Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Lütfi AYHAN

Neticeye Hatice İle Gidilir Hiç Haticesiz Netice Olur mu?

27 Nisan 2012 Cuma

 Zafer kadar zafer için sarf edilen çabada değerli. Menzile varmak kadar yola çıkmakta önemli. Yolcu, yol, menzil… Yolcu, menzil-i maksud için yola çıkacak, doğru yoldan menzile doğru yürüyecek, çaba sarf edecek, terleyecek, yorulacak gerisini Allah’a bırakacak. Böyle yapınca Neticeye (zafere) ulaşmasak bile, menzile varamasak bile niyetimiz halisse başarı kazanmış, zafer elde etmiş, netice almış gibi sevap kazanırız. Dilimizde her ne kadar “Hatice’ye değil neticeye bak” gibi bir söz varsa da, kültürümüze böyle bir anlayış oturmuşsa da mutlak gerçek olan dinimiz bunun zıddını söylüyor. “İnnemel a’malü binniyat” yani “ameller niyetlere göredir” ölçüsü buna bir delildir.

                         Zaferi Putlaştırmak Doğru Değildir

Haticeye değil sadece neticeye bakmış olsaydık Hz Nuh’un (bize göre) 950 senelik neticesiz çabası, insanları Müslüman yapma gayreti, Hz İbrahim Halilullahın, babası Azeri imana getirme çabası başarı ile neticelenmediği için bomboş bir sonuç olurdu. Ha keza Lut Aleyhisselam içinde aynı şeyleri söyleyebiliriz.  Yüce Kuran bu  peygamberlerin hayatlarını başta peygamberimiz (sav) olmak üzere bizlere anlatırken bu gerçeği dile getiriyor. Yüce mesaj bize bir nevi diyor ki ; “ siz hak yolda olun, doğru metotlarla elinizden geleni yapın, gerisini Allaha bırakın. Zaferi verecek olan O'dur. Bakın kulum ve peygamberim Nuh 950 sene uğraştı ama O’na çok az kişi iman etti. Hatta O'na oğlu bile iman etmedi. İsa’ya (as) bakın! Ona da ancak 12 kişi (havari) inandı. Fakat bu iki peygamberde hak yoldan ayrılmadıklarından, ellerinden geleni yaptıklarından “Ulülazm “ peygamberler arasında yer aldılar.” Günlük hayatımızda çoğu zaman sadece dini mevzularda değil yaptığımız işte, aile, akraba, arkadaş ilişkilerinde de hep “neticeye bakma” felsefesi ile hareket ediyor ve bu nedenle de yanlış yapıyoruz. Hâlbuki bizi yaratanın bu konudaki mesajını tam anlamış olsaydık içimiz daha rahat gönlümüz daha huzurlu olacaktı.     

                           Ebu Talip Örneği En Güzel Misal

 Her şeyi sonucuna göre değerlendiren, emeği ancak başarı ile ölçen, insanlara “ne yap et başar! ” ölçüsünü tavsiye eden  Batı düşünce tarzının etkisine girdiğimizden bu yana millet olarak, fert olarak bu yanlış yolda ilerlemeye devam ediyoruz. Hayatı bir mücadele gibi gören, “insan insanın kurdudur “ anlayışını zihinlere kazıyan bu bâtıl anlayış günlük hayatımızda bizi yanlış yönlendirmeye elan devam ediyor. Bu sakat anlayış bizleri, Allahın bizlere emaneti olan çocuklarımızı okullarda aldıkları notlara göre değerlendirme, girdikleri imtihanlarda aldıkları puanlara göre başarılı veya başarısız görme hastalığına bulaştırıyor. Hâlbuki biz sadece neticeye (nota, puana, kazandığı paraya, elde ettiği veya edemediği makama)  değil, Haticeye’de, yani göstermiş olduğu çabaya, harcadığı enerjiye, yaptığı çalışmalara bakmış olsaydık vazifesini tam yapmış insanların gönül huzurunu her dem yaşayacak onların çabalarını takdir ettiğimiz içinde onlarla ilişkilerimiz daha İslami olacaktı.

 “Vermeyince Mabut ne yapsın Mahmut”, “Nasipte var ise gelir Hint’ten Yemen’den, nasipte yok ise ne gelir elden” diyerek içimizi rahatlatacaktık. Eğer, “neticeyi, (haşa) Allah değil insanların büyüklüğü, onların çalışmaları ve gayretleri belirler” düşüncesi doğru olsaydı Yeryüzünün en büyük peygamberi ve insanı olan Hz. Muhammed(sav) çok sevdiği ve kendisini korumak için eziyeti, açlığı, hatta ölümü bile göze alan amcası EbuTalibi Müslüman yapar onu cehenneme gitmekten kurtarıp cennete gitmesini sağlardı. Kaderin şu cilvesine bakınki, bir yanda peygamberimizin çok sevdiği, İslam için çok büyük çabalar sarf etmiş amcası Hamza’yı (ra) şehit eden, ciğerlerini parçalayan Vahşi(ra) cennette, ama Peygamber (sav)için canını siper eden ve onu çok seven Ebü Talip Cehennemde. Eğer sadece Netice önemli olsaydı o zaman peygamberimizi (sav) kendisine en büyük iyiliği yapan, kendisi için canını  bile ortaya koyan sevgili amcasını cehennemden kurtaramadığı için (haşa) başarısız saymamız gerekirdi.

Demek ki neymiş; sadece netice değil en az onun kadar Hatice’de önemli imiş. (bilmem bu sözle ilgisi var mı, Peygamberimizin(sav) İslam yolunda kazandığı zaferlerde en büyük paylardan biri belki en büyüğü ilk eşi, annemiz, ilk Müslüman, peygamberimiz ve İslam için malını, mülkünü, canını ortaya koyan  Hz Hatice’ye aittir.)

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 6296 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri