Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Lütfi AYHAN

Okyanus Kıyılarından Yükselen Tekbir Sesleri

08.07.2015 11:20

        Mağribi gördük inşalah sıra Maşrık da. Dilimizde eskiden sıkça kullanılan deyimlerden biri de “Mağripten Maşrıka kadar” idi. Arapça kökenli bu iki kelimden birincisi “batı” ikincisi “doğu” anlamına geliyor. Mağrip, bugün bizim Fas olarak bildiğimiz ülkenin adı. (Arapça: el memleketül mağribiyye)   , Morocco, Fas, aynı ülkenin değişik adları. Kuzey Afrika'da,  yaklaşık olarak 32 milyon nüfusa ve 447,000 km2 yüz ölçüme  sahip bir İslam diyarı. Fas denince hemen akla geliveren kelimeler şunlar: Kazablanka, Tanca, Atlas okyanusu, Tarık Bin Ziyad, Ukbe bin Nafi, Marakeş,2. Hasan Cami, Tajin, kuskus… Buraya mağrip denilmesinin nedeni galiba şu: Burayı fetheden Müslüman Araplar Afrika’nın en batısı burası olduğu için o günün şartlarında daha batıya (okyanustan dolayı) geçemedikleri için En batı anlamında Mağrip demişlerdir.

 

                                                 Tarık Bin Ziyad’ın Memleketi

        Gemileri yakıp İspanyayı fetheden Tarık Bin Ziyadın, Atını Okyanusa sürüp ;”Rabbim eğer şu uçsuz bucaksız derya karşıma çıkmasaydı senin namını daha ilerilere götürecektim “ diye haykıran UKBE BİN NAFİ Hazretlerinin yürüdüğü topraklarda yürümek, baktıkları okyanusu seyretmek at sürdükleri denize at sürmek, Vadisseyl Muharebesinin ( ki 3 kral savaşı olarak da bilinir. Osmanlıların zaferi ile sonuçlanıp Portekiz’in İnkırazına sebep olmuştur) geçtiği arzı görmek… Bir tarihçiye gerçekten heyecan veriyor. Öte yandan siyasi fikir olarak Ümmetçiliği savunan bir insan olarak da Ümmetin bir parçası olan Mağripli mü’minlerle tanışıp kaynaşmak da ayrı bir güzellik. 

 

           İHL okurken köyümüzde ilk hutbeyi okuduğumda hutbenin mevzuu hiç unutmam “biz Kimiz?” idi. Ömer Öztop’un  kitabında ki bu hutbe pek coşkulu, çok edebiyatlı idi. Bir paragrafında şunlar yazıyordu: Biz, Orta Asya’da aldığı abdestin namazını Atlas Okyanusu kıyılarında kılan bir neslin… Torunlarıyız” O güne kadar bizim köyde yıllardır Cuma namazlarında sadece iki hutbe okunurdu. 1- Nemazın Hikmeti 2- Öksüzleri Sevindirelim… Hutbe olarak sadece bu iki mevzuyu bilen köylülerim, benim okuduğum hutbeden bir şey anlamamışlar ve “böyle hutbe mi olur? Hutbe dediğin ya nemazın Hikmeti, ya da Öksüzleri sevindirelim” dir…   diye itiraz etmişlerdi.

          Allah şükür çocukluğumda okuduğum bu süslü cümleler adeta gerçek oldu. Orta Asyada değil lakin Konyada aldığımız abdestin namazını Atlas Okyanusu kıyılarında kılmak nasip oldu fakire. İsteseydik Konya’da yediğimiz Sahurun iftarını da yine Okyanus kıyılarında açabilirdik. (Uçak ne büyük bir nimet)Böyle bir imkânı bize bahşeden Allah sonsuz hamd ediyorum.  Atalarımızın, bazen at sırtında, bazen günlerce süren gemi yolculuğu ile bazen yaya…  Elde kılıç savaşa savaşa gittikleri yerlere biz ler uçakla bile zor gidiyoruz, bu da bir başka hakikat.

         İzlenimlerime gelince: bir kere baştan şunu söyleyeyim. 5-6 günde gezdiğimiz 3-5 şehirle, karşılaştığımız 50- 100 insanla bir ülke hakkında teşhis koymak mümkün olmaz. Bu nedenle Fas la ilgili yazacaklarımın hakikatin tümünü yansıtmadığının  bilinmesini isterim. Binalara, yollara, taşıtlara, dükkânlara baktığımız zaman Türkiye’den geri bir ülke. Güvenlik,  ibadet, ( oruç ve namaz) açısından ise Türkiye’den çok ileri bir ülke. Sadece Ramazanamı mahsus bilmem ama parklarda,  sokaklarda,  caddelerde bizde olduğu gibi kız erkek sarmaş dolaş vaziyetleri yok.

          Maşallah Mağripli kardeşler gerek merkez camilerde gerek mahalle camilerinde hem teravihi hem de gece kıldıkları teheccüdü çok uzun (hatimle) kılıyorlar. Adeta tüm gece namazla geçiyor. Türkiyenin bir yerinde terkedilen oruçta akşam namazını camide açmak adeti Fasta dip diri. İftara doğru caminin giriş kapısına bir tezgah kuruluor. Tezgahın üstüne bir bardak süt, küçük bir tabak hurma konuyor. Herkes bunlardan alarak ezanı beklemek için gidip camide oturuyor. Ezanla birlikte hurmalar yeniyor sütler içiliyor. Birkaç delikanlı ellerindeki tepsi ile bardakalrı topluyor. Sonra akşam namazı cemaatle kılınıyor. Eskiden bizim köyümüzde de var olan bu adetin elan devam ettirilmesi çok hoş. Biz Casablankayı, Merakeşi, Savirayı gezdik,  oruç yiyene rastlamadık.

         Casablanka Merakeş arası yaklaşık 250 km. Bu yolda en az 7-8 yerde polis kontrolü var. Büyük şehirlerin önemli caddelerinde, istasyonda her an bir polise rastlayabilirsiniz. Bu benim çok hoşuma gitti. Ülkemizin en çok ihtiyaç hissettiği güvenlik ve kanun hâkimiyetini Mağripte görmek çok hoş. İnsan bu sayede güven içinde rahatça gezebiliyor. Seyahat ettiğimiz trenin ve otobüslerin zamanında kalkıp zamanında  menzillerine varmaları da pek güzel. Hasan 2 camisinde tanıştığımız adı Muhammed olan kardeşin bize şehri gezdirmesi, para teklifimize kızması cömertliklerinin ve misafirperver oluşlarının  bir belgesi. Para bozdururken hesap makinasından size ne kadar alacağınızı göstermeleri de güzel bir uygulama.  Ülkemizden Erdoğan’ı, İstanbul’u, Arda Turan’ı, Polat Alemdar’ı, Osmanlı’yı ve bazı dizileri … Tanımaları bir başka ölçü. Kazablanka da birkaç yerde BİM rastlamamız ise bize sürpriz oldu doğrusu.

                                           EMİRAL MÜ'MİNİN MEMLEKTİ 

         Dünyanın en yüksek minaresine sahip(210metre) ve dünyanın en büyük camilerinden biri olan 2.Hasan Camisinde vaizin  vaaza başlarken ülkenin Kralı için EMİRAL MÜ’MİNİN demesi de büyük bir emelin, büyük bir gayenin sahibi olduklarını gösteriyor. Keşke dünyada bir tane “emiral mü’minin” olsa.Emiral Mümininler kendilerini Hz Ali soyuna dayandırıyorlar.Bunu  ülkenin en bütyük camisi olan Hasan2 camisinin bir sütununa da yazı ile  yazmışlar.    Namaz biterken İmam sadece sağa selam verip “esselamü aleyke” diye susması bizi çok şaşırttı. İmamın, Semiallahühülimen hamide demesinden  sonra müezzinin sadece “Rabbena ve lek” demesi, teşehhütte otururken sağellerinin işaret parmaklarını kaldırarak  sürekli oynatmaları, Farzları çok uzun kılmalarına karşılık sünneti camide kılmamaları, hatimi koro halinde okumaları… Dikkatimizi çeken farklılıklar. Sokaklarda Arapça dan daha çok Fransızca konuşulması Batıcıları ve Batı yalakalarını sevindirse de biz ümmetçilere  hüzün verici bir hadise. Kırmızı şehir Marakeş, gri şehir kasablanka, beyaz 

 

        Bu yazıyı okuyan okuyucu elbette internetten bu ülke ve şehirleri ile ilgili bilgilere rahatça ulaşabilir. Benim emelim kendi gözlemlerimle, farklı bir bakış açısı sunmak okuyucuya. Okyanus doldurularak yapılan Dünyanın en yüksek minaresine sahip, en büyük üçüncü camisi olan Hasan 2 camiinde teravih kılarken insanın heyecan duymaması, geleceğe ait umutlarını yeşertmemesi mümkün değil. Okyanus kıyısındaki bu büyük mabede,  teravih yaklaşırken kadınlı erkekli binlerce insanın fevç fevç akını insanın gözünü yaşartıyor. Yüz bine yakın insanın birlikte namaz kılabildiği bu mekan ümmetin enerji havzalarından birini oluşturuyor.  On binlerce insanın kurulan güçlü ses sistemi ile birlikte ALLHÜ EKBER demesi, ardından İmamın Fatihayı bitirdikten sonra cemaatin yüksek sesle “Amiiin” çekmesi zaten coşkulu olan Okyanusun dalgalarını bir kat daha coşturuyor. Amin sesleri Okyanusun dalga sesleri ile birlikte dünyada bir yerlere mesaj verirken rabbü zülcelalin huzuruna yükseliyor. Bu sadalar,  tüm dünya  zalimlerine, tekmil  dünya şeddatlarına, bütün dünya müstevlilerine adeta  şunu hatırlatıyor, “ Allah Büyüktür. Allah hakimdir, Allah kahhardır. Biz Müslümanlar buradayız ve inşallah yakında Rabbimizin yardımı ile hakkı hakim kılacağız.”

 

         Ümmetin güzel diyarlarından biri olan Mağrip memalikini imkânı olan herkes ziyaret etmeli. Böylece, turist olarak genellikle “Gâvur” görmekten bıkan Mağripli kardeşlerin gözlerine umut sunmalıyız, Sadece Fransızca, İngilizce, İspanyolca,İtalyanca  ses işiten kulaklarına da  hoş bir Türkçe ses duyurmalyız. 

Not: Şu linklerden fas la ilgili resimleri görebilirsiniz. 

https://www.google.com.tr/search?q=kazablanka+hasan+d%C3%B6+cami+g%C3%B6rseller&espv=2&biw=1366&bih=643&tbm=isch&tbo=u&source=univ&sa=X&ei=4t6cVYv2O8WTsgHN-bigDw&ved=0CDkQsAQ&dpr=1

 

http://www.tripadvisor.com.tr/LocationPhotos-g293730-w5-Morocco.html

    

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 2402 defa okunmuştur
beklenti
seyit acarlıoğlu
BU yazıda gösteriyorki sizin daha çok ülkeye giderek gözlemlerinizi hikayeleştirerek kitap halıne getirmeniz sizin boynunuzun borcu olmuştur.
15 Temmuz 2015 Çarşamba 09:27
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Seyahat
Recep Acun
Belki gidemedik ama gitmiş gibi olduk Fas'a yazınızla. İnşallah daha sık seyahate çıkarsınız ve bir gün "Seyahatname"nizi de okuruz zevkle...
09 Temmuz 2015 Perşembe 11:45
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri