Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Lütfi AYHAN

KÜRTLERİ KURTARICILARDAN KURTARMAK

19 Aralık 2015 Cumartesi

               Adına ister  “Güneydoğu Meselesi” diyelim, ister “Kürt meselesi”. Yıllardır devam eden ve adeta kangrene dönüşen “Doğu Meselesinin” tarihteki muhteviyatı, tarihteki sıfatı ne olursa olsun bu günkü adı artık, “Terör Meselesi,” PKK Meselesi” olmuştur. Bölge halkının başının yeni belası artık sadece ve sadece PKK dır. Bu gün hiçbir normal akıl PKK nın savaşması için hiçbir haklı neden gösteremiyor. Bu kirli senaryonun yazarları artık savaşmak için  hiçbir haklı neden gösteremiyorlar. Bu vahşetin görünen tek mantıklı nedeni şu: Gavurların tümü İslam Dünyasında sürekli kan akmasını sürekli kan dökülmesini istiyorlar. ABD, RUSYA, AB fark etmez hepsinin ortak düşmanı Müslümanalr ve Müslümanlık. Onlar bazen Şiilerin tarafını tutuyorlar (bu gün olduğu gibi) bazen Sünnilerin(dün olduğu gibi. Bazen Vahhabi’ye omuz verip Ehli Sünneti kırdırıyorlar, (1.Dünya Savaşında, Filistin, Irak, Şam cephesinde olduğu gibi) bazen güya Ehlisünnet olan Saddamı Şiaya (irana) saldırtıp her iki tarafın da canına okuyorlar. Bu gün ise oyunu artık çok açık oynuyorlar. Rusya ne diyor İran’a, Esede ; “Sizi kurtaracağım. Lakin ben yere asker indirmem. Ben havadan bombalayacağım siz karadan vuracaksınız. Yani ölen siz olacaksınız.” Öyle de oluyor. İran, Hızbullah ve Esed askerleri bol bol Müslüman öldürüyor. ABD ne diyor Irak’a, PYD ‘ye ve bazı gruplara; “ben havadan bombalarım. Gerisine karışmam. Müslümanlar için ölecek Hristiyan yok biz de .  Sizler savaşacaksınız DAEŞ’le ben değil… Haydi koçlar…” DAEŞ zaten meczuplar korosu. Ve başlıyor Ali ile Muhammed, Hamza ile Mustafa, Şia ile Sünni, Arap ile Kürt, Türk ile Acem birbirlerine “ALLHÜEKBER” diyerek saldırmaya, “Ya Allah! Lebbeyk Ya Hüseyin! Diye haykırarak birbirini kırmaya.

                                   ÜLKEMİZDE BU DURUMDAN ETKİLENİYOR 

              Bu kargaşa, bu karmaşa içinde Ülkemizde de benzer manzaralar yaşanılmaya devam ediyor. “Özerklik”, “Öz yönetim” hayalleri ile kandırılan PKK üyeleri, Ortadoğu’da söz sahibi konumuna gelme ihtimali en yüksek, Ortadoğu’yu/ İslam Dünyasını  (tarihte olduğu gibi)  toparlayabilecek en belirgin ve en önde aday ülke Türkiye’nin başını ağrıtmaya devam ediyorlar. Dünya zalimleri böylece Türkiye’yi durdurmaya çalışıyorlar.  

                Daha önceki yıllarda halkın en tabi hakları ( ana dillerini rahatça konuşamama, Kürtçe tv, Kürtçe gazete ve Kürtçe radyo kuramama, Kürtçe kurslar açamama gibi ) çiğnendiği için bu hakları elde etmek adına isyan etmeleri kamuoyunun büyük çoğunluğu tarafından destek görüyordu. Bu gün ise artık Türkiye’de böyle çağdışı uygulamalara yer yok. Pekiyi bu gün Güneydoğudaki kalkışmanın temel sebebi nedir o zaman? Belli değil. Kandırılmış, şartlandırılmış, Marksizm’in, Stalinizmin o acımasız,  o çağ dışı eğitiminden geçmiş ve şartlanmış kafaların ürünü ölümler, yakmalar, yıkmalar aralıksız devam etmekte. Dünya şeddatlarının, Dünya zalimlerinin üstü kapalı yürüttükleri Hilal- Haç savaşının bir yan ürünü gibi görünen bu kirli, bu acımasız, bu karanlık savaşın en büyük mağdurları Müslümanlar, özellikle de Müslüman Kürtler. Vuranda vurulanda Müslüman. Tıpkı Suriye’deki, tıpkı Iraktaki, tıpkı Libya’daki,  tıpkı Mısırdaki gibi… ABD’ nin,  Avrupa’nın, Rusya’nın derdi hiçbir zaman ne Sünniler olmuştur ne Aleviler, Ne Kürtler olmuştur, ne Türkler, ne Araplar olmuştur,  ne Acemler...  Onların tek dostu, tek müttefikleri vardır: çıkarları…

                Bu gün PKK istese de,  dünya zalimleri, dünya katilleri ona silah bıraktırmazlar. Bir de PKK denilen kanlı, cani, acımasız, bebek katili… Örgütün bu gün artık ne başı belli, ne ayağı… Yedi başlı bir ejderhaya benzeyen örgütün bir başı Kandilde, bir başı Suriye’de. Bir başı Avrupa’da, bir başı Türkiye’de…Örgüt sürekli bölünerek, yeni yeni karanlık örgütler doğurmakta. Yok, KCK, yok YDGH, yok, PYD, yok  LPG… Bu sebeplerden dolayı  örgütü bitirmek kolay olmayacak. Ve yine bu nedenle Allah’a dua edelimde Rabbim, başta Kürt halkını, ardından tüm Türkiye’yi ve tüm ümmeti bu örgütün şerrinden kurtarsın. Hatta daha ileri giderek dua edelim de Allah, bu örgütün şerrinden bu örgütün üyelerini de kurtarsın. Tanrı korusun eğer örgüt Suriye’de kurulan kantonları devlete dönüştürme imkânı elde ederse yıllardır zulüm altında inleyen Kürt halkı zulümlerden zulüm, işkencelerden işkence beğenir duruma düşer. Bunu sadece Türkiye’de yaşayan, normal düşünen insanlar değil, Kuzey Irak bölgesel Kürt Yönetimi lideri Barzani’nin partisi(KDP) de dile getiriyor. A.A nın konu ile ilgili haberi aynen şöyle: 

                                      KÜRT HALKI ÖNÜNDE ASIL SORUN KCK
            Kürt Halkı’nın önündeki sorunun asıl kaynağının KCK olduğuna işaret edilen açıklamada, "Kürt kurtuluş hareketi ve Kürdistan halkının önünde sizler sorunların kaynağı oldunuz. Siz dâhil hiç kimse ne istediğinizi bilmiyorsunuz. Neyin peşinde olup, kim tarafından öne sürüldüğünüz de bilinmiyor. Kürt milletine sorun ve engel çıkarmaktan başka ne yaptınız? Neden gidip sorunlarınızı Türkiye ile çözmüyorsunuz? Madem Türkiye’ye karşı gelemiyorsunuz, neden Kürdistan bölgesi için sorunlara sebep oluyorsunuz" yorumu yapıldı.

                  TÜRKİYE'DE BİRÇOK KÖYDE HAYATI ORTADAN KALDIRDINIZ
              "Sizin Kürdistan bölgesine neler yaptığınızı, Kürdistan halkının bilmesi ve bu zulümden haberdar olması için harabeye dönmesine sebep olduğunuz 500 köy ismini verebiliriz. Oralardaki köylerde hayat adına bir şey kalmadı ve insanlar göç etti. Kürdistan hükümetinin bu köyleri yeniden inşa edip hizmet götürmesine de izin vermediniz. Kürtlerin hayatını karıştırmak sizin mesleğiniz olmuştur. Bu sebeple de Türkiye'deki birçok köyde hayatı ortadan kaldırmak ile meşgulsünüz. Sizin bu yanlış siyasetiniz yüzünden o bölgedeki halkın huzuru kalmadı ve göç yollarına düştüler. Kürdistan halkının sizi tanımasının vakti gelmiştir. Mukayese etsinler, siz mi Kürdistan halkının yaşamını alt üst ettiniz yoksa Kürdistan Demokrat Partisi mi…?"

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 1916 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri