Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Lütfi AYHAN

İslam’da Kadına Çocuğa, Öğrenciye Dayak!

08 Ağustos 2011 Pazartesi

 

                           İslam’da Kadına Çocuğa, Öğrenciye Dayak!

      İnsanlar çevresinin kölesidir. İnsanların huyları, düşünceleri, temel davranışları, hayata bakış açılarının büyük bölümü 5-6 yaşına kadar oluşur.” Böyle diyor bilim adamları, bilge hocalar ve pedagoglar. Bu nedenle toplumu olumlu yönde değiştirmek isteyen devletler, aileler, ebeveynler bu yaşlara çok önem verirler ve vermeliler.

       Ülkemizde mana olarak, muhteviyat olarak, öz olarak aynı anlama gelen İslam, Müslümanlık, şeriat, din vs   kelimeler insanlar tarafından ne kadar farklı algılandığını hepimiz biliriz. Adam İslam için canını bile verir de şeriattan “Haşa!” “ Zinhar!” “Allah korusun!” diye bahseder. Niye? Çünkü kamuoyu dediğimiz olgu, şeriatı (haşa) korkunç, acımasız, bir sistem gibi gösterdi. Şeriatçı kim? Normal bir Türkiye vatandaşına bu soruyu sorsanız, o anada  onun gözünün önüne;  kirli, kara, çirkin sakallı, ağzındaki dişlerin bir kısmı dökülmüş, kalanlar sararmış, kaba, zalim, konuşurken ağzından tükürükler saçan, Vurun Kahpeye filmindeki olumsuz tipler gelir. Bu haksız yargının oluşmasında bilinçli düşman ellerinin yanında, cahil Müslümanların da katkısı fazlaca oldu. Anadolu’da hanımını “Allah için döven” kaba cahil kişi bu fetvayı güya şeriattan aldı. Halbuki şeriat dediğimiz İslam hukukunun  baş uygulayıcısı olan Peygamberimiz,  12 eşle evlenmiş, onlardan kendisine karşı ciddi şekilde yanlışlar yapılmış olmasına rağmen onlardan hiç birine,  bir kere bile bir  fiske vurmamış. Bu gerçeğe rağmen yüzde 99’u Müslüman sayılan bu ülkede insanlar arasında; “Kadının karnından sıpayı sırtından sopayı” eksik etmeyeceksin” diyen bir anlayış adeta kural haline gelmiş. Bilhassa Güney Doğu Anadolu’da var olan namus cinayetlerine şeriat, İslam kılıf olarak kullanılmış.

                        Çocukların Şeriatçı Olması İçin

      Kon TV de   Nurettin Yıldız Hocayı dinliyorum epey bir zamandır. Çünkü hoca çok farklı bakış açıları getiriyor dinimize. Daha doğrusu daha önce pek işlenmemiş veya işlenmiş ama mutat bir şekilde belirli bir kalıpla anlatıldığı için, incelikleri kavranmamış konuları değişik bir kalıp ve üslupla anlatıyor. Bu sebeplerden dolayı da  dikkatimi çekiyor.

           Hocanın bir  sohbetinin konusu “Çocuk Eğitiminde Dayak Var mı?” idi. Hoca esprili bir şekilde işledi konuyu. Hemen baştan söyleyeyim bu konuyu çocuklar dinlese eminim hepsi şeriatçı olur. Çünkü hocanın anlattıklarına göre,  daha doğrusu peygamberimizin sözleri ve uygulamalarına göre çocuk dövmek hemen hemen imkânsız. Bir kere çocuk ne yaparsa yapsın;

  • Öfkeli iken, öfke geçene kadar vuramazsın. Öfke geçtikten sonra kim döver ki çocuğunu. Ha bu arada çocuğun tarifini de şöyle yapıyor Hoca: “Reşit yaşına kadar olan dönem.” Akil baliğ yaşı değil bu. Ona kasanı, keseni, evini emanet edebileceğin yaş.
  • 1- Döverken iz bırakmayacaksın. Yüzüne, hassas yerlerine( böbrek üstü, ciğer ense, baş…) katiyen vurmayacaksın.

3-Sen vururken çocuk;”Allah aşkına vurma “ derse duracaksın.

4-Kolunu tüm kaldırıp vurmayacak, dirsek sabit kalacak şekilde vuracaksın. Yani çok zayıf bir vuruşla vuracaksın.

5-Hiçbir dövme ceza için yapılamaz. Çünkü reşit olmayan çocuğa ceza verilemez. Ya? Eğitim için dövülecek. Bu nedenle konunun uzmanı olan bir kişiden icazet almadan da dövemezsin onu. Hele öğretmenler, hocalar el bile kaldıramıyor İslam’a göre çocuğa. Bunu bu gün hangi öğretmen, hangi hoca kabul eder. Nurettin Hoca'nın anlattığına göre İbn-i Abbas (R.A) bütün bunları Peygamberimizden dinleyince dayanamayıp sormuş:” Ya Rasülallah!  O zaman neyle döveceğiz çocuğu?” O Yüce Resül, İbn-i Abbas’ın elindeki misvakı göstererek, ”Misvakla dövebilirisiniz” buyurmuş.

    Öfkeliyken dövmeyeceksin,  öfkenin geçmesini bekleyeceksin.

5-Dövünce iz bırakmayacak, vuracağın yerler sınırlı olacak.

6-Mal için, kendin için, ceza olsun diye dövemeyeceksin.  Eğitim için döveceksin. Bu nedenle dövmeden önce konunun uzmanlarından izin alacaksın. 

7-Dövdüğünde çocuğa bir yararı olmamışsa bir daha yapmayacaksın

8-Öğretmensen, şımarık bir öğrenci ile başın dertte ise, onu dövdüğün (tabi yukarıda söylediğimiz şartlarda) zaman bir yararı olacağını umuyorsan bunun için konunun uzmanından ve ebeveynden izin alacaksın.

9-Çocuğu arkadaşlarının, abisinin, kardeşinin yanında dövmeyeceksin.  Bütün bunlar İslam’ın (şeriatın) çocuk dövmede koyduğu kurallar… 

       Bu sebeplerle bu sohbeti çocuklar mutlaka dinlesinler. Dinlesinler ki İslam yani Şeriat onlara modern, çağdaş sistemlerin tanımadığı hakları yıllar önce nasıl tanımış anlasınlar.            

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 8784 defa okunmuştur
Böyle dövme mi olur hocam!
veli
Şöyle ağız tadıyla! bir döveme iişlemi yapamayacağız demek ki
10 Ağustos 2011 Çarşamba 12:37
Beğendim (0)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
Ülkemizin ve dünyanın acı gerçeği
R. A
Gücü yeten bu silahı mutlaka kuşanıyor. En narin en merhametli dediğimiz annler bile maalesef bu alışkanlığınesiri oluyor çoğu zaman .
08 Ağustos 2011 Pazartesi 15:54
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Dayağı boşu boşuna cennetten çıkarmamışlar
yedidağınaslanı
Dayağı boşu boşuna cennetten çıkarmamışlar, Cenneten çıkan veya çıkartılan bir şey iyi olur mu hiç ?
08 Ağustos 2011 Pazartesi 15:51
Beğendim (2)Beğenmedim (1)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri