Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Lütfi AYHAN

KONYA, FATİH TERİM'E KIRGIN

31 Mayıs 2016 Salı

        Milli Takıma Konyaspor’dan hiçbir futbolcunun çağrılmamış olması Konyalıları üzdü.  Süper lige ve sonunda oluşan Puan cetveline baktığımızda Milli Takımda Konya’dan mutlaka birkaç futbolcunun olması gerekirdi. Konyaspor’u üçüncü yapan puanları herhalde gökten birileri gelerek almadı. Konyaspor, “Ligin en az gol yiyen 2. takımı” unvanını alırken kalesinde herhalde cinler, defasında ruhlar yoktu!  Konyaspor’dan Milli takıma birkaç futbolcu çağrılması gerekirdi, bunun nedenleri:
1- Süper lig şampiyonu Beşiktaş’ı Kupadan elemiş üstelik son maçta da 2-1 yenmeyi başarmış olması.
2-Elindeki kıt imkânlarla süper ligi 3. Tamamlama başarısını elde etmesi.
3-Avrupa’ya gitmeyi hak etmesi.
4-Kupada ilk 4 içine girmeyi başarması.
5-Ligin en az gol yiyen 2. Takımı olması.
6-Seyirci olayında Türkiye lideri olması.
7-Sahası ve seyircisi ile Milli Takımın Avrupa’ya gitmesinde önemli bir paya sahip olması.
8-Teknik Direktör Aykut Kocaman’ın başarılarının takdir edilmesi gereği…

                   

       Futboldan pek anlamam, lakin konunun uzmanları Konyaspor takımından Milli takıma gidebilecek birkaç futbolcu olduğunu dile getirmektedirler. (Ömerali Şahiner ve ligin en çok top çalan futbolcusu Ali Çamdalı…) Konyaspor’dan Milli Takıma futbolcu çağrılması Futbolun bir gereği, üstelik bu durum Konya Spor kamuoyuna, Konya seyircisine ve Konyaspor teknik Direktörü Aykut Kocamana verilen değerin bir göstergesi olacaktı. Bu olmadı. Yazık edildi.
                                                     

Milli Takımın Anlamı

        “ Milli Takım” sadece bir futbol takımı olarak algılanmamalı, bilakis o, sadece bazı müsabakalar yapan bir takım değil, Milleti, hatta ümmeti temsil eden bir güçtür. Yarın maçlar (Avrupa kupası 2016) başladığında göreceğiz ki (küçük istisnalar dışında) İslam dünyası kamuoyu, hatta Asya, Afrika kamuoyları, Batılı takımlara karşı Milli takımımızı destekleyeceklerdir. Keşke Fatih terim ve arkadaşları bu hassasiyetleri göz önüne alarak Konyaspor’dan da birkaç Futbolcuyu Milli takıma çağırmış olsalardı. Çalışanı ödüllendirmeyen, hak edene hak ettiğini vermeyen sistemler ve düşünceler sağlıklı olamazlar
         Milli Takım, adı üstünde: Milletin takımı. Forması Al bayrağımızla süslü. Bayrağımızın ve formamızın rengi, Al ve Beyaz. Kırmızı demiyorum, çünkü Al farklı, kırmızı farklı. O bayrak ki üzerindeki Hilal, (baskın görüşe göre) Allah’ı, yıldız ise Peygamberimizi remz eder. Hilal kelimesinin Arapça yazılışında 1 elif, 2 lam ve 1 he vardır. Bu harfler Allah kelimesinde de aynıdır. Bu harflerin ebced hesabına göre değeri 66 rakamını vermektedir. Yani hilal, Allah demektir. Bayrağımızdaki Al renk kutsallığı sembolize ederken beyaz renk saflığı, duruluğu, gücü temsil eder. Al rengine milletimiz kutsallık atfetmiştir. Al Türk dilinde "yüce, yüksek, kudret" anlamlarına da gelir. Altay Dağına bu ismin veriliş sebebi de budur. Al; ulu, yüce, tay; dağ = Uludağ demektir. Al bayraktaki Yıldızımız ise beş köşelidir Bizans'ın yıldızı sekiz köşeli, Yahudilerinki ise altı köşelidir. Türk bayrağındaki yıldız beş köşelidir. Bazı düşünürler; beş köşeli yıldızın Hz. Muhammet (s.a.v.) i remz ettiğini söylemekledirler. Şekil olarak Muhammet kelimesinin Arapça yazılışında beş köşe vardır. Aynı zamanda beş köşeli yıldız İslam'ın şartlarını sembolize etmektedir…
         Ne yazık ki yeni yetişen gençlerimize, bağımsızlık sembolümüz olan bayrağımızı, onun renginin hangi anlama geldiğini, üzerindeki hilal ve yıldızın hangi anlamları taşıdığını bile öğretmiyoruz. Milletimiz, tarihin kendisine yüklediği bir misyona inanır: “Aleme nizam verme, insanlığa adalet ve mutluluğu götürme ülküsü…” Bayrağımız bu idealin sembolleşmiş halidir.
        Milli takımla ilgili konuşurken, onunla ilgili  bir yazı yazarken bu ön bilgilerden hepimizin haberdar olması gerekir. Evet, bu gün Futbol birçok yönü ile (israf, toplumları uyutma, vs) İslam’a zıttır. Ancak öyle veya böyle bu olgu tüm dünya ile birlikte ümmetin gündemine gelip oturuyor. Üstelik de bilhassa milli maçlarda takımlar temsil ettikleri milletlerin “
orduları” gibi algılanıyorlar. Milli takımımızın Konya’daki son milli maçına gidip oradaki havayı teneffüs edip, bu hali canlı canlı yaşayan biri olarak yazıyorum bu satırları. İşte o yazıdan birkaç satır:  “Açılışına gittiğim bu stadın seyirci ile dolu olduğu, pırıl pırıl ışıklarla aydınlandığı, yemyeşil zeminin etrafında on binlerce Al bayrağın, çalınan mehter marşı eşliğinde dalgalandığı manzarayı yaşamak lazım. Bu muhteşem atmosfer görülmesi, duyulması, yaşanması gereken bir manzara idi. 42 bin vatandaşımızın içinde bulunduğu heyecan o kadar yüksekti ki TORKUARENADA biriken pozitif enerji önce Konya, sonra tüm ülke semasını coşkuyla doldurdu. Yeşil, beyaz, kırmızı renklerin gözleri, “Ceddin deden, neslin baban”, “Ya Allah Bismillah Allahü Ekber”, “Şehitler Ölmez Vatan bölünmez”… Seslerinin kulakları doldurduğu bu manzarayı halkımıza yaşatan herkese millet olarak teşekkür ederiz…) (http://www.habername.com/yazi-lutfi-ayhan-dort-olmaz-bir-araya-geldi-ve-11375.htm) Bu gerçeklerden hareketle diyorum ki Milli Takım ve onun Avrupa kupasındaki maçları herkesi çok yakından ilgilendiriyor. Toplumun kahir ekseriyetinin ilgilendiği bir mevzuda karar vericiler çok daha dikkatli olmak zorunda değiller mi? Maçlarda oynayacak futbolcu kardeşlerimizde inşallah bu ilginin, bu psikolojik durumun farkındadırlar. Onlara bu havayı vermek başta yöneticiler olmak üzere spor yazarlarının, spor kamuoyunda rol alan herkesin baş vazifesi olmalı. Milli takım ve onun alacağı sonuçlar tüm milleti ilgilendirdiğinden, millet adına maçlara çıkacak gençler, milli takım yöneticileri, takımda oynayacak futbolcular, bu milli, bu manevi havayı sürekli hissetmeliler. Evet, bu his çok önemli… Bu önemin, bu değerin, bu sosyal, bu sportif ve kültürel hadisenin en çok farkında olması gereken kişi FATİH TERİM’ dir. İnşallah F. Terim, ileri ki maçlarda bu hassasiyeti daha fazla hisseder.
               Bütün bu yanlışlara rağmen Konya’dan Milli Takıma sevgiler, saygılar, başarılar, dualar…
 


 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1710 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri