyük alkış tutumuştuk. Bu yüzden de  Ülkücüler başta olmak üzere diğer siyasi gruplarla  birçok münakaşalar yapmıştık. İran marşları dinlemiş, Humeyni ye temennalar çakmıştık. Heyhat ki heyhat ne zaman Hafız Esat Hama’da 40 bine yakın Sünni yi öldürdü gözümüz İran’a, Humeyni' ye çevrildi. Oradan ses çıkmadı bu zulme. Bir kere daha ye'se düşmüştük. Şimdi de aynı şeyler yaşanıyor. Güya İslam cumhuriyeti olan İran’dan  kendi mezhebine yakın bir devletin (Suriye’nin) masum, silahsız, Sünni çoğunluğu devlet gücüyle, devlet silahıyla öldürmesine  tepki değil destek geliyor. Hani Şah zalimdi! Hani siz Ayetullahlar o zulmü yıkıp adalet getirmiştiniz?  'Dervişlik Olaydı Taç İle Hırka, Biz Dahi Alırdık Otuza Kırka.' Sözü ne kadarda doğru değil mi? İslam Cumhuriyeti denmekle İslam Cumhuriyeti olunmuyormuş demek ki.

        Bu arada biz Sünnilerin ve Türk Hükümetinin de aynı şekilde çelişkiye düştüğümüz bir konu var: Bahreyn. Bu ülkede de Sünni azınlık devlet, Şii çoğunluk muhalefet. Bu ülkede de yine zulüm var. Çoğunluk halkın meşru istekleri yönetim tarafından karşılanmıyor. Bizler hakiki mü’minsek, inancımızla çelişkiye düşmemek için zulmün her çeşidine, zalimin her türlüsüne din, mezhep, ırk, kavim, yönetim, bölge, zaman farkı gözetmeksizin karşı durmalıyız. İçte de dışta da; tarihte de günümüzde de…  

Not: Suriyedeki zulmü " İsyancılar ABD yanlısı" diye hoş görmeye çalışanlar Suriyedeki mehalefete ve İhvana bu konuyu sormalılar.

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3068 defa okunmuştur
İsabetli bir yazı...
Zeynelabiddin Yöney
Sayın Lütfi Ayhanın bu köşe yazısı, komşumuz Suriyenin durumunu çok doğru bir şekilde ele almış...
08 Şubat 2012 Çarşamba 12:22
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
General Mustafanın sözleri
yedidağınaslanı
GENARAL MUSTFANIN SÖZLERİ; 'Çıldırmış haldeler' 'Ordunun şubatta dağılması kaçınılmaz.Mustafa Şeyh, 'Ordudan ayrılmadan önce vicdanımla hesaplaştım. Humus'ta askerlerin genç bir geline cinsel tacizde bulunmaları bardağı taşıran damla oldu. Ordu çıldırmış bir ölüm makinesine döndü. İki hafta içinde çözüm bulunmazsa tüm bölge alev alacaktır 'diye konuştu.
06 Şubat 2012 Pazartesi 10:23
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri