Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Lütfi AYHAN

"Gavurun" İcadını Kullanan Kültürünü de Yaşar (mı?)

24 Eylül 2012 Pazartesi

 

                 Batıya karşı kompleksimiz yersiz bir duygu mu? Günlük hayatımızda kullandığımız eşyalara dikkatli bakın! Televizyondan arabaya, buzdolabından, çamaşır makinesine, bilgisayardan internete, radyodan ütüye, kombiden asansöre, mikroskoptan dürbüne, robottan ampule, karbüratörden naylona, röntgenden projektöre kadar hepsi batılıların icadı değil mi?  Hastalandığımız zaman kullandığımız ilaçların, ameliyatlarda ve teşhis konurken kullanılan aletlerin, (MR, Ultrason) sanayide kullandığımız onlarca makinenin ve robotların patentleri hep Batıya ait değil mi? Bunlardan kaç tanesinin altında Türk, Arap, Acem, Kürt, Malezyalı, Endonezyalı, Pakistanlı, Mısırlı bir Müslüman’ın; Laik, dindar, Alevi, Sünni, chp li, akp li, mhp li, Kemalist, Sosyalist; Konyalı, İstanbullu, Ankaralı, İzmirli, Urfalı… farketmez bir Türkiyelinin imzası var? Bindiğimiz arabadan kullandığımız diş macununa, şu anda yazı yazdığım klavyeden,  aşağıdaki bilgilere bir tuşla ulaştığım bilgisayar/ internete kadar hepsinin altında maalesef ve bin kere maalesef Batılıların imzası var.

                Bilgi parayı, para gücü, güçte hâkimiyeti getirmez mi? Eğer bu gün Asya’sından Afrika’sına, Müslüman’ından Budist’ine, Anzak’ından Hindu’suna kadar bütün dünya Batının her anlamda sömürgesi durumunda ise ( yani onun kullandığı silahları kullanıyor, onun icadı olan otomobillere biniyor, onun tarzında yiyor, onun tarzında giyiniyor, onun tarzında eğleniyor, onun ilaçları ile tedavi oluyor, onun silahları ile savaşıyor, onun tarzında ticaret yapıyor, onun müziği ile eğleniyor, onun gelinliği ile gelin oluyor, onun gibi düğünlere, cenazelere çiçek gönderiyor… Kısaca onun tarzında bir hayat sürüyor veya sürmeye çalışıyorsa) bunun nedeni sakın Batıya karşı içimizde oluşan kompleks olmasın!  Şu an bile günde bilmem ne kadar buluş yapılıp, bilmem ne kadar bilimsel gerçek ortaya çıkarılıyorsa bunun çok ama çok büyük bölümü Batılılar ( ABD VE AVRUPA) tarafından gerçekleştiriliyor. Maalesef batılılar sadece alet edevat da değil, tıpta, fizikte, kimyada, sosyolojide, psikolojide, biyolojide de yeni bilimsel gerçekler bulma konusunda dünyanın diğer milletlerinden çok ilerde olmaya devam ediyorlar

                                                     MORALİMİZİ BOZMAYALIM

Bu gerçekler moralimizi bozmamalı. Öğretmenlik yaparken öğrencilere bu tarz konuşmalar yaptıktan sonra onların nasıl bir tepki vereceğini merak ederdim. Genellikle bu tip bir konuşmadan sonra onlardan büyük çoğunluğun morallerini bozulduğunu, bir kaçının ise sınıftakilerin moralini düzeltmek için; ”Ama hocam, birçok buluşun temelini de daha önceleri Müslümanlar ve Türkler atmıştır…” diyerek tarihin o esrarengiz ve muhkem kalesine sığındıklarını gözlemlerdim. Birkaç soru ile onların itirazlarını da geçersiz kıldıktan sonra öğrencilerimi düştükleri bu karamsarlık kuyusundan çıkarmak için önceden planladığım şekilde şu tarz bir konuşma yapardım: Evlatlar moralinizi bozmayın. Biraz önce verdiğim örneklerden sanki her zaman bilimde, sanatta, icatta Hıristiyanlar önde ve öncü gibi görünüyorsa da bu tam gerçek değildir. Çünkü eğer öyle olmuş olsaydı yani “Buluş, bilim, zenginlik, güç, Hıristiyanlık” bir bütünün ayrılmaz parçaları olsaydı o zaman Ortaçağda da Müslümanlar değil yine Hıristiyanlar her alanda önde olması gerekirdi. Hâlbuki bildiğiniz gibi 1600’ lere kadar İslam Dünyası (Abbasi, Emevi, Selçuklu Osmanlı ) her alanda batıdan önde ve ilerdeydi. Eğer Hıristiyanlıkla ilim, Hıristiyanlıkla zenginlik ayrılmaz olgular olsaydı günümüzün en fakir ülkelerinden bazılarının Hıristiyan olmaması gerekirdi. Bildiğimiz gibi Ermenistan, Etopya’nın bir bölümü Hıristiyan ama bunlar çok fakir ülkeler. Üstelik bütün bu buluşlar ve icatlar batıya zenginlik getimiş ama argo deyimi ile "adamlık " getirmemiştir. 1. ve 2. dünya savaşlarının baş müsebbibi batılılardır.Bu iki savaşta 50 milyona yakın insan ölmüştür.Bunlarında yüzde doksanı yine batılılardır.       

 Günümüzde bizler (batılı olmayan tüm milletler)Türkiye de 4+4+4 le, PKK ile, kılık kıyafetle, Suriye de  Esed rejimi ile;  Uzak Doğuda Budistler Arak an’lılarla, Ortadoğu’da Şiiler Sünnilerle uğraşırken dünyayı ellerinde bir beşik gibi sallayan batılılar mucitlikte hala bir numara olmaya devam ediyorlar. Mucitlikten elde ettikleri gelir ve güçle de dünyayı yönetmeye/sömürmeye devam ediyorlar. Allah cümlemize  basiret nasip eylesin.(amin)

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3226 defa okunmuştur
BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİDER
Ayşe derindüşünür
Bazen asya bazen avrupa bazen müslüman bazen hristiyan .Yıldız hangi ülkeye doğrasa o üste çıkar.Bu işler kaderden başka bir şeyle izah edilemez
26 Eylül 2012 Çarşamba 21:57
Beğendim (0)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri