Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Lütfi AYHAN

"NERDE O ESKİ RAMAZANLAR!" MASALI

04 Ağustos 2011 Perşembe

                        

                      "Nerde O Eski Ramazanlar" Masalı  

                 Çoğumuzda şöyle bir yanlış algı var; “ eskiden her şey ne kadarda güzeldi. İnsanlar eskiden çok daha ahlaklı idiler. Mazide İnsan ilişkileri çok daha iyi idi. Yemekler tatlı, sular berrak, devletler adil, insanlar mert idi…” Hatta Mısır da m.ö 2500 (?) yıllarına ait çıkan bir belgede şunlar yazılıymış; “Dünya çok kötü oldu. Ahlak bozuldu, düzen değişti. Böyle giderse yakında başımıza taş yağar….” Halbuki bu yazıdan sonra dünyaya Hz İsa efendimiz ve Peygamberimiz Hz Muhammed (sav)  teşrif edip O’na nizam verdiler.

            Çoğu zaman   geçmişin gölgesine Sığınmak ihtiyacı hissederiz hepimiz.  Üç beş dost, birkaç yaran bir araya geldik mi  sohbetin konusu hemen mazi oluverir nedense! “Nerde  o eski ramazanlar?  Nerde çocukluğumuzdaki güzellikler? Neydi o yıllar? Hey gidi günler hey!  …” bu ve buna benzer özlem dolu, hasret yüklü cümleler sıralanıverir art arda. İşin garibi, ayırımsız her jenerasyon kendi mazisini yüceltir. Halbuki o özlemle andığımız günleri yaşarken de bu günkü duygular içindeydik. Ve o günde daha önceki dönemleri yüceltmediydi dilimiz.

              Bu niye böyle? Yani bir çoğumuz eski günleri, yaşadığımız maziyi daha güzel düşlüyor, daha güzel buluyoruz? Bence bunun birkaç nedeni var.  Bunlardan biri o eski dediğimiz zamanın büyük bir bölümü çocukluk ve gençlik demlerimizdir. O dönemlerde   ruhumuz, daha saf,  daha temiz olduğundan, kalplerimiz günah kirleri ile paslanmadığından, gönlümüze güzellik çiçekleri  o dönemde daha fazla ekildiğinden,hadiselere ve eşyaya  hesapsız ve duru bakabiliyorduk.

              İkincisi ise,  yaşanmış, hatıraya dönüşmüş zamanların ve mazide yaşananların  aksi ispat edilemeyeceğinden, geçmişi,  etrafımızdakilere kendimizin bir  övüncü olarak takdim etmek fikri.

                           BİZİM RAMAZAN SİZİN RAMAZANI DÖVER !  

               Bunları yazmamın nedeni,  her ramazanda olduğu gibi bu ramazanda da gerek görsel,  gerekse yazılı basında, konu ile ilgili yazılan yazılarda, yapılan  sohbetlerde o klasik “ah nerde o eski ramazanlar” ( Hangi eski,  çoğu zaman o da belli değildir. Peygamberimiz dönemi mi ? Emeviler dönemi mi? Osmanlı Selçuklu dönemi mi?  Yoksa Cumhuriyetin ilk yılları mı bu eski Ramazanlar...?) tekerlemesinin sıkça dile getrilmesi, sayfalara taşınması.

              Bence şimdiki ramazanlar eskisinden daha güzel. Bir kere şimdiki ramazanlardaki coşku, bu ay  için yapılan etkinlikler, maziye göre çok ama çok fazla. Eskiden bir mescidin avlusunda, bir evin sofasında 5- 10 kişi bir araya gelip iftar yaparken şimdi binler hatta onbinler bir araya gelip iftar yapabiliyor. İşin iletişim ayağına baktığımız zaman da aynı durumla karşı karşıyayız. Eskiden (yani 70 li 80 li yıllarda) sadece TRT vardı ve o bir tek kanalda da çok sönük, pek renksiz ve devlet ideolojisinin gölgesinde yapılmış basit birkaç program yayınlanırdı. Şimdi öyle mi ya? Türkiye vatandaşlarına, onlarca  kanalda, Ramazan eksenli, çok kaliteli bir çok program takdim ediliyor.  Gazeteler ramazan sayfaları düzenliyor,  belediyeler iftar çadırları kuruyor.  Yardım kuruluşları Afrikadan Uzakdoğuya kadar dünyanın dört bir bucağına yardımlar gönderiyor. O, çok özlemini çektiğmiz günlerde adını bile bilmediğimiz ülkelerin insanları  bu gün,  Anadolu insanının yardımları ile ayakta duruyorlar ve Anadolu insanına içten ve samimi dualar gönderiyorlar.

            Kısaca eski ramazanları özlemle ananlar hadiseleri ve tarihi gerçekleri ciddi bir değerlendirmeye tabi tutamayanlardır. Şimdiki ramazanlar eski ramazanlardan ( benim yaşadığım dönemi kast ediyorum) daha bereketli, daha renkli, daha coşkulu. Tabi ki ramazanlar için yaptığımız bu tespitler işin zahiri tarafı. Esas amaç  tuttuğumuz oruçların Rabbımız tarafından kabul edilmesi. Tuttuğumuz oruçlar bize, Afrikadaki açlara, susuzlara  yardım yapma eylemi kazandırıyor mu? Suriye’de yapılan zulme karşı bir aksiyon uyandırıyor mu? Etrafımızda fakru zaruret içinde bulunanlara yardım elimizi her zamankinden daha fazla uzatmamızı sağlıyor mu?  Gönlümüzü güzellikler diyarına yükseltebiliyor  mu? Buna bakmak lazım. Yoksa,  eski ramazanlar yeni şabanlar işin laf tarafı.  "Kaçan balık büyük,  ölen kör badem gözlü, ölen kel sırma saçlı, ölen inek sütlü olurmuş ..." felsefesi bu mevzuda pek geçerli. "Mazi geçmiştir istikbâl elde değildir. Biz hali değerlendirmeye bakalım."  Kabul olan oruçlarımız, müstecap dualarımız olsun.

           

 

  

                                

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3736 defa okunmuştur
Geçen geçti biz
ali
geçengeçti biz gelceğe veya bu güne bakalım .
07 Ağustos 2011 Pazar 23:08
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
maziye rağbet olsaydı
hasbi hasip
Bit pazarına nur yağardı
07 Ağustos 2011 Pazar 22:43
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
dua
Meltem Taylan
amin..
06 Ağustos 2011 Cumartesi 03:06
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Mazii
hasn
Bacanak Önce şunu belirtmeliyim;Kel sözcüğünden alınanlar olabilir,onun için daha dikkatli olmak lazım.Eskilere gelince özlenenleride var sevilmeyenleride var.Bu biraz subjelerle belirlenen hissiyatlardır.Bende eskideki bir çok şeyin yaşanmasını istemiyorum. Dolayısıyla yazının bazı bölümlerine katılmış oluyorum. Ama filan köydeki Hacı ağa'ya bir selamla gidip de ordaki ilgi ve alakaya "hey gidi o günler dememek mümkün değil... Dualarımızla...
05 Ağustos 2011 Cuma 14:01
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
VAKTİ YARATAN ALLAH
R. A
Vaktin zamanın hangi döneminin hayırlı olduğunu biz bilemeyiz. Daha doğrusu biz hangi dönemde yaşıyorsak onu en iyi şekilde değerlendirmekle yükümlüyüz. Zaman sebzeye benzemez tazesi ve bayatı olmaz.
05 Ağustos 2011 Cuma 00:23
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri